Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Strasbourg’daki Kürt halkı süresiz eylemlilik başlattı. Kléber Meydanı’nda süren protestolarda, insanlık suçlarına dikkat çekilerek Fransa’nın somut adım atması istendi
DAİŞ-HTŞ’in yanı sıra Türkiye’ye bağlı çetelerin Rojava’ya yönelik soykırım saldırılarına karşı Fransa’nın Strasbourg kentinde yaşayan Kürt halkı, süresiz eylemlilik kararı aldı. Bu kapsamda kent merkezinde her gün düzenli olarak gerçekleştirilen protesto eylemleriyle, Rojava’da işlenen insanlık suçlarına dikkat çekilerek Fransız kamuoyunun duyarlılığının artırılması ve Fransa devletinin harekete geçmesi amaçlanıyor.
Protestolar aralıksız sürerken, bugün de kentin merkezi noktalarından biri olan Kléber Meydanı’nda bir araya gelindi.
Eylemde sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Bijî yekîtiya gelê Kurd” sloganları atıldı.
Eyleme Strasbourg Belediye Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Fransa Komünist Partisi (PCF) temsilcisi Hülya Turan da katılarak bir konuşma yaptı. Hülya Turan, Rojava’ya dönük saldırıların yalnızca askeri değil, aynı zamanda demokratik ve özgürlükçü bir toplumsal modele karşı gerçekleştirilen siyasi bir saldırı olduğunu vurguladı.
Hülya Turan konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün Rojava bir kez daha saldırı altındadır. Ahmed el-Şara yönetimindeki Suriye rejimi, kırılgan ateşkes ve anlaşmalara rağmen, ordusu ve ona bağlı milislerle sivil yerleşimleri bombalamakta, hayati altyapıları tahrip etmekte ve binlerce aileyi tehdit etmektedir. Bu, halkların özgürleşme deneyimine dönük bir saldırıdır. Çünkü Rojava, Şam’ın reddettiği her şeyi temsil etmektedir: yerel özerklik, doğrudan demokrasi, kadın-erkek eşitliği ve halklar arası birlikte yaşam. Suriye rejiminin merkeziyetçiliği ve patriyarkayı dayattığı yerde, Rojava başka bir dünyanın mümkün olduğunu göstermektedir. İşte tam da bu nedenle onlar için tehlikelidir.
Buna Türkiye’nin baskısı da eklenmektedir. Türkiye, bazı silahlı gruplara askeri destek vermekte ve sınır hattındaki Kürt bölgelerini sürekli tehdit etmektedir. Erdoğan, Kürtlerin her türlü özerklik kazanımını ezmek istemektedir. Büyük güçlerin ve Avrupa Birliği’nin sessizliği ise bu saldırıları daha da ağırlaştırmaktadır.
Sorumluları teşhir etmek bir tercih değil, politik bir görevdir. Rojava halkıyla dayanışmayı yükseltmeli ve onların özgürce örgütlenme hakkını savunmalıyız. Suriye rejiminin ve onu koruyan emperyalist güçlerin baskısına karşı sesimizi yükseltmeliyiz.”
Yapılan diğer konuşmalarda da Rojava’da Kürt halkına karşı yürütülen saldırıların uluslararası hukuk açısından açık birer savaş suçu olduğu vurgulanarak, Fransa başta olmak üzere uluslararası kamuoyuna somut adımlar atma çağrısı yapıldı.
Kaynak: ANF









