• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Mart 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

TOHAV: Partiler ‘Umut hakkı’ için AİHM kararlarının uygulanmasından yana

17 Mart 2026 Salı - 09:37
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

‘Umut Hakkı’ raporuna dair Ankara’da siyasi parti temsilcileriyle yaptıkları temasları değerlendiren TOHAV üyesi avukat Zozan Vargün, ‘Görüşülen tüm partiler, AİHM kararlarına uyulması gerektiği noktasında hemfikir’ dedi

Toplum Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), 11 Şubat 2026’de “Umut Hakkı” raporunu açıkladı. Geçtiğimiz hafta TOHAV temsilcileri, hazırladıkları raporu Ankara’ya giderek; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve DEVA Partisi’ne rapor sundu Önümüzdeki günlerde raporun Meclis Adalet Komisyonu’na sunulması bekleniyor.

TOHAV üyesi avukat Zozan Vargün, “Umut Hakkı” raporuna dair Ankara temaslarını değerlendirdi. Zozan Vargün, “Görüştüğümüz partiler olan DEM Parti, CHP ve DEVA Partisi’nin bize dönüşü, umut hakkının uygulanması açısından AİHM kararlarına uyulması gerektiği yönündeydi. Türkiye’de 4 bini aşkın mahpus bulunuyor ve bu mahpusların geleceğe dair en azından hayal kurabilmeleri için bu kararların uygulanması gerektiği talebinde hemfikir olundu.

Dolayısıyla bizim amacımız da bu raporla birlikte mahpusun geleceğe dair hayal kurma hakkını savunmak. Son olarak, sivil toplum örgütleri olarak hepimizin temel amacı, insan haklarına uygun ve insan onuruyla bağdaşan bir hukuk düzeninin oluşturulmasıdır. Bu sadece bir kurumun değil; sivil toplumun, partilerin ve halkın birlik içerisinde dayanışma göstermesi gereken bir durumdur. Bu raporumuzla birlikte tüm sivil topluma, umut hakkını desteklemeleri ve halka bu hakkı şeffaf bir şekilde anlatabilmeleri çağrısında bulunuyoruz. Ankara’daki temaslarımızda çeşitli parti temsilcileriyle görüşme şansı bulduk, raporumuzu sunduk. Yakın zamanda Adalet Komisyonu’nda yer alan milletvekillerine de raporumuzu ayrı ayrı göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

Toplumsal adaletin sağlanması için de önemli’

“Umut Hakkı”nın sadece teknik bir ceza hukuku meselesi olmadığını, aksine insan hakları, adalet ve toplum vicdanıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyleyen Zozan Vargün, “Dolayısıyla burada mahpusun toplumsal bağlarını sürdürmesini ve kişisel değişim kapasitesini umut hakkı korumaktadır. Bu hak sadece bir mahpus için önemli değildir; aynı zamanda özellikle vurguladığımız toplumsal adaletin sağlanması açısından da kritik bir göstergedir. Bu nedenle umut hakkının tanınması önemlidir. Türkiye ve dünya ölçeğine baktığımızda, Türkiye ve Avrupa’da ölüm cezasının kaldırılmasının ardından umut hakkı ile ilişkili olarak ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin getirilmesi süreci yaşandı” dedi.

‘Abdullah Öcalan kritik bir örnektir’

2004 yılında anayasa değişikliği ile ölüm cezasının hukuken kaldırıldığını hatırlatan Zozan Vargün, “Bu gelişme, Türkiye’nin hem modern hukuk devleti standartlarına uygun bir süreci başlatması hem de uluslararası insan hakları yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından bir adım olarak değerlendirilse de ölüm cezasının kaldırılmasıyla birlikte ceza hukukunda en ağır yaptırımlardan biri olan ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin uygulanmaya başlandığını görüyoruz. Sayın Öcalan üzerinden bu durumu anlatmak gerekirse; Türkiye’de ağırlaştırılmış müebbet rejiminin getirilmesinin fiili ve sembolik örneği olarak Sayın Öcalan’ın durumunu belirtebiliriz. Bu kritik bir örnektir. Çünkü Sayın Öcalan, PKK lideri olarak 1999’da Türkiye’ye getirildi ve ağırlaştırılmış müebbet infaz rejimiyle karşı karşıya kaldı. Bu karar, ölüm cezasını fiilen ikame eden bir rejim olarak değerlendirilse de AİHM içtihatlarında, mahpusun gerçekçi bir serbest kalma umudunun ortadan kaldırıldığı bir durum olarak karşımıza çıkıyor” sözlerini kullandı.

Şartlı tahliye mekanizmalarının fiilen uygulanmadığını, tutsakların “Umut Hakkı” bakımından kaderiyle baş başa bırakıldığını söyleyen Zozan Vargün, bu durumun tutsakların uzun yıllar boyunca umutsuz bırakılması ve ölünceye kadar cezaevinde tutulması anlamına geldiğini belirtti. Zozan Vargün, şöyle devam etti:

“AİHM standartlarına baktığımızda, umut hakkı ihlali değerlendirmesi yapılırken tecrit ve izolasyondan söz ediliyor. Mahpusların özellikle yüksek güvenlikli hapishanelerde muhafaza edildiği, tecrit edildiği; sosyal iletişim, aile ile iletişim, eğitim ve çalışma haklarının kısıtlandığı görülüyor. Yine AİHM kararlarında ‘sivil ölüm’ boyutunun tartışıldığını ve mahpusun toplumsal yaşamdan koparılması nedeniyle hayatla bağının kurulamadığına dair kararlar verildiğini görüyoruz. Dolayısıyla burada sadece hukuki bir değerlendirme yapamıyoruz. Bu rejimin aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir mesaj taşıdığını, devletin bunu caydırıcılık ve politik mesaj aracı olarak kullandığını görüyoruz.”

Kaynak: JINNEWS

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Her adımda kamera: Gever gözetim altında

Sonraki Haber

Irak Hizbullahı güvenlik sorumlusu öldürüldü

Sonraki Haber

Irak Hizbullahı güvenlik sorumlusu öldürüldü

SON HABERLER

İran’da savaş 18’nci gününde: Karşılıklı saldırılar sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

38 yıl sonra soruyorum: Neden Halepçe?

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

Asimilasyona karşı Kürtçe rap

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

Kırşehir S Tipi Cezaevi’nde tutsakların tahliyeleri engelleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

90’lardan günümüze Newroz

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

Katledilmeye çalışılan Sabiha İnce: Şiddet değil işkence gördüm

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

İran, Katar’a 14 balistik füze fırlattı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır