Kobanê kuşatması, Reqa, Dêrazor ve Tebqa aşiretlerinin ekonomiye ve baskılara karşı eylemleri, güneyde İsrail işgali, Irak sınırındaki savaş belirsizliği Suriye’yi iç savaşın ötesine çekecek boyutta
Türkiye destekli paramiliter gruplar ile HTŞ’nin Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bölgelerine saldırıları sonrası Suriye büyük bir kaosa sürüklendi. 30 Ocak anlaşmasının ardından Suriye Demokratik Güçleri (DSG) ile HTŞ ve Türkiye destekli gruplar arasındaki çatışmalar kısmen dururken, Kobanê’deki kuşatma 35’incı gününe girdi. Reqa , Tebqa ve Dêrazor’da ise, halk ekonomik kriz, güvenlik sorunları ve baskı politikalarına karşı eylemlerini sürdürüyor. Bölgede DAİŞ’in eylemleri de paralel şekilde devam ediyor.
Kobanê’ye dönük saldırı riski
Kuzey ve Doğu Suriye’nin Fırat bölgesinde 6 Ocak’tan sonra başlayan saldırılarla Türkiye destekli paramiliter gruplar bölgede kontrolü ele geçirdi. Kobanê kuşatması ise doğrudan Türkiye’ye bağlı SMO grupları tarafından yürütüldü. Emşat ve Sultan Murad gibi uluslararası yaptırım listelerinde cinayet, hırsızlık, tecavüz ve yağma gibi suçlarla adı geçen gruplar, Kobanê çevresinde hırsızlık, yağma, öldürme ve kaçırma gibi yöntemlerle faaliyetlerini sürdürüyor. Sahadan edinilen bilgilere göre bu gruplar, Kobanê’ye ağır silahlarla saldırı hazırlığı yapıyor ve askeri sevkiyatlarının yoğunlaştığı aktarılıyor. Paramiliter grupların, Şêxmeqsûd’daki taktiğe benzer bir kuşatma sonrası saldırı hazırlığında olduğu, bunlara destek olarak ise Türkiye tarafından Pirsûs-Kobanê hattında hendek kazma ve savaş hazırlıkları yapıldığı belirtiliyor.
Dêrazor’da aşiretler ve HTŞ arasında gerilim
Paralel olarak Reqa, Dera, Dêrazor ve Halep’te Arap aşiretleri ve HTŞ arasında, ekonomi ve petrol kuyularına dair anlaşmazlıklar derinleşiyor. Özellikle Dêrazor’da aşiretlerin HTŞ’ye dönük eylemleri artarken, sahadan edinilen bilgilere göre bu gerilim ileride büyük bir çatışma riskini gündeme getiriyor. HTŞ ve Türkiye destekli gruplar, bölgelerde hakimiyet kurmakta zorlanıyor. Nedeni ise HTŞ’nin askeri gücünün aşiretlere yetmemesi olarak gösteriliyor. Sahadan gelen bilgiler, HTŞ’nin Suriye’nin farklı bölgelerinden güçlerini bölgeye yığmaya başladığını, Türkiye destekli paramiliter grupların da bölgeye sevk edildiği aktarılıyor. Aşiretler, petrol kuyularının ABD’li şirketlere devredilmesinin ardından HTŞ’ye karşı cephe alırken, bu durumun ilerleyen süreçte büyük bir kaosa yol açabileceği belirtiliyor.
Dêrazor’da aşiretler DSG’yi arıyor
DSG’nin bölgelerden çekilmesinin ardından HTŞ’nin aşiretlere yönelik tutumu ve petrolün HTŞ kontrolündeki bölgelere aktarılması, yer yer çatışmalara neden oluyor. Aşiretler, HTŞ saldırılarının ardından çekilen DSG’yi arar durumda. Bölgedeki kaynaklar, aşiretlerin demokratik temelde DSG’ye yeniden çağrı yapabileceğini aktarıyor; zira aşiretlerin Suriye sahasında alternatif güç olarak DSG’yi gördüğü belirtiliyor.
Güney’de İsrail köy köy ilerliyor
Güney Suriye’de ise İsrail’in Şam’a doğru ilerlediği bildiriliyor. 6 Ocak’ta Paris’te İsrail ile Şam arasında yapılan anlaşmanın ardından, Kürt bölgelerine yönelik HTŞ ve Türkiye destekli saldırılar bu ilerleyişi bir bakımdan görülmez kıldı. Kaynaklara göre Golan Tepeleri çevresinde İsrail her gün köy köy ilerleyerek yerleşim alanlarını kontrol altına alıyor.
Irak sınırında hazırlıklar
Irak sınırında da alarm durumu söz konusu. Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırıların başlamasının ardından Irak, sınır hattına yoğun askeri sevkiyat yaptı. Haşdi Şabi güçleri de savaş alarmına geçti. ABD’nin İran’a karşı konuşlandırdığı askeri yığınaklar, olası müdahale beklentisi oluştururken, müdahalenin İran’la sınırlı kalmayacağı, Hizbullah ve Irak’ta Haşdi Şabi’yi de kapsayacağı ifade ediliyor. Suriye’de ise HTŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların sevkiyatları devam ediyor. Ancak HTŞ’nin Irak’a yönelik operasyon kapasitesi, aşiretlerle olan çatışmalar nedeniyle sınırlı.
Sonuç
Suriye’de yaşanan gelişmeler, bölgedeki kaos ve istikrarsızlığın derinleştiğini ortaya koyuyor. Türkiye destekli paramiliter gruplar ile HTŞ’nin saldırıları ve Kobanê kuşatması’nın yanı sıra halk ve aşiretler üzerinde ciddi baskı yaratılırken, petrol ve ekonomik kaynaklar üzerindeki gerilim çatışmaları tetikliyor. DSG’nin bölgelerden çekilmesi sonrası boşalan güç alanı, HTŞ’nin ve paramiliter grupların kontrol çabalarıyla, aşiretler arasında yeni gerilimlere yol açıyor. Güneyde İsrail’in ilerleyişi ve Irak sınırındaki askeri hazırlıklar, Suriye’deki gerilimi daha da artırıyor. Bölgede kaos ile belirsizliğin uzun süre devam etmesi bekleniyor.
Haber: E. Pejder Altan / MA









