8 Mart dolayısıyla Taksim ve çevresindeki birçok nokta polis bariyerleriyle kapatılırken, tüm engellemelere rağmen kadınlar 24’üncü Feminist Gece Yürüyüşü için Sıraselviler’de toplanarak yürüyüşe geçti
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul’da Taksim ve çevresindeki birçok nokta polis bariyerleriyle kapatıldı. Feminist Gece Yürüyüşü için yapılan çağrıda kadınlar bu yıl Sıraselviler’de buluşmaya davet edilirken, yürüyüş güzergahının da Sıraselviler’den İstiklal Caddesi’ne doğru olacağı duyuruldu.
İstanbul Valiliği ise sabahın erken saatlerinden itibaren Taksim’e çıkan tüm yolların ikinci bir duyuruya kadar ulaşıma kapatıldığını açıkladı.
Kadınlar Sıraselviler’e yöneldi
Tüm yasak ve engellemelere rağmen kadınlar Sıraselviler’e akın etti. Taksim ve çevresindeki birçok noktada polis bariyerleri kuruldu, bazı alanlarda ise yaya geçişine kısıtlama getirildi.
Çok sayıda kadının katılımıyla yürüyüş düzenlendi
İstanbul’un Beyoğlu ilçesi Sıraselviler Caddesi’nde Feminist Gece Yürüyüşü’nün 24’üncüsü çok sayıda katının katılımıyla başladı. Kadının düdükleri ve mor renkli elbiseleriyle katıldığı yürüyüşte, “Jin, jiyan, azadî”, “Feminist mücadelemizden vazgeçmiyoruz”, “Kadınlar direniyor”, “Kadın düşmanlarının peşindeyiz”, “Bijî tekoşînan jina” dövizleri taşınıyor. Zılgıtlar ve alkışların eksik olmadığı yürüyüşte, erbanelerle Kürtçe ve Türkçe şarkıları seslendiriliyor, sık sık “Jin jiyan azadî”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.

Sloganlarla Cihangir Semti’ne yürüyerek, burada açıklama yaptı. Açıklamanın Kürtçesini Nevroz Önverdi, Türkçesini Çağlasu Bakır, Arapçasını ise Maysam yaptı.
Erkeklerin çıkardığı savaşlarla uyandıklarını belirten açıklamada şunlar belirtildi:
“Yanı başımızda İran’a ABD ve İsrail füzeleri düşerken Türkiye, NATO üslerini kullanıma açarak bu suça ortak oluyor. Bu savaşı ‘kadınları özgürleştirme’ adına meşrulaştırmaya çalışan İsrail’in hapishanelerinde Filistinli kadınlar işkence görüyor. Suriye’de ABD desteğiyle iktidarda olan HTŞ, Alevi, Kürt, Arap, Dürzi kadınları öldürüyor. Epstein dosyalarını ve kendi suç ortaklığını örtmek için elinden geleni yapan Trump, ancak düşmanını bombalamak için işlevli olduğunda kadınların özgürlüğünü aklına getiriyor. Biz bu yalanı Irak’tan, Afganistan’dan biliyoruz! Dünyayı kimlerin talan ettiğini, bizlerden çalıp nasıl da zenginleştiklerini izliyoruz. Bizleri açlıkla sınayıp cebimizdeki üç kuruşa, ağzımızdaki iki lokmaya göz koyarlarken hem de. Bizleri birbirimize düşman ederken gücüne güç katanları görüyoruz. Hepimizin yaşamını nasıl da soluksuz bıraktıklarını. Bildiğimiz dünyanın alaşağı olduğu şu günlerde, bu karanlığa kapılmamak, umutsuzluğa alışmamak ve erkeklerin yarattığı bu düzene razı gelmemek gerektiğini birbirimize hatırlatıyoruz. Tam da bu yüzden bir yandan İslamcı diktatör rejimlere karşı direnirken diğer yandan ABD ve İsrail saldırganlığına karşı ‘Bizim özgürlüğümüz sizin ellerinizle gelmeyecek’ diyen kadınların sesine ortak oluyoruz.”
‘Geleceğimize sahip çıkıyoruz’
Yüzyıllardır erkeklerin kadınların “sırtından” geçindiği belirtilen açıklamada, “Bazen arkalarına bir tarikatı, bazen bir çeteyi, bazen devletin savcısı olmanın gücünü alarak. Önleyici koruyucu politikaların uygulanmamasından, cezasızlıktan, kadınların en temel haklarının; medeni kanunun, boşanmanın, nafakanın, kürtajın sürekli tartışma konusu yapılmasından, saldırı altında olmasından besleniyor erkekler. Yok, ‘aile yılı’, yok bizi cinsiyetsizleştirecekler diyerek, işi cinsiyeti denetlemeye kadar vardırıp ‘cinsiyetine uygun olmayan davranışlar’ diye uyduruk kategoriler yaratarak transların hormona erişimini ve yaşam hakkını engellemeye, temelde erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliğini korumaya çalışıyorlar. Çünkü bu egemenliğin tehlikede olduğunu biliyorlar, çünkü feminizmin değiştirme gücünün yarattığı tehlikenin farkındalar. Çünkü bu düzen değişecek. Bugün burada olan/olamayan, kendi hayatında patriyarkaya karşı mücadele veren her kadın sayesinde. Bizler, yüzyıl önce bu sokakta yürüyen bir kadının belki, ancak hayal edebileceği bir mücadeleyi gerçek kılarak erkeklerin kadınlara karşı işledikleri suçları nasıl açığa çıkardıysak, yeni bir dünyayı da böyle kuracağız. Feminist dayanışmamız sayesinde. Kendi hayatlarımıza yön vermek, özgür olmak, bedenimize, emeğimize, cinselliğimize, kimliklerimize sahip çıkmak için. Geleceğimize sahip çıkmak için” ifadeleri kullanıldı.
Kadınların dünyayı dönüştüreceği vurgulanan açıklamada, “Kurtuluşumuz feminizmde diyoruz. Kurtuluş birlikte, feminist dayanışma ile mümkün. Kendi yaşamlarımızdan, bizden önce gelen tüm kadınlardan öğrendiklerimizle dünyayı dönüştüreceğiz. Çünkü barış içinde, çünkü düşman olmadan, çünkü eşit ve adil bir hayat kurarak yaşamanın mümkün olduğunu feminizmden öğrendik. Bu nedenle tekrar ediyoruz: yaşasın feminist mücadelemiz!” diye belirtildi.
Açıklamanın ardından 24’üncü Gece Yürüyüşü sloganlarla sona erdi.
Kaynak: MA








