Türk Tabipleri Birliği, protesto eylemlerindeki polis şiddetine tepki göstererek, ‘Meslektaşlarımızı faillerin cezasız kalmamaları için işkence bulgularını adli raporları ile belgelemeye davet ediyoruz’ açıklaması yaptı
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasına karşı başlayan protestolarda yaşanan polis şiddetine dair açıklama yaptı. TTB, yurttaşlara yönelik şiddet ve kimyasal gaz kullanımının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“İşkence ve kötü muamele, sadece mağdurları değil; toplumu bir bütün olarak etkileyen ağır bir insan hakları ihlalidir. Türkiye, taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve kendi iç hukuk düzenlemeleri çerçevesinde işkenceyi önlemekle yükümlüdür. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı sözleşme ve Anayasa’nın 17. maddesi, işkenceyi kesin bir dille yasaklamaktadır.
İşkence, dünyanın birçok ülkesinde devletler tarafından insanlık dışı bir cezalandırma, yıldırma-sindirme ve korku iklimi yaratma amacıyla kullanılmaktadır. Ülkemizde uzun zamandır devam eden işkence ve kötü muamele, özellikle son on gündür, basın-yayın mecralarına da yansıdığı üzere, demokratik ve anayasal haklarını herhangi bir şiddet unsuruna başvurmadan kullanmak isteyen insanlar üzerinde sistematik bir hal almıştır.
İşkencede yeni aşama
Kolluk kuvvetlerinin toplantı ve gösterilere biber gazı, basınçlı su ve plastik mermi kullanarak müdahale etmesi, yakalama ve gözaltı işlemleri sırasında başvurdukları linç düzeyinde kaba dayak, yerde sürükleme, ters kelepçe, çıplak arama, cinsel taciz vb. uygulamalar işkencede yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir.
Oysaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi barışçıl nitelikte olmayan ve yasaya uygun olarak düzenlenmeyen gösterilerde dahi polisin müdahalesinin amaçla uygun ve orantılı olması gerektiğini, bu bağlamda gaz kapsülünün göstericileri hedef alarak fırlatılmasının işkence yasağının ihlali olacağını belirtmektedir.
‘Can kaybı endişesi duyuyoruz’
İşkencenin sistematik hale getirilmesinden ve olağanlaştırılmasından, sakatlıklara ve can kayıplarına yol açacak sonuçlar doğurmasından endişe duyuyoruz. İnsan hakları ve hekimlik değerleri gereği, her türlü işkence ve kötü muameleye karşı olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.
Demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne olan inancımızla; siyasi iktidarı sistematik işkence politikasından vazgeçmeye, ihlale yol açan kişi ve kurumların açığa çıkarılması için çaba göstermeye çağırıyoruz. Meslektaşlarımızı ise faillerin cezasız kalmamaları için işkence bulgularını adli raporları ile belgelemeye davet ediyoruz.”
HABER MERKEZİ