• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Ocak 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

TUİK ve çocuk hakları temelli veri eksikliği-Ezgi Koman

1 Ağustos 2019 Perşembe - 00:14
Kategori: Yazarlar

İnsan hakları ihlallerine karşı etkili politika geliştirebilmek, o alanın mevcut durumunu iyi bilmeyi gerektirir. Örneğin; çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasını gerçekten istiyorsanız öncelikle hangi yaşta, kaç çocuğun, nerede ve nasıl çalıştırıldığını bilmeniz gerekir. Çocukların ebeveynlerinin sosyo-ekonomik durumları da, çocuk işçi çalıştırıldığı için denetlenip ceza alan iş yeri sayısı da çok önemlidir. Tüm bunları -ve daha çoğunu- bilmelisiniz ki ihlalleri yaratan gerçek sebeplerin ortadan kalkmasına dair politika üretebilesiniz.

Türkiye’de kamu adına araştırma yapan, tüm politikaları etkileyecek veriyi üreten kurum TUİK. TUİK 6 yılda bir yayımladığı çocuk iş gücü anketi sonuçlarını, son anketin üzerinden yedi yıl geçmesine karşın hala açıklamadı. Oysa kamu idaresi; geçen yılı çocuk işçiliği ile mücadele yılı ilan etmiş ve bir strateji planı oluşturmuştu. Bu plan hangi veriye göre geliştirildi bilmiyoruz ama çocuk hakları hareketinin çok uzun süredir bildiği ve dile getirdiği bir şey var: Türkiye’de çocuklara ilişkin hak temelli, etkili ve sistematik veri eksik.

TUİK geçtiğimiz günlerde, Dünya Nüfus Günü’nde Türkiye’deki doğum oranlarına ilişkin bazı veriler paylaştı. Bu veriler içerisinde çocuklar da yer alıyor. Açıklanan verilere göre Türkiye’de çocuklar hala “anne olmak zorunda” bırakılıyor. Verilere göre; 2018’de 15 yaşından küçük 167 çocuk, 15-17 yaş grubunda ise 11 bin 636 çocuk doğum yaptı.

Bir hak ihlali olan çocuk evlilikleri oranlarına bakıldığında ise geçmiş yıllara göre bir gerileme izleniyor. 16-17 yaş grubunda evlenen kız çocuklarının toplam evlendirmelerdeki oranı 2018’de yüzde 3,8. Elbette bu rakamlar sadece resmi olanlar. Kayıt dışı evlilikler ve doğumlar bu rakamlara dahil değil.

2018 yılında Ağrı; yüzde 14,8 ile kız çocuk evlendirmelerinde en üst sırada yer alırken Ağrı’yı yüzde 14,1 ile Muş ve yüzde 12,5 ile Bitlis izliyor. Kız çocuk evlendirmelerinin toplam evlenmeler içindeki oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 0,7 ile Bolu, yüzde 0,9 ile Trabzon ve Artvin.

5 Temmuz günü yayımlanan bu veriler; çocuk evliliklerinin önlenmesi amacıyla geliştirilecek politikalar açısından oldukça kıymetli. Ancak TUİK verilerinde sıklıkla karşılaşılan sorunlar burada da var: TUİK’in açıkladığı veriler sadece resmi kuruluşlara yansıyan vakalardan derlenmiş. Yani kayıt dışı evlilikleri ve doğumları TUİK’in verisinden öğrenemiyoruz. Dolayısıyla Türkiye’deki çocuk evliliklerinin sayısını ne yazık ki hala net olarak bilemiyoruz. TUİK ayrıca ayrıntılandırılmış veri de sunmuyor. Örneğin; 15 yaş altı doğum yapan -yani cinsel şiddete maruz kalan- çocukların yaşını tam olarak belirtmiyor. Bu çocukların kaçı 10, kaçı 12 yaşında örneğin, bunu da bilemiyoruz?

Sadece çocuk evliliklerinde değil çocuklara ilişkin pek çok alanda benzer şekilde oluyor. Özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuk sayılarında da, çocukluk dönemi intiharlarında da, sağlık hakkı verilerinde de… Özellikle yaş grubu istatistiklerinde; çocuklara, yani 0-18 yaş arasındaki bireylere ait veriler 18 yaş üstü bireylere ait verilerle birleşik yayımlanıyor, böylece netleşmiş veriler görünür olmuyor. Bu da çocukların yaşadıklarına ilişkin gerçek durumun belirginleşmesini engelliyor. Örneğin; karayolunda trafik kazaları verisi paylaşılıyor ama bu kazalarda yaşamını kaybedenlerin kaçının çocuk olduğunu bu verilerden öğrenemiyoruz. Cinsiyete ilişkin bir ayrıştırma yapılıyor ama yaşa ayrışmış veri ne yazık ki yer almıyor.

BM Çocuk Hakları Komitesi’nin, Türkiye’nin verdiği çocuk hakların durumu raporuna ilişkin sonuç gözlemeleri ve tavsiyelerinde de bu konuya değiniliyor. Her ne kadar bu tavsiyelerin üzerinden 7 yıl geçmişse de, gözlemler de tavsiyeler de geçerliliğini koruyor.

Komite 2012 yılında çocuklara ilişkin veri eksikliği ile ilgili kaygılarını şöyle ifade etmişti: Komite; Türkiye’de; çocuk yoksulluğu ve iyi olma hali, çocuk işçiliği, engelli çocuklar, zarar ve risk davranışları gibi alanlara yönelik yetersiz veriler hakkında kaygılarını sürdürmektedir. Ayrıca, Taraf Devletteki tüm çocukların haklarından eşit faydalanmalarını izlemeye yardımcı olacak cinsiyet, coğrafi konum, etnik ve sosyo-ekonomik altyapı şeklinde ayrıştırılmış veri eksikliğinden kaygılanmaktadır.

Komite’nin bu kaygılarını giderecek önerileri arasında ise “düzenli ve güncel veri sağlayacak, çocuk hakları politikalarını izlemeye olanak yaratacak, tüm çocukların durumlarına ilişkin analizi kolaylaştıracak yaş, cinsiyet, coğrafi konum, etnik ve sosyo-ekonomik altyapı gibi bölümlere ayrılmış bir veri sistemi” yer almıştı. Yani yapılması gereken yine çok açık…

Evet, devletlerin insan hakları yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için insan hakları ihlallerini inkâr etmemesi; gerçek, anlamlı ve hak temelli verilerle durumu ortaya koyması gerekiyor. Bu anlamda Türkiye’de sadece TUİK’e değil, tüm kamu idaresine önemli görevler düşüyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

73. Ferman: Bir düşünün-Azad Barış

Sonraki Haber

Kontrollü nefret

Sonraki Haber

Kontrollü nefret

SON HABERLER

Kürtler Rojava için ayakta: Hewlêr’de yüzler ABD Büyükelçiliği’ne yürüdü, Silêmanî’de halk Rojava’ya gidecek

Yazar: Yeni Yaşam
20 Ocak 2026

AB’den Suriye için ateşkes çağrısı: Tüm askeri faaliyetler derhal durdurulmalı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Ocak 2026

Şara ve Trump telefonda görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ocak 2026

HTŞ’ye bağlı çetelerin Rojava’ya saldırıları sürüyor: DSG-YPJ ve halk direniyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ocak 2026

TCŞ’den çağrı: Kobanê ruhu ile Rojava’yı savunalım

Yazar: Bedri Adanır
19 Ocak 2026

DSG direniş çağrısı yaptı: Birleşin, işgalcilerin sınırlarını yıkın, direniş mücadelesine katılın

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ocak 2026

Korku ve konfor çağında emperyalist saldırı

Yazar: Aziz Oruç
19 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır