• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Şubat 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Transatlantikçilerin atağı ve medya

6 Eylül 2020 Pazar - 00:01
Kategori: Yazarlar

Ana akım medya olarak adlandırılan burjuva medyası egemen görüşe aykırı komplo teorilerine karşı hassas olduğu kadar, temsil ettikleri sermaye fraksiyonlarının çıkarlarını kollamak ve kamuoyunu manipüle etmek için hassas komplo teorileri geliştirmede ustadır. Muhalif medya üzerindeki baskıların artması, burjuva medyasının bu konuda pervasızlaşmasının da önünü açmaktadır. Dahası, Batı Avrupa’nın »demokratik konsensüsü« ile kısmen garantilenen »bağımsız kalite gazeteciliği« artık en fazla sistem alternatifinin belirlediği 20. Yüzyılın artığı olarak hafızalarda kalmıştır.

İşin üzücü yanı, muhalif medyanın da kendisine kaynak olarak burjuva medyasını eleştirisiz kullanması, manipülatif haberlerini sorgulamadan vermesidir. Konuya örnek olarak »Rus muhalif Navalny« ve »Noviçok zehirlenmesi« haberlerini ele alalım. 41 yaşındaki Navalny üniversite yıllarından beri ırkçı-milliyetçi görüşleriyle tanınıyor. Rus neofaşistleriyle sıkı iş birliği içerisinde ve 2011’den bu yana her yıl düzenlenen ırkçıfaşist »Rus Marşları« yürüyüşlerinin organizasyon komitesi üyesi. Popülerliğini yolsuzluklara karşı geliştirdiği internet kampanyası ile kazandı. Ancak bu kampanyanın pek dile getirilmeyen arka planı, Navalny ve kardeşinin kampanyayı çeşitli devlet şirketlerinde satın aldıkları hisse senetlerinin değerlerini artırmak ve kontrolü ele geçirmek için diğer ortaklarına baskı uygulama aracı olarak kullanmaları. Yolsuzluğun kol gezdiği sektörlerde hayli düşman kazandıkları biliniyor. Zaten bu nedenle FDP’li Kubicki zehirlenme haberi çıktığında, »Putin’den ziyade ticari rakiplerine bakmak gerekir« demişti. Navalny’nin zehirlendiğine dair haberlerle birlikte özellikle Almanya’da Rusya karşıtı propaganda hız kazandı. Navalny Almanya’ya getirildi ve Federal Ordunun bir laboratuvarı onun »Noviçok« maddesiyle zehirlendiğini tespit (!) etti. Ardından Nord Stream 2 boru hattının iptal edilmesi ve Rusya’ya karşı yaptırımların uygulanması talepleri dillendirilmeye başlandı, NATO işe dahil oldu.

Burjuva medyası aynı »Skripal davasında« olduğu gibi, »Noviçok« zehrinin Sovyetler zamanında üretildiğini ve bunun da Putin’in muhaliflerini zehirlediğinin kanıtlandığını yaymaya başladı. Tabii kimse bu zehrin 1990 sonrasında Batılı gizli servisler tarafından da üretildiğini belirtmiyor. Aslında iddiayı şöyle kısaltabiliriz: Putin, »büyük rakibi« Navalny’i »Noviçok« ile zehirlettikten sonra, Almanya’ya gönderilip, Alman doktorları tarafından kurtarılmasına ve bir NATO ordusunun laboratuvarında zehirlendiğinin kanıtlanmasına izin verdi. Yani Putin o kadar enayi! Burada Putin’i savunduğumuz falan yok. Asıl mesele, neden ABD’nin ağır savaş suçlarını ortaya çıkaran ve hasta olarak tecritte tutulan Julian Assange gibi birisi yerine, ırkçı-milliyetçi Navalny’nin Batı’nın »insani müdahalesine« değer görüldüğü ve bu meselenin Rusya’ya karşı saldırgan tutuma gerekçe gösterildiğidir.

Bize göre bu sorunun yanıtı açık: Almanya’daki transatlantikçi, yani ABD emperyalizmi ile birlikte hareket etmek isteyen sermaye fraksiyonları, bilhassa Rus doğal gazı yerine ABD, Suudi Arabistan veya Katar’ın likit gazını Avrupa’ya getirmek için büyük yatırımlar yapan bazı enerji tekelleri ve askerî-sınaî kompleks, Almanya’nın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını Rusya’dan karşılamasından rahatsız oldukları için Navalny olayını kullanarak atağa geçtiler. Dertleri ne Rusya’daki demokratik gelişme ne de herhangi bir insani müdahaledir. Bu arka planı görmeyen her haber, özgür medyada yer alsa da manipülasyon aracı olmaktan öteye gitmeyecektir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Demokrasi ve özgürlük cesaretli kişiliğin işidir

Sonraki Haber

Hafiflik iyidir

Sonraki Haber

Hafiflik iyidir

SON HABERLER

Til Koçer’de petrol hırsızlığı çatışması: 2 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Pakistan’da apartmanda patlama: 16 kişi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Kaçırılan Kobanêli aile fidye karşılığı serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Cumartesi Anneleri: Taleplerimiz Meclis raporunda yok sayıldı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Eşrefiyê’de savaş kalıntısı patladı: Bir çocuk yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Silêmanî’de İHA saldırısı: Komala ‘bir peşmergenin yaşamını yitirdiğini’ açıkladı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

DEM Parti İstanbul’dan halk buluşmaları: Bir barış sürecindeysek tecrit neden sürüyor?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır