• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Ocak 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Forum

Tarkovskiy’nin varisi Zvyagintsev

6 Ocak 2026 Salı - 00:00
Kategori: Forum, Kültür, Manşet

Filmleriyle sinema dünyasına adını altın harflerle yazdıran Andrey Zvyagintsev, özellikle ilk film Vozvrasheniye’de seyirciye ‘hikaye çok da önemli değil, sen karakterlere, yani insana odaklan’ diyor sanki…

Aysel Tabak

2003 yılında ilk uzun metrajlı filmi “Vozvrashenie- Dönüş” ile sinema dünyasına oldukça hızlı ve sağlam bir giriş yapan Zvyagintsev, daha sonra çektiği “İzganie-Sürgün” “Elena”, “Leviafan” ve son filmi olan “Nelubov- Sevgisiz” ile yönetmen olarak adını sinema dünyasında altın harflerle yazdı. Yönetmen için Tarkovskiy’nin varisi dense de aslında o kendine has bir tarza sahip. Uzun zamandır hayli durgun olan Rus sinemasını yeniden şahlandırdığını söylemek yanlış olmaz. Peki, kimdir Andrey Zvyagintsev?

Ünlü yönetmenin biyografisi Rusya’nın kuzeyinde yer alan Novosibirsk’de başlar. Henüz beş yaşındayken babası ortadan kaybolur, aile dağılır ve Zvyagintsev babasız büyümek zorunda kalır. (Bu yüzden yönetmenin bütün filmlerinde mutlaka çeşitli açılardan ele alınan bir baba figürü vardır.) Annesi Rus dili ve edebiyatı öğretmenidir. Sanata ve edebiyata olan ilgisi 16 yaşındayken başlayan Zvyagintsev ilk başlarda tiyatro ile ilgilenmeye başlar, çeşitli oyunlarda başrol alarak oldukça başarılı olur.

‘Yüz kişi izlese yeter’

Yüksek öğrenimine Moskova’da devam etmeye karar veren Andrey Zvyagintsev, 1986da Novosibirsk’i terk edip Moskova’ya geçer. Burada Devlet Tıyatro Sanatları Enstitüsü’nde eğitim görüp başarıyla bitirir. Fakat ilerleyen zamanda tiyatroyu bırakıp Sinema sektörüne geçer. Başlangıçta televizyon programı, reklam filmleri ve kısa metrajlı filmlerle başlar yönetmenlik kariyerine. 2003 yılında yayınlanan ilk filmi “Vozvrashenie” ile tüm dünyada tanınan bir yönetmen olur. İlk filmi dünya çapında birçok ödül alır ve milyonlarca izleyiciye ulaşır. Oysa o bu filmi için ‘Yüz kişi izlese bana yeter’ demişti.

Çarpıcı bir gerçeklik

Gelelim filmlerine. Beş uzun metrajlı filmi var yönetmenin. Hepsi de son derece çarpıcı bir gerçeklikle hayatı ve insanı farklı yönleriyle ele alıyor. Hiçbir filminde insan doğasına uzak, mantık dışı, ya da yapaylık hissi veren tek bir sahne, tek bir diyaloğa rastlanmaz. Olağanüstü başarılı kurgusu ve kusursuz görüntü yönetimiyle hikaye akarken, seyirci de kendini hikayenin içinde buluyor. Yönetmen pasif seyirci istemiyor. Özellikle ilk film Vozvrasheniye de seyirciye “hikaye çok da önemli değil, sen karakterlere, yani insana odaklan” diyor sanki.
Vozvrasheniye’de babasız büyüyen iki erkek çocuğu, anneleri ve neneleriyle yaşar. Bir gün ansızın baba çıkagelir. Çocuklarıyla vakit geçirmek isteyen baba onlarla birkaç günlük bir yolculuğa çıkar. İsyankar ve şüpheci olan İvan’ın baba hakkında şüpheleri vardır ve yol boyunca sorular sorar, babanın otoritesine itaat etmeyi reddeder. Büyük kardeş daha itaatkar ve baba karakterini çabuk kabullenir. Yolculuk boyunca bu iki çocuğun babayla iletişimlerine bağlı karakter dönüşümlerini izleriz.

Aile yapısına eleştiri

Biyografi kısmında da belirttiğimiz gibi yönetmen küçük yaşta babasız kalıyor. Muhtemelen bu yüzden baba figürü bütün filmlerinde önemli bir yere sahip. Çoğunlukla soğuk, otoriter, sevgisiz ya da sevgisini göstermeyen bir baba profili çiziyor. Sevginin insan için önemini sevgisiz karakterleri ibret misali karşımıza çıkararak anlatmak istiyor sanki. Zvyagintsev filmlerinin bu yönüyle Rus aile yapısına açık bir eleştiri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Zvyagintsev politik yönetmen kimliğiyle öne çıkmasa da filmlerinde kesinlikle politik eleştiri ve göndermeler önemlidir. Zira Leviafan filmiyle yönetmen yeni Rusya’nın tarifini yapmış. Leviathan kutsal metinlerde bir deniz canavarı, Hobbes’un aynı adlı kitabında ise devlet meteforu olarak geçiyor. Filmde ise bu metaforla verilen mesaj şudur aslında: Sıradan bir insanın, bir canavara dönüşerek her şeyi yutan Leviathan (devlet) karşında hiçbir şansı yoktur. Sıradan bir insan olan Kolya’nın aile yadigarı olan arazisine göz dikmiş belediye başkanı (devlet- Leviathan) karşında verdiği umutsuz mücadelesinin hikayesidir bu film. Bütün filmlerinde politik ve dini metaforlar kullanan yönetmen bu filmde bariz bir şekilde iktidar-din ilişkisini sorguluyor.

Donuk ama sarsıcı görüntüler

Yönetmenin filmlerinde hakim olan birkaç detaya da değinmek gerek. Benim en çok dikkatimi çekenlerden biri bütün filmlerde terkedilmiş, harabeye dönmüş eski mekanların görünmesi. Bir diğeri filmlerin başlangıç sahneleri. Filmlerin çoğu hikayenin geçtiği mekanlardan donuk ama sarsıcı görüntülerin fotoğraf kareleri gibi ekrana yansımasıyla başlıyor. Başlangıçta gördüğümüz bu fotoğraf kareleri aslında hikayenin ana mesajını içerir. Söz gelimi Vozvrasheniye’de ilk karelerde gördüğümüz deniz altındaki batmış kayık, filmin sonunda en can alıcı şekilde tekrar karşımıza çıkar. Ya da Leviyathanda çürümüş kayıklar, ve deniz canavarı olarak bilinen balina iskeletleri, hikaye için önemli ipuçlarıdır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İsrail, Güney Suriye kırsalında askeri üs ağını genişletiyor

Sonraki Haber

İran’ın dört bir yanında protestolar sürüyor

Sonraki Haber

İran'ın dört bir yanında protestolar sürüyor

SON HABERLER

Avrupa Êzidî Kurumlarından Halep uyarısı: Katliam riski var

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ocak 2026

Paris ve Silopiya’da katledilen 6 kadın Xelfeti’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ocak 2026

İngiltere’den Halep için ‘gerilimin azaltılması’ çağrısı

Yazar: Bedri Adanır
7 Ocak 2026

SGK Avukatı silahlı saldırıda hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ocak 2026

Rojhilatlı kadınlardan ortak bildiri: ‘Jin, jiyan, azadî’ isyanı devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ocak 2026

Halep’teki saldırılar sürüyor: Heyva Sor’dan WHO’ya acil müdahale çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ocak 2026

‘Askeri hedef’ ilan edilen Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direniş sürüyor

Yazar: Bedri Adanır
7 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır