• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Şubat 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Tutarlı ‘Yeşil Kapitalizm’…

11 Ocak 2020 Cumartesi - 23:00
Kategori: Yazarlar

Yeni AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’i yakından tanıyanlar, onu “tutarlı siyasetçi” olarak nitelendirmekten geri kalmıyorlar. Sahiden de Von der Leyen siyasete girdiği ilk günden bugüne siyasi çizgisinden, yani farklı sermaye fraksiyonlarının sözcülüğünü yapma ve çıkarlarını savunma çizgisinden taviz vermedi. Bunu yaparken de rafine burjuva demagojisini kullanmaktaki becerilerini geliştirdi. İşbaşına getirildiği yeni görevinde ise bu konuda ne denli ustalaştığını kanıtlayacak gibi görünüyor.

Von der Leyen’in ilk icraatlarından birisinin sözde “Green Deal” olması o yüzden boşuna değil. Dünya çapında yaygınlaşan ve özellikle Avrupa’daki toplumsal rıza üretimini önemli ölçüde tökezletme-zorlama potansiyelini taşıyan iklim hareketi, iklimi koruma iddiasıyla Avrupa’daki sermaye güçlerine nefes aldırtacak yeni bir büyüme stratejisinin kılıfı hâline getirilmeye çalışılıyor.

Avrupa toplumlarıyla ekolojik temelde bir anlaşma yapılıyor görüngüsünü telkin eden “Europeen Green Deal”, yakından bakıldığında ekolojik kaygılarla karbondioksit salınımını azaltacak bir adım olmaktan ziyade, süregiden birikim krizinden, Avrupa’daki toplumsal çoğunluğun ve dünyanın yoksullarının sırtına kene gibi yapılmış olan bankaların ve tekellerin lehine çıkma çabası olarak okunabilir.

Plan, Avrupa’yı 2050 yılına kadar “nötr iklime sahip ilk kıta” yapmayı hedefliyor. Bunun için ilk adımda 100 milyar Euro’luk bütçe öngörülüyor. Bütçe için gerekli olan paralar vergi mükelleflerinin ve çalışan sınıfların sırtlarından, sosyal bütçelerde yapılan kısıtlamalarla toparlanacak. Yapılacak yatırımlar ise elbette ekolojik felaket mağdurlarını korumak için değil, Avrupalı tekellerin, bilhassa büyük otomotiv ve enerji tekellerinin iklim koruyucu modern teknolojilerde dünya liderleri olmaları için kullanılacak. Ki bu da AB’nin, dolayısıyla Alman emperyalizminin siyasi-askeri dünya düzen koruyucusu olma hedefleriyle bire bir örtüşmekte.

Bu açıdan “Green Deal” devasa bir yeni sübvansiyon programı olarak da görülebilir. Örnek anahtar kelimelerden birisi “E-Mobilite”, yani elektronik motorlu otomobil üretimidir. Bir tarafta “E-Mobilite” için yaşamsal önem taşıyan lityum-iyon akülerine gereken hammaddeler örneğin Afrika ülkelerinin kaynakları sömürülerek elde edilirken, diğer taraftan da “kirli enerji üretimi” bu ülkelere transfer edilecek. Aynı zamanda AB’ne yönelik ihracata CO2-Gümrük Vergileri getirilerek, Avrupa sınırları “kirli enerji üreten” ülkelerin ürünlerine kapatılacak. Gerektiğinde de Avrupa’nın sınırları, dünyanın muhtelif bölgelerinde “temiz enerjili” motorları olan panzerler ve savaş gemileriyle korunacak (!). Avusturya’da geçen hafta oluşturulan Muhafazakâr-Yeşiller Hükümeti bu politikalara nasıl toplumsal rıza alınabileceğine bir nebze ışık tutmaktadır.

İklim felaketine yol açan nedenleri ortadan kaldırmadan, karbondioksit salınımını yoksul coğrafyalara taşıyarak, ekolojik krizlerin çıkmasına neden olan yayılmacı-emperyalist politikalara, savaşlara devam ederek belki “Yeşil Kapitalizmin” tutarlı bir biçimde “temiz” birikim süreçleri yaratmasına yardımcı olunabilir, ancak nasıl rüzgârlar, yağmurlar sınır tanımıyorlarsa, iklim felaketleri de sınırlandırılmaya izin vermeyecektir.

Netice itibariyle kapitalizmin “yeşili” de kendisi gibi zehirlidir. Küresel iklim hareketinin haklı talepleri kanımızca egemenlerin insafına bırakılamayacak derecede ivedi çözümler beklemektedir. Yeşil’i kızıla büründürme, e tabii, kızılı da yeşillendirme zamanı çoktan gelmiştir…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Özgürlük, hakikatin birleşik kudretidir

Sonraki Haber

Biz değil şirket gönderiyor!

Sonraki Haber

Biz değil şirket gönderiyor!

SON HABERLER

İçişleri Bakanı: Süreci sabote etmeye kalkışanlara müsaade etmeyeceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

‘Rojava’da hakların korunması için uluslararası denetim mekanizması şart’

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Sudan’da pazar yerine İHA saldırısı: En az 28 kişi öldü

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Gazeteciler Öznur Değer ve Osman Akın’ın ilk duruşması görüldü

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Nijerya’da Lassa ateşi salgını: 31 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

İliç davası öncesi adalet çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Kobanê’de kuşatma sürüyor: 600 binden fazla kişi tehlike altında

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır