• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Su metalaştı, tüm canlılar köleleşti!-Yusuf Gürsucu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
23 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

1993 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 22 Mart tarihini “Dünya Su Günü” olarak ilan etmişti. Bu ilanın nedeni ise tüm dünyada her geçen gün artan su kirliliği ve giderek artan su kıtlığıydı. BM’nin aldığı benzer kararlar sonrası ne hikmetse sorunlar katlanarak artarken bu kararların niçin verildiği anlaşılmaz geldi. Bu durumu anlayabilmek için kapitalizmin çıkarlarının BM’de ikame edilmiş olmasında aramak gerekir. Şu an BM’de birkaç ülkeyi içinden alın tamamı kapitalizmin bekasını savunan ülkelerden ibaret olduğu görülebilir.

BM ayrıca her yıl raporlar yayınlarken geçtiğimiz gün de Dünya Su Gelişim Raporu’nu yayınladı. Raporda, yeryüzünde giderek artan su sıkıntısı ve doğal çevre bozulması yüzünden, 2050 yılına kadar tahıl üretiminin yüzde 40 düşebileceği uyarısında bulunuldu. Yine BM’ye bağlı UNESCO’nun geçtiğimiz günlerde yayımlanan Dünya Su Raporu’na göre dünya üzerinde 2.1 milyar insan temiz suya düzenli erişemediği ve bu sayının 2050’ye kadar katlanarak büyüyeceği belirtiliyordu. Raporda ayrıca 4.3 milyar insanın su kullanımında sıhhi tesisattan yoksun olduğu vurgulandı.

BM bu raporları yine BM’ye bağlı Dünya Su Konseyi’nin ortaya koyduğu perspektifle yayınlıyor olması dikkat çekici. BM ülkeleri 1977’de düzenlenen (Mar del Plata) Su Konferansı’nda içme suyuna erişimin bir insan hakkı olduğunda hem fikirdiler. BM’nin 1992’de düzenlediği (Dublin) Su ve Çevre Konferansı’nda ise bir önceki kararın tam tersi olarak “suyun ekonomik bir mal olduğu” kararı benimsenmişti. 1993 yılında ise 22 Mart’ı Dünya Su Günü olarak ilan etti. Bu kararların ardışık durumu aslında üzerine epey düşünmemizi gerektiriyor.

BM’nin su kararlarına yön veren Dünya Su Konseyi eski Başkanı Loic Fauchon, İstanbul’da düzenlenen 5. Dünya Su Forumu’nun öncesi bir açıklama yapmıştı. Fauchon’un, “İnsanların su faturalarına cep telefonları faturası kadar, otomobillerinde harcadıkları benzinin yüzde 5’i kadar ödeme yapmayı göze aldıkları takdirde hiçbir sıkıntı kalmayacak” diye belirtmiş olması BM’nin ve üye kapitalist ülkelerinin suya bakışlarının bir özetiydi. Bu bakışla ortaya konan politikalar sonucu su artık pahalı ticari bir meta haline getirildi. Evlerimizde ‘sıhhi tesisat’ olsa dahi çeşmelerimizden su içemez hale geldik. İçme ve yemek yapımlarında evlerimize taşıdığımız damacana suları kullanırken, ellerimizde taşıdığımız 0,5 veya 1 litrelik pet şişelerle yaşamaya başladık.

Şişe suyu firmalarının şişeledikleri ve bizlere sattıkları suyun maliyet bedeli yüzde 1 bile değil. Su üzerinden inanılmaz kârlar elde eden şirketler, aynı zamanda dünya üzerinde yaşanan iklim ve su krizinin de yaratıcısıdır. Oysa su yaşamın temel taşlarından birisidir ve 1972 yılında alınan BM kararında olduğu gibi su bir insan hakkıdır. Aynı zamanda diğer canlıların da yaşam hakkı olan su için 1992’de alınan kararla ekonomik bir ‘mal’ olarak kabul edilmiş olması BM’nin ikiyüzlü tutumunu ortaya çıkarmaya yetmektedir.

