• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
26 Mart 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Zafer Yörük

Trump ve İran: Tehlikeli kehanetler

26 Mart 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Yazarlar, Zafer Yörük

Amerika Birleşik Devletleri başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için İran’a verdiği süreyi beş gün daha uzattığını açıkladı. Bu, fiilen tek taraflı bir ateşkes ilanı ama ne İran ne de İsrail’den uyum mesajları gelmiş değil.

İran savaşı, başlangıçta Batı kamuoyunda yaratılan beklentilerin aksine uzayacağa benziyor. İran devleti, hava saldırıları ve suikastlarla ne yıkılıyor ne de demokratikleşiyor. Aksine, Devrim Muhafızları’nın siyasi gücü artıyor; daha otoriter ve militarist bir rejim zemini ortaya çıkıyor.

İran devleti, savaşın süresini uzatarak ve çatışmayı bölgeye yayarak uzun soluklu bir yıpratma savaşı sürdürecek kapasiteye sahip görünüyor. Ne Pentagon ne de Amerikan kamuoyu -Cumhuriyetçi seçmen kitlesi ve Trump taraftarları da dahil olmak üzere- buna tahammül edebilir. Bu koşullar Trump’a – geçici ya da kalıcı –geri adım atmaktan başka bir seçenek bırakmamış olmalı.

Trump, gazetecilere “bütün liderleri öldürdük ama çok yetkili bir kişi ya da kişilerle görüşüyoruz” mealinde konuştu. Söz konusu kişinin Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ya da Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan olabileceği söyleniyor. Ama Trump isim vermekten kaçınıyor çünkü kendi ifadesiyle “öldürülmelerini istemiyor”. Akıllara, bu kişilerin de İsrail’in suikast radarına girmesinden korktuğu gelebilir ama asıl kaygısı rejim içi bir suikast olmalı. Örneğin reformist kanat, Washington temsilcileriyle görüşüyor olabilir ama bunların İran devleti açısından bağlayıcılığı, Devrim Muhafızları ve molla vesayetini tasfiye edecek bir iç darbeyi bile gerektirebilir. Tehlikeli sular…

Öyleyse Trump’ın, siyasi rakiplerinin iddia ettiği gibi “hayalî kişilerle konuşan bir ruh hastası” değil; aksine, oldukça hassas bir kontekstin gerektirdiği sorumluluk içinde davranan bir devlet adamı olması da mümkündür: İran güç matriksinin tehlikeli koridorlarında söz konusu “üst düzey yetkilinin” kimliğinin ifşa olmaması elzemdir.

Ama Trump’ın beyan ve davranışlarının anlamı üzerine kimse bahse girme riskini göze alamaz. Bu şartlar altında rasyonel analiz yerine kehanetlere rağbetin artması kaçınılmaz. Çin asıllı Kanadalı bir tarih öğretmeni olan Xueqin Jiang’ın son zamanlarda yıldızlaşarak Batı ülkelerinde televizyon kanalları ve internet yayınlarının en popüler figürlerinden biri haline gelmesi böyle izah edilebilir.

Çinli Nostradamus’un parlayan ve sönen yıldızı

Jiang, 2024 yılının Mayıs ayında Trump’ın başkanlık seçimlerini kazanacağı ve İran ile bir savaş başlatacağı kehanetlerinde bulunmuştu. Bu tahminlerin kısa bir süre zarfında tutması, Jiang’ı dünya kamuoyunda ani bir ilgi patlamasının odağı haline getirdi. Ona göre ABD, gerileyen bir imparatorluk; yaptığı hatalı hamleler, uzak ve yakın tarihte Roma ve İngiltere imparatorluklarının gerileme ve dağılma dönemlerinde yaptıklarına benziyor. İmparatorluklar, tarihsel silsile içinde birbirlerini takiben aynı hataları tekrarlıyorlar; özellikle de çöküş dönemlerinde.

Jiang, ABD’nin İran’da yenilgiye uğrayacağı yolundaki kehanetini bu tarih okumalarına dayandırıyor. Uzun süreli bir yıpratma savaşı bekliyor ki bunun İran ve İsrail’den çok ABD’ye olumsuz etkilerde bulunması kaçınılmaz. Ve Trump’ın bir “kaçış rampası” bulması oldukça zor.

Jiang, hem Siyonist hem de evangelist Hristiyan çevreler tarafından savaşın eskatolojik bir çerçevede değerlendirildiğine dikkat çekiyor. Bu perspektife göre savaşın sürmesi, kıyamet kehanetlerinin gerçekleşmesi açısından önemlidir. Bu çevrelerin ABD yönetimiyle yakın ilişkisi, Jiang’a göre Trump’ın çıkış yollarını tıkıyor.

İsrail’in bu savaştaki asgari hedefinin İran’ı zayıflatmak olduğunu kabul eden Jiang, bununla birlikte “vadedilmiş topraklar” kavramını unutmamak gerektiğini düşünüyor. İsrail’in o coğrafyanın bütünü üzerinde yayılma hayali pek gerçekçi olmasa da Ortadoğu siyasi haritasını kendi imgesine göre yeniden dizayn etmekte olduğu yadsınamaz.

Jiang’ın kehaneti doğru çıkarsa İran savaşı sonucunda beklenen “rejim değişikliği” Tahran yerine Washington’da gerçekleşebilir. Bu noktada kritik bir adım daha atarak kaybedenin yalnızca Trump değil ABD’nin dünya hegemonyası olacağı öngörüsünde bulunuyor. İşte burada kaşlar kalkıyor.

Son günlerde Jiang’a yönelik ilgi, yerini bir kuşku ve panik atmosferine bıraktı. ‘Çinli Nostradamus’un hayat hikayesi, eğitimi, çalıştığı kurumlar vb. sorgulanmaya başladı. Konuşmaları içinde Çin’in resmi politikalarıyla örtüşen ifadeler mercek altına alınıyor; komplo teorilerine verdiği referanslar inceleniyor. Jiang’ın kehanetleri ve fikirleriyle Amerikan ve Avrupa kamuoyunu Çin Komünist Partisi çizgisinde manipüle ettiği yönünde iddialar öne çıkıyor. Bu ihtimal, birçok ana akım televizyon ve sosyal medya figürünü ürkütüyor.

Sonuçlar ve ‘kehanetler’

İran savaşı artık, ABD’nin başarısızlığı ve Trump’ın çıkış yolu ihtimalleri açısından daha çok tartışılıyor. Trump’ın tutarsız kararları, İran’ın direnci ve bölgesel aktörlerin kırılgan dengeleri, savaşın kısa vadede kesin bir sonuca ulaşamayacağı izlenimi yaratıyor. Bu belirsizlik ortamı, analitik değerlendirmelerin yerini giderek spekülatif hatta kehanet temelli yorumlara bırakmasına yol açıyor. Savaşın gidişatına paralel olarak Batı medyasında Jiang’ın yıldızının ani parlayış ve sönüş süreçlerinin art arda yaşanması, “etki ajanlığı” iddialarından çok Amerika ve Avrupa kamuoylarının tutarsız ruh hallerini yansıtıyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Savaş daha nasıl olur?

Sonraki Haber

Kürecik Üssü’nün değişken tarihi

Sonraki Haber

Kürecik Üssü’nün değişken tarihi

SON HABERLER

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: ABD ile müzakere yok

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Sellerin ve susuzluğun nedeni iklim değil, rant!

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Temkin, güven ve umut

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Ortadoğu merkezli savaş gerçeği ve halkların ortak bayramı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Kürecik Üssü’nün değişken tarihi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Trump ve İran: Tehlikeli kehanetler

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Savaş daha nasıl olur?

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır