TJA aktivistleri ve aileler, Ravive Kozmetik’te 8 Kasım’da yaşanan yangında yaşamını yitiren kadın ve çocukları anmak için Dilovası Meydanı’nda bir araya geldi. Polis engeline rağmen açıklama yapan kadınlar, şiddetsiz ve özgür yaşam mücadelesini sürdüreceklerini belirtti
Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), “Demokratik toplumla şiddetsiz özgür yaşama” şiarıyla Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş, Ravive Kozmetik işletmesinde 8 Kasım’da çıkan yangında yaşamını yitiren çocuk ve kadınlara adandı. Yürüyüş öncesi Dilovası Meydanı’nda bir araya gelen kadınlara, yangında yaşamını yitiren kadınların aileleri de katıldı.
Kadınlar, katledilen Kürt kadınlar Sakine Cansız, Evin Goyi, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Deniz Poyraz ve Nagihan Akarsel’in fotoğraflarının yanı sıra yangında yaşamını yitiren kadın ve çocukların, Narin Güran ile şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Rojin Kabaiş’in fotoğraflarının bulunduğu dövizleri taşıdı.
Kadınlar daha sonra yangın faciasının yaşandığı Ravive Kozmetik işletmesine doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak kadınlar polis tarafından engellendi. Bunun üzerine kadınlar, polis engelini sloganlarla protesto etti. Yangında yakınlarını yitiren aileler de, polis engeline tepki göstererek, mücadele kararlılığını vurguladı. Kadınlar, yürüyüşün engellenmesi üzerine Dilovası Meydanı’nda açıklama gerçekleştirdi.
Açıklamanın Türkçesini TJA aktivisti Güldem Doğan, Kürtçesini Ayşe Aksoy okudu.
Mirabal Kardeşler’in direniş ve miraslarına sahip çıkacaklarını belirten Güldem Doğan, Dilovası’nda 8 Kasım’da yaşanan yangına işaret ederek, “8 Kasım’da Dilovası’nda patlayan o fabrika, sadece beton duvarlarını değil; bizi yıllardır ucuz emek olarak gören düzenin maskesini bir kez daha düşürdü. Patlamada 2’si çocuk 6 kadın işçi hayatını kaybetti. Onlarla birlikte ağır yaralanan vardiya amiri Tuncay Yıldız’ın ölümüyle can kaybı 7’ye yükseldi. Kadın işçiler, düşük ücretlere, güvencesizliğe, tehlikeli koşullara mahkûm edildiği için yaşamını kaybetti. Bu denetimsizliğin, güvencesizliğin, rantın ve sermayenin kadın emeğini hiçe saymasının sonucu” diye belirtti.
‘Şiddet sistemini kabul etmiyoruz’
Kadın ve çocuk işçiliğine vurgu yapan Güldem Doğan, “Yangının ardından ilçeye çöken zehirli duman, sadece bir çevre felaketi değil; kadınların, çocukların, emekçilerin yıllardır boğulduğu sistematik bir yaşam hakkı ihlallerinin devamıdır. Sanayi kuruluşlarının denetimsizliği, rant politikaları ve bölge halkının sağlığını hiçe sayan tercihler, bugün kadınların yaşamını doğrudan hedef alan bir şiddet biçimine dönüşmüş durumda. Çocuk işçiliği, kadınların yoksulluğunu derinleştiren ve çocukları istismar eden bu şiddet sistemini kabul etmiyoruz” dedi.
Güdem Doğan, şöyle devam etti:
“Erkek egemen sistem varlığını kadınları sömürme ve baskı altına almak üzerinden kurmaya devam ediyor. 2025 yılının ilk 10 ayında 317 kadın erkekler tarafından katledildi. Bunun yanında onlarca kadının ölümü ‘şüpheli’ diye kayda geçti. Tüm cezasızlık ve sömürü politikalarına karşı eşit ve özgür bir yaşam için hayatın her alanını mücadele alanına dönüştürmeye devam ediyoruz. Kürt Kadın Hareketi olarak kadının, toplumun ve yaşamın her alanını sömürü düzenine çeviren ve dört bir yanımızın kastik katillerle çevrili bu erkek egemen sisteme karşı şiddetsiz, özgür bir yaşamı inşa edeceğiz.
Kaynak: MA