İkiyüzlü bu tutum sermayenin son dönem çokça başvurduğu yöntemlerden birisidir. Bu ikiyüzlülüğe bir örnek ise geçtiğimiz günlerde yaşandı. Türkiye’de gıda tekellerinden biri olan Yaşar Holding’e ait Pınar Su, ürünlerinde yaptığı iyileştirmelerle doğal kaynakların etkin ve verimli kullanımını odak noktasına aldığını ve 2018’de karbon emisyon değerini bir önceki yıla göre azalttığını duyurdu. Pınar Su bu açıklamayı ‘Dünya Su Günü’ vesilesiyle yaptı. Yaptığı açıklamalarda karbon ayak izlerini birim başına düşen ağırlık üzerinden oldukça azalttıkları belirtildi. Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) ile çalıştıklarını ve üretim hatlarında gerçekleştirdikleri otomasyona dayalı uygulamalarla atık su miktarını Aydın Bozdoğan Tesisleri’nde yüzde 19, Sakarya Tesisleri’nde yüzde 16 oranında azalttıklarını ifade ettiler.

Bir su şirketi halka ve aklımızla adeta dalga geçen böyle bir açıklamayı nasıl yapabilmektedir.? Doğadan koparılıp çalınan suların ticari bir meta olarak pazarlayanların böyle bir açıklama yapabilmesi çok manidar bir durum. Doğal yaşamın dengesini boz ve ardından emisyonları ve atık suları azaltıyoruz ve bu yolla suları koruyoruz de, sonra da çevreci ol! AKP iktidarı ve kapitalist dünya suyu bir sanayi ‘sektörü’ olarak değerlendirmesiyle birlikte, doğanın ve suyun ticari meta olarak ele alınması yaşanan iklim değişimi ve ekolojik krizin nasıl ortaya çıkarıldığını ortaya koymaktadır. Oysa su yaşamsal bir varlıktır ve asla ticarileştirilmemesi gerekmektedir. Ancak kapitalizm hava dahil tüm yaşamsal varlıkları metalaştırarak köleleştirmektedir. Suyun ticari bir meta olduğunun kanıksanmasından bu yana doğal yaşam üzerinde sömürü her geçen gün büyürken insanla birlikte tüm canlılar ise birer köle haline getirilmiştir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yeni yıla girerken iki dikkate değer olay meydana geldi: Yalova’da DAİŞ terör örgütüyle polis güçleri arasında 7 saat süren bir...

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

Eşitlik dediğimiz sadece takvimde ve saatlerde sanki. Dün gece saatler 00:00’ı gösterdiğinde herkes aynı saniyeyi yaşadı ancak herkes aynı yıla...

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yıl sonu yaklaşırken rejim 2025’ten 2026’ya devredecek yaşamsal sorunun Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Şam’daki “Geçiş Yönetimi” arasında imzalanan “10...

Kürt’ün yegâne talebi, iktidar sözcülerinin yeni söylemi

Yazar: Bedri Adanır
31 Aralık 2025

DEM Parti İmralı heyetinin Önder Apo ile yaptığı son görüşme 2 Aralık günü gerçekleşti. Neredeyse bir ay önce. Ondan önceki...

Toplumsal apoptozis: Sosyalist mücadele ile erkek egemenliğini öldürmek

Yazar: Reyhan Hacıoğlu
31 Aralık 2025

Tıbbî-biyolojik bir olgu olarak apoptosizin toplumsal bünyede işler kılınması ancak komünlerle mümkün olacaktır. Kendini tanrı ilan eden iktidarlarla her türlü...

Merkezsiz Ortadoğu’da yeni bir merkez arayışı

Yazar: Heval Elçi
31 Aralık 2025

Demokratik entegrasyon; bir toplumun ya da halkın kimliğini inkâr etmeden, onu eritmeden, yok saymadan; tarihini, kültürünü, inancını ve değerlerini tanıyarak,...

Sonraki Haber

Korkunun ecele faydası yok-Ahmet Birsin

SON HABERLER

Özgür Basın’ın emekçisi, çınarı, hocası: Hüseyin Aykol

Yazar: Aziz Oruç
1 Ocak 2026

Özgür Basın’ın hocası Hüseyin Aykol’u kaybettik

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Dêrsim’de kültür hala sahnesiz

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Amed’de yeni yıl kutlaması

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
31 Aralık 2025

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır