• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Nisan 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Tehlikeli oyunlar-Musa Piroğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Beka kavramsallaştırması, propagandif malzeme olmaktan çıkıp bir realite haline gelmeye başlamış görünüyor. HDP üzerinden başlatılan karalama ve saldırı dalgası sınırlarını aşarak Meral Akşener’i de kapsayarak genişledi. Bu dalga Sezgin Tanrıkulu’nu da kapsayan bir hedef gösterme üzerinden CHP yönetimini de içerisine alarak yayılma eğilimine girdi. Saldırı bu noktadan itibaren fiili müdahale evresine evrildi. Önce HDP Amed il örgütü polis tarafından kapıları kırılarak basıldı ve vekiller silah doğrultularak darp edildi. Daha sonra Erdoğan tarafından, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İstanbul İstiklal Caddesi’nde polisin tüm çabasına karşın gerçekleştirilen büyük kadın yürüyüşü hedef alındı ve sözlü kışkırtma tehlikeli bir hedef göstermeye dönüştü. Erdoğan, polis saldırısını ıslıklarla kınayan kadınları, o sırada okunan ezanı ıslıklamakla itham edip Selefi grupların hedefi haline getirdi. Bu söylem pazar gecesi karşılığını buldu ve durumdan vazife çıkaran gruplar sokağa çıkarak gösteri yaptı. Gösterici grup daha sonra HDP İstanbul il örgütünü hedef aldı. Bu yazı kaleme alınırken saldırgan grup il binasının bulunduğu Taksim ve Tarlabaşı’nda kışkırtma çabalarına devam etmekteydi. Seçim sürecinde tabanını motive ve mobilize edemeyen saray, bu mobilizasyonu tehlikeli karşıtlıklar yaratarak sağlama derdine girişmiş bir görüntü veriyor. Seçimler yaklaştıkça ve anket sonuçları kötüleştikçe bu saldırgan dil artacak, kışkırtmalar çoğalacak görünüyor.

Neredeyse tüm ipleri elinde toplamış, devlet aygıtı üzerinde kesin bir hâkimiyet kurmuş görüntüsü veren sarayın yerel seçimlerde yaşanabilecek bir yenilgiyi engellemek adına tüm toplumu karşı karşıya getirebilecek, kontrolden çıkma potansiyeli yüksek toplumsal hassasiyetleri kaşıması ve kışkırtması ilk bakışta çok anlamlı görünmüyor. Bir yandan Kürt halkına karşı amansız ve hadsiz bir saldırı kampayası yürütülürken, öte yandan Selefi grupları sokağa döküp toplumun geri kalan kitlesinin hedef haline getirilmesi, sonuçta sarayın kendi sonunu getirebilecek sıkıntılı bir oyundur. Toplumun hassas noktalarıyla oynamak ve sınırlarda gezinmek tehlikelidir. 16 yıllık iktidarını toplumsal düşmalıklar üzerinden kuran ve bu sayede toplumsal fay hatlarını derinleştirip olası iç çatışma potansiyellerini büyüten bir iktidarın, bu potansiyelleri harekete geçirecek denli kışkırtıcı bir yönelime girmesi ancak kendisini büyük tehlike altında hissetmesi ile mümkündür.

İktidarın saldırgan siyasetten ne gibi beklentileri olduğu bir tartışma konusu olsa da ortadaki gerçeklik sarayın giderek zayıf düştüğü ve olası seçim yenilgisinin bu zayıflığı açığa çıkarıp derinleştireceğidir. Tüm güç ve hâkimiyet gösterilerine rağmen Sarayın, ancak iktidar paylaşımı üzerinden şekillenmiş bir blok sayesinde ayakta kalabildiği bilinmektedir. 7 Haziran yenilgisinden hemen sonra devletin Ergenekoncu, Avrasyacı kanadı ile, Kürt halkına karşı savaş konsepti üzerinden sağlanan ittifak, 15 Temmuz sonrası derinleşmiş ve 24 Haziran seçimlerinde ise kristalize olmuştur. Saray, varlığını korumak uğruna MHP üzerinden milliyetçi, otoriter Ergenekon çizgisiyle bir iktidar paylaşımına gitmiş ve neredeyse iplerini teslim etmiştir. Yaşanmakta olan ekonomik kriz saray açısından kendi tabanını kaybetme ve blok içerisinde daha zayıf düşme riskini ortaya çıkarmıştır. Krizin yol açtığı yıkım sokakta derinden hissedilmeye başlanmış, sarayın arkasında duran yoksul ve emekçi sınıfların ondan kopmasına, en azından mesafeli durmasına yol açmaya başlamıştır.

Seçimden alınacak olası yenilgi ya da hile hurda ile alınacak bir başarı bu zayıflığı derinleştirecek, hem içeride hem de dışarıda hareket ve pazarlık gücünü zayıflatacaktır. Ekonomik krizin ağır sonuçlarını gizlemenin en kolay yolu kitleleri din ve milliyeçilik propangandasına boğmaktır. Saray, HDP üzerinden ırkçılığı kışkırtırken buna şimdi Selefileri kışkırtmayı dâhil etmiştir. Domates, biber fiyatlarını mermi fiyatları ile kıyaslama söylemi krizi savaşla izah girişimidir. Bir yanıyla bir gerçeğin yani savaşın yıkıcı ekonomik boyutunun birinci elden itirafı olarak öne çıkan bu açıklama diğer yanıyla yaşanmakta olan ekonomik sıkıntıları yine savaş yoluyla gizleme gayretidir. Bu gayret toplumu tehlikeli çatışmalarla yüz yüze getirme riskini taşımaktadır.

Toplumsal muhalefet, yaşanmakta olunan kaygan ve tehlikeli sürecin farkında olarak olası tehlikeli tırmanmalara karşı uyanık ve teyakkuz halinde dururken, sarayın saldırgan söyleminin gerçek gündemi gizleme çabası olduğunu unutmamalıdır. Bu nedenle sarayın kirli propagandasına cevap yetiştirmek yerine, onu verili gerçeğe yani krizin sonucu olarak belirginleşen yoksulluk, işsizlik ve sefalet gerçeğine çekmek için çabalamalı, bu boyutları vurgulamalı ve çözüm önerileri üretmelidir. Tabii ki çözüm dendiğinde en görünür ve mutlak olması gereken çözümü yani kürt halkına karşı yürütülen kirli savaşa karşı demokratik, adil bir barışın güncelliğini görmelidir. Barış denildiğinde ise Leyla Güven tarafından başlatılan açlık grevine ve onun taleplerine ses verilmesi görevi öne çıkmaktadır. Tüm hengâme ve çılgınlığı andıran saldırganlık, sarayın çatırdağının göstergesidir. Onu yıkmak ise ancak sosyalistlerin birbiri ve Kürt halkı ile ortaklaşması, mücadelelerini birleştirmesi ile olacaktır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

tarihsel filistin’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

işgal gücü sistematik biçimde ateşkes anlaşmasını ihlal ediyor, aynı sırada kahire’de anlaşmayla ilgili görüşmeler sürüyor. o arada gazze’de insani kriz...

Yeni bir 4 Nisan zamanı, yeni bir doğuş buluşması

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

“Bahar geldi arkadaşlar, yoncalar biçilecek Liderlerin en güzeli ÖCALAN bir çiçek Düğün dernek içinde ÖCALAN, Halfeti’ye gelecek.” Bu şiiri İmralı...

ABD ve İsrail Orta Doğu’daki savaşı neden tırmandırıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Kısa bir aranın ardından Ortadoğu’daki savaş tekrar alevlenmeye başladı. Brent petrolünün varil fiyatı 109 doları aştı. Hürmüz Boğazı, ABD, Avrupa,...

Ara seçim mi, demokratikleşme süreci mi?

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Ülke içi kriz derinleşiyor, İran savaşı krizin sonucunda bize çok tehlikeli gelişmeleri haber veriyor. Yazıp duruyorum, tekrara gerek yok. Bu...

Hak ihlalleri öyle fazla ki sıralasak sayfalar yetmez

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Hapishanesinde tutsakların günlük yaşamlarını sürdürdükleri; uyudukları, yemek yedikleri, giyinip soyundukları hücrelerde kameralar ile sürekli izleme ve baskı uygulanıyor. Arkadaşlarımız kameraları...

Süreç için mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Dinamik, çok değişkenli ve birçok gelişmeden etkilenmeye açık olan Barış ve Demokratik Toplum süreci bir yılı aşkın bir süreden beri...

Sonraki Haber

‘Musa’nın ‘m’sini kaldırsak geriye ne kalır?’-Ömer Ağın

SON HABERLER

İran: Hürmüz Boğazı eski düzene dönmeyecek

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

CHP-DEM Parti görüşmesi: ‘Milletvekili istifasını düşünüyoruz’, ‘Çerçeve yasa en geniş çerçevede olsun’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Bangladeş’te kızamık salgını: 6 haftada 113 çocuk hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Narin Güran davası görülüyor: Ağırlaştırılmış müebbet cezası talep edildi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Haşim Kılıç AYM’yi eleştirdi: AİHM’in yüzlerce kararı uygulanmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Savaşlar milyonlarca çocuğun geleceğini tehlikeye atıyor: Açlık, göç ve ölüm

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Amed Barosu, Akın Gürlek’e rapor sundu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır