Yeni yılın (2026) ilk gününde kaybettiğimiz Özgür Basın’ın devrimci öncüsü Hüseyin Aykol’un yıllarca emek verip hazırladığı ‘İçeriden’ köşesi, bundan sonra Nuray Çevirmen tarafından haftalık olarak devam ettirilecektir. Gerek Hüseyin Aykol hocamızın anısını yaşatmak gerekse de tutsakların sesi olmak için hapishanelerdeki sorunları kamuoyuna duyurmaya devam edeceğiz
İçeriden
İzmir Buca 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutulmakta olan Celal Önkoyun 05 Ocak 2026 / 7 Eylül 2025 tarihli 2 mektup yazdı. Bir mektupta Özgür Tutsak adına imzalanmış ve mektuplarında şöyle diyor: “On yılların basın emekçisi, özgürlük mücadelesinde dostumuz, tutsakların dışarıdaki sesi Hüseyin Aykol’u kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu vesile ile çalışma arkadaşlarına, ailesine ve halkımıza başsağlığı diliyoruz. Kuyu tiplerine karşı açlık grevleriyle direnenlerin sesini de köşesinde en çok paylaşan, bir yanı hep içeride olan Aykol Abiyi unutmayacağız. Mücadelesi boşa gitmedi, gitmeyecek.”
Celal Önkoyun hak ihlallerini aktardığı bölümde de şöyle diyor: “Adalet Bakanlığı’nın 45/1 Sayılı Genelgesiyle haftalık sohbet hakkımız, 10 saat olarak tanınmışken 4 saat olarak uygulanıyor. Kitap yayın hakkımız keyfi biçimde sınırlanıyor. 20’den fazla kitap bulundurma yasağı nedeniyle eğitim-üretim çalışmalarımız sekteye uğruyor. Postayla gelen süreli yayınlar “Hediye Yönetmeliğine uygun değil” denilerek verilmiyor. AYM kararları tanınmıyor. Deniz Şah’a posta yoluyla gelen Kaldıraç Dergisi bu gerekçeyle verilmedi. Resmi evrak dışında fotokopi yasak. Bu nedenle çalışmalarımızı yayınevlerine ve arkadaşlarımıza gönderemiyoruz. Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü arkadaşımız Deniz Şah havalandırmadan yalnızca 2 saat yararlanılarak ayrımcılığa maruz bırakılıyor, diğer tüm ağırlaştırılmış müebbetlikler 3 saat çıkıyor.
Tedavi haklarımız hücre tipi ring araçları ve kelepçeli muayene dayatmalarla gasp ediliyor. Deniz Şah’ın 12 Aralık’taki diş hastanesi sevki, hücre tipi ring nedeni ile 26 Aralık’taki sevki de kapı altında jandarmanın sayarak arama dayatması ile engellendi. Oturma eylemi ile protesto ettiği için bekleme odasında 1 saatten fazla soğukta bekletildi. Bu mağduriyetini dile getirdiğinde de “Onu suç duyurusunda ekle” diyerek alay edildi. Latif Ahmetmollaoğlu, Gökhan Gündüz, Mulla Zincir’in hastane sevkleri 15 Ekim’de hücre tipi ring dayatması ile engellendi. Gökhan Gündüz’ün 1 Ekim, Mulla Zincir’in 18 Eylül ve 30 Eylül tarihli hastane sevkleri de engellenerek tedavileri geciktirildi. Tüm hastane sevklerinde, nezarete muayeneye götürülüp getirilirken ikinci kelepçe ile jandarmaya kelepçeleme uygulaması sürüyor. Sloganla durumu protesto ettiğimizde de engellemeye, koşmaya zorlama çabalarıyla karşılaşıyoruz.
Ayda 3 kez arama yapılıyor ve aramalar talana çevriliyor. 5 Eylül ve 21 Kasım’da yine talan ve taciz aramaları oldu. 21 Kasım’da talana son verilmesini isteyen bir tutsağa, bir gardiyan üzerine yürüyerek hakaret etti. Hak arama talep direniş ve protestolarımıza disiplin cezaları veriliyor. El işi boncuk tezgahı ve tığlara el konuldu, parayla satın aldığımız ip ve boncukları kullanamıyoruz.
Disiplin kurulu Başkanlığı kararıyla kuyu tipi hapishanelere karşı açlık grevleriyle dayanışma amaçlı açlık grevlerimize bir ay etkinlik men, 9 kişiye toplam 24 ay disiplin cezasıyla ziyaretten men cezası verildi. Aynı 9 kişiye “uygunsuz hareket” maddesinden toplam 9 ay “ücretli çalışmadan men” cezası verildi. Yine talan aramasına karşı çıktıkları için Gökhan Gündüz’e 1 gün hücre cezası, Dursun Kaş ve Mulla Zincir’e 1’er ay ziyaretten men cezası verildi. Gökhan Gündüz’ün, el işi 2026 takvimi üzerindeki çizim sakıncalı bulunup engellendi. 31 Ekim 2025’te içeri girmeme eyleminde Mulla Zincir’e tekme atıldı ve 1 Aralık 2025’teki eylemde kafası ve kulağı kapının çarpmasıyla yaralandı. Götürüldüğü Yeşilyurt Devlet Hastanesi’nde acil polikliniğinde kelepçeli muayene dayatıldı. 1 saat o halde ring aracında soğukta bekletildi. Doktor, kelepçeyi açmaya ancak İl Sağlık Müdürlüğünden gelen telefonla ikna edildi. 27 Kasım 2025 tarihinde içeri girmeme eyleminde, kollarımız hücre penceresinin demir parmaklıklarından zorla dışarı çıkartılmak üzere ellerde ve kollarda yaralanmalar oldu. Gökhan Gündüz’ün Adana F Tipi Cezaevine gönderdiği iki öyküye içinde geçen birer cümle için Adana F Tipi Hapishane idaresi şikayetiyle savcılık tarafından soruşturma açıldı.
Kantinde satışı yasaklanan bulaşık eldiveni, yara bandı, para bandı, pirit, daksil, kâğıt ve bıyık makası, çay kaşığı gibi malzemelere yemek kaşığı da eklendi. Kantinde satılan birçok ürün, açık hapishanelerde kalan tutuklu ve hükümlerin asgari ücretin yarısı bile olmayan bir ücretle çalıştırılması ile üretildiği halde marketlerdeki muadilleri ile aynı fiyatla satılıyor. Hapishanelerde hizmet sunumunun 7/24 olduğuna dair Yargıtay İçtihadında olmasına rağmen, “yeni yıl sayımı” gerekçesiyle 22 Aralık 2025- 5 Ocak 2026 arasında kantin satışı yapılmadı ve üç haftalık alışverişte stok yapılması dayatıldı.
Kuyu Tipi Hapishanesini protesto ettiği için tutuklanan Gökhan Çoban, 26 Aralık 2025’ten beri kafesli bir hücrede tek başına tecrit ediliyor, yanımıza geçme talebi kabul edilmiyor.
Taziye mektupları
Samsun-Bafra T Tipi Cezaevi’nde tutulmakta olan Haydar Demir, 11 Ocak 2026 günü yazdığı mektubunda şöyle diyor: “Hüseyin Aykol’un ölüm haberini üzüntüyle gazeteden öğrendim. Öncelikle ailesine ve çalışma arkadaşları olan sizlere başsağlığı diliyorum. Hastaneye kaldırıldığında da mektup yazmıştım ama sanırım koma halinden çıkamadı.
Bildiğiniz gibi uzun yıllardır gazetenizi ve Evrensel Gazetesini okuyamıyoruz. Yasal mevzuat değişikliklerinden sonra dergilere dahi ulaşamıyoruz. 16 yıl Sincan 1 no’lu F Tipinde kalmıştım. Bildiğiniz gibi 2016 yılında neredeyse kampüsü boşalttılar. 9-10 yıldır Bafra’dayım ve Ankara’ya tekrar sevk için çok uğraştım ancak gerçekleşmedi.”
***
Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulmakta olan Harun Pala, 12 Ocak 2026 tarihli, Hüseyin Aykol için yazdığı taziye mektubunun bir kısmında şöyle diyor: “Değerli basın emekçileri, kuşkusuz sorunlarımız var. Bu hususları ileride aktaracağız. Ancak biz bu faksımızı baş sağlığı dileklerimizi iletmekle sınırlı tutmak istiyoruz. Verdiğiniz adrese bundan sonra yazalım mı? Hüseyin Aykol arkadaşın vefatından sonra ne yapmamız gerektiği hususunu paylaşırsanız seviniriz.”
***
Adres: Nuray Çevirmen Aykol
Posta Kutusu: 91
Yenişehir/Ankara
Mektubu gelenler:
Celal Önkoyun – Buca 2 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Haydar Demir – Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi
Harun Pala – Bodrum S Tipi Kapalı Hapishanesi
Taziye mektupları:
Abdulvahap Kavak – Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Mehmet Akpolat – Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Hayati Deniz Kaytan – Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Enes Taşkın – Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Bahattin Salhan – Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Haldun Kılıç – Yozgat 2 Nolu T Tipi Kapalı Hapishanesi
Behrüz Şücayi – Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi
Ferhat Kaya – Ereğli Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi
İsmet Karak – Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi
Bülent Parmaksız – Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Nazmi Gür – Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Resul Kocatürk – Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi
Mahsum Arslan – Çarşamba S Tipi Kapalı Hapishanesi
Yusuf Kenan Dinçer – Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi
Zeynep Avcı – Erzincan Kadın Kapalı Hapishanesi
Nuri Keleş – Erzincan L Tipi Kapalı Hapishanesi
Muhammed Kaya – Erzincan Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi









