• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Şubat 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Süresiz nafaka tartışması: Veri değil erkeklerin rahatsızlığı gündem

14 Şubat 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Kadın, Manşet, Özel

Toplumsal cinsiyet ve cinsiyete dayalı iş bölümünün keskin hatlarla çizilmiş olduğu bizim gibi toplumlarda kadınların işgücüne katılım oranı oldukça düşüktür. Toplumsal cinsiyet özetle, cinsel kimliğin toplumsal kurgulanışını anlatır

Tekrar hatırlatalım ki, nafaka ev işinden eğitime, istihdamdan çocuk bakımına hayatın her alanına yayılan ve yüzyıllardır süren kadın erkek eşitsizliğinin bir sonucudur. Tüm bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapmayanlar, kadınların evlilik sonrası hayatta kalmalarına ve çocukların eğitimlerine devam etmelerine ve geçimlerine destek olan nafakaya göz dikmektedir

Duygu Kıt

Süresiz nafakanın kaldırılması ya da süreyle sınırlandırılması uzun süredir iktidarın gündeminde. Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülen ve bu yıl içinde Meclis’e sunulması planlanan çalışmalarda, evlilik süresine göre belirlenen ‘kademe sistemi’ gibi formüller tartışılıyor. Buna göre nafaka belirli bir yıl ile sınırlandırılabilecek; sürenin sonunda ekonomik koşullar yeniden değerlendirilse dahi otomatik bir hak olmaktan çıkabilecek. Fakat iktidarın gündemindeki süre sınırlaması tartışmaları somut veriye dayanmıyor. Hukukçulara göre asıl sorun nafakanın “süresiz” olması değil, tahsil edilememesi ve kadınların yapısal eşitsizlik nedeniyle yoksulluğa itilmesi. Kadınların ücretsiz bakım emeği, kayıt dışı ve güvencesiz çalıştırılması, kariyerlerinin kesintiye uğraması ve ekonomik bağımlılığa zorlanmaları, boşanma sonrasında ciddi bir yoksulluk riski yaratmasına karşın mevcut haliyle dahi uygulanmayan nafaka hakkına karşın yapılmak istenen düzenlemeyi feminist avukat Selin Nakıpoğlu gazetemize değerlendirdi.

“Mevcut Medeni Kanun’a göre nafaka, taraflardan birinin yoksulluğa düşecek olması halinde hükmediliyor ve koşullar değiştiğinde kaldırılabiliyor. Kısacası halihazırda mutlak ve denetimsiz bir uygulama söz konusu değil” vurgusunda bulunan Nakıpoğlu, “Önemli kriter yoksulluğun anlamının belirlenmesidir, kendi ihtiyaçlarını ve geçimini sağlayamayacak duruma düşen tarafın yoksul olduğu kabul edilir” değerlendirmesinde bulundu.

Nakıpoğlu devamında şöyle devam etti: “Hukukumuzda nafaka, bakım nafakası ve yardım nafakası olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bakım nafakası; tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasından oluşmaktadır. Medeni Yasa madde 175 uyarınca nafaka, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa ödenir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, ister erkek ister kadın olsun, kusuru daha ağır olmamak şartıyla, geçimini sağlamak amacıyla diğer taraftan yoksulluk nafakası talebinde bulunabilecektir. Yoksulluğa düşüp düşmeyeceği yargıç tarafından detaylıca araştırılıp hükme bağlanmaktadır. Medeni Yasa yoksulluk nafakasının belirlenmesini yargıcın takdirine bırakmış ve nafakanın verilmesinde belli bir süre belirlememiştir. Kadının iş bulması, yeniden evlenmesi ve\veya yoksulluk durumunun ortadan kalkması ile nafaka kaldırılabilir. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafaka miktarının artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”

‘Dayatılan rolle cezalandırma’

Bugüne kadar yapılan tüm hukuki değerlendirmelerde, nafakanın “süresiz” olmasının bir ayrıcalık değil, yoksulluğun devam ettiği sürece geçerli olan bir hak olduğunu vurgulayan Nakıpoğlu, konuya sosyolojik açıdan bakmadan ele almanın eksik ve yanlış olacağını belirtti. “Kadının görünmeyen emeğini hesaba katmadan bağlamları doğru kurmak mümkün değildir” diyen Nakıpoğlu, “Toplumsal cinsiyet ve cinsiyete dayalı iş bölümünün keskin hatlarla çizilmiş olduğu bizim gibi toplumlarda kadınların işgücüne katılım oranı oldukça düşüktür. Toplumsal cinsiyet özetle, cinsel kimliğin toplumsal kurgulanımını anlatır. Cinsiyete dayalı işbölümü ise kadına ev içinde gerçekleştirilmesi gereken işleri, erkeğe de ev dışındaki işleri vermiştir. Kadın ev ve çocuk bakımı ile görevlendirilirken evin geçimi erkeğin işi olarak görülmektedir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de nafaka sorunu var” diyen Nakıpoğlu, devamında şöyle dedi: “O da mahkemece hükmedilen nafakaların tahsil edilememesi sorunu.  Bir diğer nokta da, verilen nafaka miktarları kadınları yoksulluktan kurtaracak ya da çocukların bakımını karşılayacak düzeyde değildir, nafaka ödemekle yükümlü olan erkekler gelirlerini asgari ücretten göstermek, kayıt dışı çalışmak ve malvarlıklarını başkasının üzerine yapmak gibi yöntemler uygulayarak verilen nafaka miktarını en aza indirmekte, çoğu da nafaka ödememektedir. Ayrıca nafakasını düzenli alamayan kadınların hepsi icra takibi yoluna başvurmamakta, başvuranlar ise erkeğin ikametgâhını değiştirip tebligatı almaması gibi nedenlerle sonuç alamamaktadırlar.”

‘Kim bu birileri?’

Kadınların nafaka hakkının sınırlandırılmasının Ocak 2016 Boşanma Komisyonu Raporu taslağının oluşturulduğu tarihten itibaren tartışılır hale geldiğini söyleyen Nakıpoğlu bu tartışmalarınsa şu ana kadar herhangi bir hukuki, sosyolojik veri ekseninde yapılmadığına dikkat çekti. Yapılmak istenen düzenleme için de bir araştırma olmadığına değinen Nakıpoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınlar boşanma davalarında hükmedilen nafaka miktarlarını araştırdı, ortalama rakamın 2016’da 267 TL olduğunu kadınlar ortaya çıkardı, şimdi de yüksek değil. KONDA nafaka ile ilgili tüm gerçekleri ortaya seren araştırmasını Şubat 2020’de yayımladı. Medeni Yasa’da yapılması planlanan bu değişikliğin; kaç adet nafakaya hükmedilmiş boşanma davası kararı taramasına, o incelenen davaların içeriğine, anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğuna, boşanma sebeplerinin içinde şiddet olup olmadığına, bu yasa değişikliğinin neden yapılması gerektiğine ilişkin bir açıklama ise yok. Başından beri bu konu ‘Birileri rahatsız’ denilerek açıklanmaya çalışıldı. Kim o birileri? Ve o birileri mahkeme dosyalarını getirsinler bir bakalım.”

‘Tartışmalar daha çok şiddet demek’

“Kadına yönelik erkek şiddetinin her gün yükseldiği gerçeği gün gibi ortadayken, yoksulluk nafakasını tartışmaya mecbur bırakılmamız erkek egemen sistemin bir dayatması” diyen ve bu tartışmanın tehlikeli sonuçlarının olacağını belirten Nakıpoğlu, “Kadın erkek eşit değildir, çalışan kadın iffetsizdir, kadına üç aydan fazla nafaka haramdır gibi eşitlik karşıtlığını besleyen söylemler yetkili ağızlardan kamuoyu önünde dile getirildikçe, erkekler kadınlara her türlü şiddeti uygulamayı kendilerine tanınmış bir hak gibi görüyor. Nafaka öderken makbuza haram olsun diye not düşerek hakaret edebiliyor veya ödemiyor. Bunun bir ekonomik şiddet olduğu umurunda olmuyor. Nitekim yüzde 66’sı çocuğunun nafakası da dâhil ödemiyor. Hükümette kadınların istihdam oranı %20 civarında yani çalışan kadınların toplam kadın nüfusuna oranı bu. Ya da gözünü kırpmadan öldürüyor. Kadın cinayetlerinin çoğunun boşanma sürecinde gerçekleştiğini unutmayalım” dedi.

‘Nafaka bir haktır’

Nakıpoğlu “Sıra kadınları, çocukları, aile içinde iktidarı elinde bulunduranlara karşı koruyan; toplumsal cinsiyet eşitliği açısından yaşamsal önem taşıyan Medeni Yasa’da mı?” sözleriyle düzenlemeye tepki göstererek şunları ekledi: “Erkek şiddetinin bu kadar yüksek olmasında bu eşitlik karşıtı söylemlerin etkisinin olduğunu yıllardır söylüyoruz. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sözcüklerinin eylem planlarından, metinlerden çıkarılmasını geçtik, kadına karşı şiddetin önlenmesini amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’nin iptali, 6284 sayılı yasanın tartışmaya açılması oluyor. Tekrar hatırlatalım ki, nafaka ev işinden eğitime, istihdamdan çocuk bakımına hayatın her alanına yayılan ve yüzyıllardır süren kadın erkek eşitsizliğinin bir sonucudur. Tüm bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapmayanlar, kadınların evlilik sonrası hayatta kalmalarına ve çocukların eğitimlerine devam etmelerine ve geçimlerine destek olan nafakaya göz dikmektedir.”

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Fidan, tehdit dili ve bölgesel barış ihtiyacı

Sonraki Haber

Portekiz Meclisi’nde ‘Rojava tasarısı’ oy birliği ile onaylandı

Sonraki Haber

Portekiz Meclisi’nde ‘Rojava tasarısı’ oy birliği ile onaylandı

SON HABERLER

Portekiz Meclisi’nde ‘Rojava tasarısı’ oy birliği ile onaylandı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Süresiz nafaka tartışması: Veri değil erkeklerin rahatsızlığı gündem

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Fidan, tehdit dili ve bölgesel barış ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Rojava’da rasyonel siyaset: Değişim ve önderlik

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Emekçileri sefalete sürükleyen kumpas!

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

15 Şubat’tan 6 Ocak’a güncellenen komplo

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Bakan Gürlek tutuklu-avukat görüşmelerini hedef aldı: Kısıtlama sinyali

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır