• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Afşin Aybar

Toplumun sırtındaki hançeri çıkarmak

7 Ocak 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Afşin Aybar, Manşet, Yazarlar

Kadının komünle buluşması sonuç alıcı cins ve sınıf mücadelesi için olmazsa olmazdır. Nitekim komün, cins ve sınıf mücadelesinin hem temel örgütlenme formu hem de nihai amacıdır; bilinçlenme, örgütlenme ve öz savunmayı içerir

Afşin Aybar

Yaşadığımız dünyanın hangi ülkesine bakarsak bakalım, kadının nasıl bir şiddete maruz kaldığını, kırımdan geçtiğini görebiliriz. Fiziki şiddet, cinsel saldırılar, cinayet kadının canına kasteden pratikler oluyor. Fakat kırımın bir de moral boyutu var. Erkek-egemen kültürün kadın tanımı kadının özneliğini ciddi anlamda sınırlayan, kimi durumlarda ise bu hakkı tamamen ortadan kaldıran karaktere sahip. Bu karakteriyle, kadını yaşayan bir sömürü nesnesine dönüştüren erkek-egemen kültür kadının ruh ve düşünce duygusunu da çölleştiriyor. İstatistikler kadın katliamları ve kadına şiddet olaylarında artışın olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte şiddetin istatistiklerle gösterilemeyen manevi-ruhsal boyutu şiddetin derinliğine işaret ediyor. Kadına karşı şiddet, DAİŞ gibi çete örgütlerinin faaliyet yürüttüğü Ortadoğu ülkelerinden refah düzeyi gelişkin ülkelerdeki genç jenerasyona kadar geniş bir yelpazeye yayılmış durumda. Bunu teşvik eden kapitalist sistem cinsiyetçiliğin gelişmesine ve toplumsal gericiliğin derinleşmesine yol açıyor. Tüm bunlar dünyada yaşamı tüketiyor. Kadına ve topluma karşı savaş sistemi olarak kapitalizme rağmen dünyanın her yanında kadın mücadelesi yükselmekte ve cinsiyetçilik deşifre edilmektedir.

Kapitalist sistemin tüm uygulamalarına karşın kadın hakları konusunda verilen mücadelelerin belli kazanımları olsa da;  yeni politika ve yasalarla tahkim edilmeye çalışılan erkek-egemen sisteme karşı kadın anı anına mücadele etmek zorundadır. Erkek-egemen sistemi, aynı anlama gelmek üzere devleti korumak adına mitos üreten resmi ideoloji, kadına yönelik şiddet konusunda da ürettiği yalanlarla hükmünü icra etmektedir. Bu, kadın cinayetlerinin bir sistem politikası olarak uygulandığını gösterir; şahsi değil, politiktir. Özel savaş sistemi cinayetlerin kadının bilinçlenmesi, hak arayışı ile orantılı olarak geliştiğini dillendirebilmektedir. Oysa esasen mücadeleyle görünür kılınan kadın cinayetleri, fırsat bulduğu her an ve zeminde kadın üzerinde her türlü tasarruf hakkını kendinde gören erkek anlayışının sonucu olarak gelişmektedir. Bu anlamda kadın mücadelesi alttan alta işlenen cinayet ve uygulanan şiddeti görünür kılmaktadır. Bu nedenle şiddet ve katliam kültürünü ortadan kaldırmanın tek yolu daha fazla örgütlülük ve daha fazla mücadele olmaktadır.

Kadın örgütlülüğü ve özsavunması salt kadınla sınırlı değil, toplumsal özgürlük için de mutlak bir gereklilik olarak belirginleşmektedir. Örgütlülük ve özsavunmanın odaklanacağı temel konular vardır. Entelektüel, politik, ahlaki boyutlu görevler bulunmaktadır. Kadının tüm yönleriyle erkek-egemen sistemi çözümlemesi, yaşamda karşılaştığı pratiklerin bu sistemin arızi karakteriyle bağını kurabilmesi entelektüel görevlerin yerine getirilmesiyle ulaşılacak bir düzeydir. Hakeza, haklı olmakla birlikte mücadelede başarılı olmak için güçlü olmanın da gerekli oluşu, politik alanda yerine getirilmesi gereken görevleri ifade eder. Kimse kadınların katledilmesini savunamazken halen ve yoğun olarak kadına şiddetin gelişiyor olması, politik anlamda karşılanması gereken görevlerin önemini ifade eder. Bilinçlenerek örgütlü güce kavuşan kadın, özgürlük ahlakını inşa edecektir.

Kadını mülkleştiren erkek egemen sistem anlayışı, kadının toplumla bağını koparmış kölece bir yaşama hapis etmiştir. Kadın kölece yaşamaya mahkûm edilince, sözünden ayrı düşmüş, özüne de yabancılaşmıştır. Söz var olmaktır. Kölenin sözü olmaz. Sözden koparılınca savunmasız kalan kadın kendini çoğaltamaz duruma gelmiş, hakkında söz söyleyeni çok olmuştur. Kadının şahsına karşı gelişen tüm bu sorunlu zihniyet ve pratikler, bilinçli bir mücadelenin, özgürlük ahlakına dayalı özsavunmanın kadın ve toplum için taşıdığı hayatiyeti göstermektedir. Bu nedenle kendini savunabilen, elde ettiği düzeye de dayanarak kendiyle sınırlı kalmadan toplumsal özgürlük sorunlarına çözüm gücü olan kadın kendini savunabildiği gibi haksızlıklar karşısında mağdur olan herkes ve her kesim için savunma gücü olacaktır.

Kendini savunabilen birey başkalarını da savunabilir. Önderlik toplumsal özsavumayı gül ve diken metaforuyla ifade ederken, öz savunmanın bir değer olarak evrenselliğini vurgulamaktadır. Toplumda ahlaktan güzelliğe tüm değerlerin de böyle bir mücadele bilinciyle yaratılıp, korunduğunu ortaya koymaktadır. Kadın bu bağlamda her ne kadar yabancılaşmaya maruz kalmış olsa da toplumla kurduğu özlü bağı yitirmemiştir. Bu bağı güçlendirmek, özgür toplumun öncülüğünü yürütebilmek öncelikle apolitik kadın gerçekliğini mücadele saflarında politik bir özneye dönüştürmeyi gerektirir. Bu nedenle kadının komünle buluşması sonuç alıcı cins ve sınıf mücadelesi için olmazsa olmazdır. Nitekim komün, cins ve sınıf mücadelesinin hem temel örgütlenme formu hem de nihai amacıdır; bilinçlenme, örgütlenme ve öz savunmayı içerir.

Önder Apo, 21. yüzyılı kadın özgürlüğü yüzyılı olarak tanımlıyor. Sosyalizmin de kadın özgürlüğü ve kadın öncülüğü temelinde inşa edileceğini vurguluyor. Bu tespit ve belirlemeler erkeğin görev ve sorumluluklarını da belirgin kılmaktadır. Kadınla özgür bir yaşam birliği oluşturmak, buna engel erkek-egemen kültürün tüm özelliklerini tek bir kırıntı bırakmamacasına zihin ve davranışta yok etmek; özetle, kadınla doğru yaşayabilmek tüm erkekler için bu çağın özgürlük görevi olmaktadır.

Kürdistan’da özel savaş politikalarıyla hedef alınan genç Kürt kadınlarının günün sonunda ölüme ya da intihara itilmesi, DAİŞ’in dini retoriğine aldanıp bu yapının içine giren kadınların benzerine ender rastlanır kölelik tezgâhına düşürülmesi, özgürlüğü kapitalizmin modernizminde gören kadınların çalışma hayatında karşılaştığı mobbing uygulamaları mevcut örgütlenme ve öz savunma gücünün yetersizliğine güvenerek geliştirilen yönelimler oluyor. özsavunma gücünü zaafa uğratan temel hata ve yetersizliklerin bilinç düzeyinde yaşadığını görmek gerekiyor. Kadın bilinç ve örgütlülükle ulaşacağı öz savunma gücüyle mücadele ve yaratım potansiyellerini aktifleştirecektir. Komüne dayalı olarak gelişen öz-savunma örgütlülüğü insanlığın en temel sorununu; kadın ve erkek arasındaki toplumsal yarılmayı sona erdirecektir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Soma B santralinin
ardından A’da satılıyor

Sonraki Haber

Foza Yusif: Saldırılar iç savaş çıkarmak isteyenlere hizmet ediyor

Sonraki Haber

Foza Yusif: Saldırılar iç savaş çıkarmak isteyenlere hizmet ediyor

SON HABERLER

Zehmetkêşan ve Goran partileri Şêxmeqsud–Eşrefiye saldırılarını kınadı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ocak 2026

Kürt mahallelerine saldıran gruplar uluslararası yaptırım listesinde

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ocak 2026

İran ve isyan

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
8 Ocak 2026

Ahlaki politik toplum, komünal toplumdur

Yazar: Heval Elçi
8 Ocak 2026

Sorgulamadan gerçeğe ulaşılmaz

Yazar: Heval Elçi
8 Ocak 2026

Tanrıçadan geleneğe: Sati ateşinin dönüşümü

Yazar: Heval Elçi
8 Ocak 2026

10 Mart, Şam-DSG görüşmesi ve Halep

Yazar: Heval Elçi
8 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır