• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Vahap Coşkun: Birlik Kürtler için siyasal ve hukuki kazanımların kapısını aralayacak

9 Şubat 2026 Pazartesi - 09:59
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

Rojava saldırılarıyla birlikte ortaya çıkan Kürt birliğine dair konuşan Akademisyen Vahap Coşkun, ‘Birlik hissiyatını güçlendirecek bir dil kullanmak, Kürt’ün hakkı, hukuku tehlike altına girdiğinde buna ortak bir demokratik tepki göstermek, her yerdeki Kürtler için hem siyasal hem hukuki açıdan bir takım kazanımların kapısını aralayacaktır’ dedi

HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’nin desteklediği paramiliter grupların Rojava’ya saldırılarının 4 parça Kürdistan ve diasporadaki Kürtleri aynı tepki etrafında birleştirmesi, yıllardır arzu edilen ama partilerin gerçekleştiremediği Kürt ulusal birliğini yeniden gündeme getirdi. Rojava’da meydana gelen saldırıların Kürtler arasında ulusu aşan bir kamusallık olduğunu söyleyen Akademisyen Vahap Coşkun, dünyanın herhangi bir yerinde Kürtlere yönelik bir yönelme olduğunda, Kürtlerin hakları tehlike altına alındığında; buna karşı net bir tepki gösterdiğini kaydetti.

Vahap Coşkun, Suriye’ye dönük saldırılarla birlikte Kürtlerin Êlih, Amed gibi kentlerin yanı sıra Duhok, Zaxo, Hewler ve Avrupa’da da yürüdüğünü hatırlatarak, “Dolayısıyla bu bir Kürt hissiyatının ciddi manada gerçekleştiğini ve bunun sınır aşan bir boyuta geldiğini teslim etmek durumundayız” dedi.

‘Kürt olgusu var’ 

Siyasal alanda da bunun etkisinin görüldüğünü dile getiren Vahap Coşkun, Türkiye’deki Kürt siyasetçilerin saldırılara karşı net tavırlarını ortaya koyduğunu ve taleplerini dile getirdiğini kaydetti. Aynı zamanda Federe Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bütün aktörlerinin de Suriye konusunda son derece hassas bir tavır sergilediğini belirten Vahap Coşkun, “Hatta Suriye’deki Kürt aktörlerin kamusal alana açılma, diplomatik alana açılmasında da son derece kolaylaştırıcı bir rol oynadılar. Örneğin Mazlum Ebdi Duhok’ta yapılan bir güvenlik toplantısında kendi perspektifini net bir şekilde açıklama imkanı buldu. Yine Mesut Barzani Suriye’deki aktörlerle birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye Özel Temsilcisi ile görüşme yaptı. Dolayısıyla böyle bir Kürt olgusu var. Yani Kürtlük hissiyatı üzerinde birleşen bir, durum var. Siyasetin bundan sonraki süreçte bunu desteklemesi gerekiyor. Elbette ki siyasal partilerin farklı fikirleri, hayat görüşleri, programlar olabilir. Bu doğal. Ama bu birlik hissiyatını güçlendirecek ortak çalışmalar yapmak gerekiyor. Kongreler, sempozyumlar düzenlemek, bu konuya yönelik araştırmalar yapmak zannediyorum bundan sonraki süreçte en önemli gündem maddelerinden bir tanesi olacak” ifadelerini kullandı.

‘Birliği güçlendirmek kazanımların kapısını aralayacaktır’

Suriye’de böyle bir birlik hissiyatının ortaya çıkmasının, Şam hükümeti ile yapılan görüşmelerde Suriye Kürtlerinin elini güçlendiren unsurlardan bir tanesi olduğunu dile getiren Vahap Coşkun, “Dolayısıyla örneğin ‘Irak Kürdistan Bölgesi’nden gelen Suriye’deki Kürtlere yönelik bir ihlali kendimize yapılmış sayarız. Oradakileri kardeşlerimizi korumak için elimizden geleni yaparız’ şeklindeki bir tavır sadece moral bir takviye değil; aynı zamanda siyasal alanda da müzakere yaptığınızda elinizi güçlendiren unsurlardan bir tanesini oluşturuyor. Dolayısıyla bu birlik hissiyatını güçlendirecek bir dil kullanmak, herhangi bir şekilde bir Kürt’ün hakkı, hukuku tehlike altına girdiğinde buna ortak bir demokratik tepki göstermek, her yerdeki Kürtler için hem siyasal hem hukuki açıdan bir takım kazanımların kapısını aralayacaktır” diye konuştu.

‘Önemli olan diğer Kürtlerin arkasında olduğunu hissetmektir’

Her yerdeki Kürtlerin taleplerinin bir birinden farklılaştığına dikkat çeken Vahap Coşkun, “Örneğin Irak’taki Kürtlere baktığınızda orada merkezi hükümet karşısında daha fazla yetkilerini elde etmeleri yönünde bir talep var. Türkiye’deki Kürtlere baktığınızda, bir taraftan bu çözüm sürecinin gereklerinin yerine getirilmesi, silahsızlandırmanın sağlanması, ama beri tarafta eşit vatandaşlığın tanınması, yerel yönetimlere daha fazla yetkinin verilmesi, kültürel hakların tanınması yönünde talepler var. Suriye’ye baktığınızda şimdiye kadar 10 Mart Antlaşması üzerinden yürütülen birtakım müzakereler vardı. Şimdi ise 30 Ocak Antlaşması üzerinden yürütülen müzakereler var. Dolayısıyla her bir ülkede yaşayan Kürtlerin, oranın sosyolojik ortamına, siyasal durumuna, içinde bulunan konjonktüre bağlı olarak taleplerin birbirinden ayrıştığını veya farklılaştığını görebiliyoruz. Önemli olan bu talepler konusunda ortak bir Kürt hissiyatının olmasıdır, dile getirilmesidir. Yani Türkiye’deki Kürtler birtakım talepte bulunduğunda diğer Kürtlerin bunu desteklemesi, Suriye’deki Kürtler bir müzakere masasına oturduğunda diğer Kürtlerin kendilerinin arkasında olduklarını hissetmeleri, hiç kuşkusuz bu aktörler açısından son derece olumlu bir işlevi görecektir” şeklinde konuştu.

“Her taraftaki Kürt’ü birbirine bağlayan bir Kürtlük kamusallığı, Kürtlük bilinci var. O nedenle ben birliğin geriye evirileceği, daha kötü bir noktaya gideceğini düşünmüyorum” diyen Vahap Coşkun, gerek siyasal alandaki işbirliklerinin artmasıyla, gerek farklı ülkelerdeki Kürtlerin, sivil toplum kuruluşlarının birlikte işbirliği yapmaları ve ortak platformlarda buluşmalarıyla bu birlik hissiyatının daha da güçlendirileceği kanaatinde olduğunu belirtti. Vahap Coşkun, bu noktada eskisinden daha iyi bir tablonun olduğunu sözlerine ekledi.

Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel – Fethi Balaman \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Epstein belgelerinde adı geçen Norveçli Büyükelçi istifa etti

Sonraki Haber

Meral Danış Beştaş: Abdullah Öcalan özgür olmalıdır

Sonraki Haber

Meral Danış Beştaş: Abdullah Öcalan özgür olmalıdır

SON HABERLER

2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (I)

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Sobanın parlaması sonucu yaralanan çocuk yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Türkiye’nin nüfusu 86 milyonu aştı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Buca Belediyesi işçileri tekrar iş bıraktı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Zarokistan kreşlerinde ‘Sêva Mêxekrêj’ etkinliği

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

İran’da Reform Cephesi Başkanı Azer Mansuri gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

EŞİK gönüllüsü: Taliban politikaları benzer uygulamaları meşrulaştırıyor

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır