Ortadoğu’da kalıcı bir barışın Kürtlerin haklarının tanınmasıyla mümkün olduğuna işaret eden İzmir’deki sosyalist parti temsilcileri, HTŞ saldırısı altındaki Rojava’nın yanında olduklarını vurguladı
HTŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların Kuzey ve Doğu Suriye kentlerine yönelik saldırıları ve ablukası sürüyor. Buna karşı başlatılan seferberlik çağrısı, Kürdistan başta olmak üzere tüm dünyada güçlü bir karşılık buldu. Milyonlar dünyanın dört bir yanında Rojava Devrimi’ni savunmak için ayakta.
Saldırıları değerlendiren İzmir’deki sosyalist partilerin temsilcileri, Rojava ile dayanışma içinde olduklarını vurguladı.
EMEP: Halklara karşı savaş suçu işleniyor
Emperyalist güçlerin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek istediklerini ve Suriye’nin de bu noktada önemli bir konumda olduğunu söyleyen Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Elif Çuhadar, şöyle konuştu:
“Yıllardır IŞİD vahşetini durdurmak için mücadele eden Kürt güçleri bugün aynı cihatçı anlayışa sahip HTŞ’ye karşı mücadele veriyor. Kürtler başta olmak üzere Süryani, Arap ve diğer tüm halklara karşı savaş suçu işlenmektedir. Rojava’da oluşturulan Kürt kantonu bugün barbarca yok edilmek isteniyor. Kobanê ağır bir kuşatma altında. Elektrik, su ve temel ihtiyaçlardan yoksun.”
AKP’nin hesaplarının Rojava’daki özerk yönetimin dağıtılması üzerine olduğuna dikkati çeken Elif Çuhadar, “Rojava’nın geleceğini ancak orada yaşayan halkların iradesi belirler” diye konuştu.
Devrimci Parti: Rojava’ya dayanışma görevimiz var
HTŞ’nin tüm halklar ve inançlar için tehdit olduğunu söyleyen Devrimci Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Gamze Taşçı, şunları kaydetti:
“HTŞ, IŞİD artığı bir çetedir. HTŞ ve destekçileri Rojava’da kurulan halkçı ve kadın özgürlükçü yaşama karşı saldırıya geçti. Türkiye de içerideki tüm barış söylemlerine rağmen HTŞ’yi destekliyor. AKP, IŞİD’in yapamadığını HTŞ’nin yapmasını bekliyor. Kürtler de Kürt kadınları da geçmişte olduğu gibi mücadele etmeye devam ediyor. HTŞ, kadın bedenini bir savaş alanına çevirdi.”
Rojava Devrimi’nin her kazanımın halkların mücadelesine güç kattığını belirten Gamze Taşçı, “Türkiyeli sosyalist, devrimci ve feministler olarak Rojava’daki halkla dayanışma içinde olmayı kendimize görev olarak biliyoruz” vurgusu yaptı.
ESP: İnsanım diyen Rojava’nın yanında olmalı
Kürtlerin haklarının tanınmaması halinde Ortadoğu’ya kalıcı bir barışını gelmeyeceğini vurgulayan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) PM üyesi İslam Arpat, şöyle konuştu:
“Rojava’da yaşananlar uluslararası güçlerin çıkarları için verdiği bir savaştır. Bu durum Türkiye’deki yöneticileri de aşıyor. Bu uluslararası büyük kapitalist ve emperyalistlerin dalaşmasıdır. Bundan Kürtlerin yanı sıra Mezopotamya ve Anadolu coğrafyalarında yaşayan bütün etnik kimliklerin zarar göreceğini düşünüyorum. Rojava halkı onuru için, özgürlüğü için savaş veriyor.”
Kendisinin bir Makedon olduğunu aktaran İslam Arpat, “Bir Makedon olarak Türkiye’nin Rojava halkının haklarının teslim edilmesi noktasında davranmasını istiyorum. ‘İnsanım’ diyen herkesin Rojava’nın yanında olması gerekiyor” dedi.
EHP: Barışı savunuyoruz
Emekçi Hareket Partisi (EHP) İl Başkanı Elif Tunca, Rojava’daki kadın kazanımlarının tüm dünyadaki kadın hareketleri açısından tarihsel önemde olduğuna işaret ederek, bu durumun gerici düşünceler için ciddi bir tehdit olarak görüldüğünü belirtti.
Rojava’ya yönelik saldırıların merkezinde “kadın özgürlük mücadelesini hedef alan ideolojik bir intikam duygusu” olduğunu kaydeden Elif Tunca, şunları söyledi:
“Kadın kazanımlarına dönük her saldırı eşit ve özgür bir yaşam ihtimaline yönelmiş bir saldırıdır. Kadınların toplumsal ve siyasal yaşamın öznesi haline gelmesi, savaş ve şiddet politikalarına karşı barışçı bir alternatif yaratmıştır. Barışı savunmak aynı zamanda kadın özgürlüğünü de savunmaktır. EHP olarak, şartlar ne olursa olsun barışı savunmak zorunda olduğumuzu düşünüyoruz. Barış inkârla, kuşatmayla ve şiddetle değil, halkların eşitliği, demokratik çözüm ve karşılıklı saygı temelinde mümkündür. DAİŞ’i var eden zihniyetle gerçek bir hesaplaşma ancak barışı savunarak mümkündür. Daha fazla savaş değil, daha fazla demokrasi, eşitlik ve barış gereklidir.”
SMF: Kürt halkıyla dayanışmalıyız
Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) İl Sözcüsü Şenol Akyıldız ise, Suriye’de Kürtlerin 2011’den bu yana ağır bedellerle bir mücadele yürüttüğünü kaydetti. Bu mücadelenin dünya çapında sesini duyurmayı başardığını söyleyen Şenol Akyıldız, şöyle konuştu:
“Ulusal haklarını, demokratik haklarını elde etmek istediler. Rojava bölgesinde ciddi demokratik atılımlar gerçekleştirildi. Bunların korunması ve ilerletilmesi açısından Rojava’da yaşanan süreç aslında son derece önemliydi. Bütün diğer bölgelerdeki Kürt halkı da burada gerçekleşen demokratik adımlara yüzünü dönmüştü. Bu nedenle Kürtler açısından önemli bir kazanımdı. Bu kazanım Türkiye tarafından ve belli Arap ülkeleri tarafından desteklenen, aynı zamanda ABD tarafından da resmiyette kabul edilen HTŞ tarafından saldırıya uğramış durumda. Bu kazanımların korunması için Kürt ulusuyla dayanışma içerisinde olunması gerekiyor.”
Kaynak: MA









