Wan’da dolandırıcılar tarafından kandırılarak banka hesaplarını kullandırtan lise çağındaki yüzlerce genç, büyük cezalarla karşı karşıya kaldı
Wan’da dolandırıcıların “kara para aklama”, “şantaj” gibi yasal olmayan yollarla elde ettikleri parayı aklamak ya da suç delilerini yok etmek amacıyla para vaadinde bulunarak, banka hesaplarını kullandığı lise çağındaki yüzlerce genç, ağır cezalarla karşı karşıya kadı. Bazı gençler, hesaplarını birden çok kez kullandırtması ve her bir kullanım için ayrı ayrı ceza istenmesi nedeniyle ömürlerini cezaevinde geçirme riskiyle yüz yüze kalmış durumda.
Organize suç örgütlerinin ağına takılan gençlerden biri de O.Z. Başkasına şantaj yaparak para alan bir kişi tarafından hesabı kullanılan O.Z., şimdi hapis cezası riski altında. O.Z. hakkında hazırlanan iddianamede, müşteki H.K.’nin sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişi tarafından görüntülü konuşma sırasında kayda alındığı, ardından bu görüntülerin yakınlarına gönderileceği tehdidiyle 5 bin TL para göndermeye zorlandığı belirtildi. Paranın, şüpheli O. Z. adına kayıtlı IBAN hesabına yatırıldığı, sonrasında farklı numaralardan aranmaya devam edilerek yeniden para talep edildiği kaydedildi. Yapılan soruşturmada aramalarda kullanılan GSM hatlarının yabancı uyruklu kişiler adına kayıtlı olduğu, “açık hat” olarak bilinen ve başkaları adına çıkarılan hatların suçta kullanıldığı kaydedildi. Savcılık, söz konusu olayda şüpheli O. Z.’nin görüntüleri hukuka aykırı şekilde kaydettiği ve tehdit yoluyla para aldığı gerekçesiyle “şantaj” ve “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Bazı şüpheliler hakkında ise yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
‘Farkında olmadan mobil bilgilerini bu suç şebekelerine teslim ediyorlar’
Organize suç örgütleri tarafından kullanılan 100’e yakın gencin avukatlığını üstlenen Rojhat Özgökçe, Türkiye ve bölgede binlerce gencin organize suç örgütleri tarafından dolandırılarak mahkemelerde yargılandığını ifade etti. Rojhat Özgökçe, ” Özellikle lise ve dershane çağındaki gençler bir takım suç şebekeleri ve dolandırıcılar tarafından türlü vaatlerle iradeleri de sakatlanarak tuzağa düşürüyorlar. Çoğu zamanda, ‘Sadece yardım et, benim IBAN’ım problemlidir, senin IBAN’ına para gelecek o parayı bana iade eder misin?’ şeklinde kimi zaman 3-5 bin TL’lik vaatle, kazanç vaadiyle ya da hesap hareketlerin canlı olsun, teşvik alırsın gibi aldatmacalarla, yalanlarla kandırıyorlar. Bazen de, çok daha masumane taleplerle bu gençler bir şekilde farkında olmadan mobil hesaplarını, mobil bilgilerini bu suç şebekelerine bir şekilde teslim ediyorlar. Hukuki açıdan kişiler bu defa sorumluluk altına giriyorlar. Mesela TCK madde 158’de ki nitelikli dolandırıcılıktır, kara para aklamadır. Yargı kararları, savcılık uygulamaları, ‘Kandırıldım’ şeklindeki bir savunmayı kabul etmiyor. Burada oluşan bir mağduriyet olmasına rağmen kanunda bu yönlü bir boşlukta var” ifadelerini kullandı.
‘Yüzde 20 engelli kişi birkaç dosyadan ceza aldı’
Epilepsi ve yüzde 20 engelli olan bir müvekkilinin bugüne kadar 13 dosyası bulunduğunu ifade eden Rojhat Özgökçe, mağdur olan gençlerin mahkemelerde yargılanarak cezalandırıldığı söyledi. Rojhat Özgökçe,”Bizim bir müvekkilimiz engelli, epilepsi hastası, görme bozukluğu var, yüzde 20 görüyor. Onlarca dosyadan yargılanıyor, Şuanda 12-13 dosyası var. Bir kaç dosyadan da ceza aldı. Yerel mahkeme bütün delillere rağmen ceza hükmetti. Şebeke elemanları da çoğunlukla yargılanmıyorlar. Hatta komik bir şekilde dosyalara tanık olarak ekleniyorlar, tanık olarak ifadelerine başvuruluyor. Ya da haklarında açılan davalarda kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyor. Bu 3 yıldan 10 yıla kadar bir hapis cezası söz konusu. Ve her işlem için ayrı bir ceza olduğu için üst üste yüklendiği zaman bir gencin bütün geleceği ipotek altına alınmış oluyor. İnfaz uygulaması ile birlikte değerlendirdiğimizde toplamında aldığı ceza neredeyse kasten adam öldürme suçundan yatacağı süreyle eşdeğer. Bu cezayı alan gençlerimiz de var” ifadelerini kullandı.
Rojhat Özgökçe, “Biz bölgedeki ailelerimize ve ülkemizdeki ailelere de bir çağrı yapıyoruz; bu gençlere sahip çıkmamız gerekiyor. Gelen her mesaja, her masumane talebe çok kanmamaları gerekiyor, sorgulamaları gerekiyor. Çünkü erken müdahale durumunda, suçun önlenmesi durumu da söz konusu olur. Erken müdahale suçun önlenmesini sağlar. IBAN’ını kullandıran kişiler, dolandırıcılık zincirinde tespit edilen tek kişi oluyor ve tanımadıkları kişiler yüzünden hukuki sorumluluk altına giriyorlar. Bu durum sadece hukuki bir mesele değil, toplumun geleceği meselesi. Özellikle lise ve üniversite çağındaki gençler suç örgütlerinin hedefinde. Bu süreçte sicilleri kirleniyor, adli kayıt oluşuyor ve mesleki hayatları ciddi şekilde zarar görüyor. Gençlerin iradeleri sakatlanarak mahkemelerde sürünür hale getiriliyorlar” şeklinde konuştu.
‘Mağdur edilen gençler ceza alacak’
Mağdur edilen gençlerin ceza alma ihtimalinin çok yüksek olduğunu bildiren Rojhat Özgökçe, “Bir müvekkilimin Afyon’da dosyası var, çünkü dolandıran şahıs Afyon nüfusuna kayıtlı. Karaman’da var, Kocaeli’de var, İstanbul’da var, İzmir’de var. Hemen hemen Türkiye’nin tüm illerinde dosyası var. Hukuk alanında da çok boşluk var. Mağdur olan gençlerin tamamının ceza alma ihtimali yüksek. Tek sorumlu mağdur olan, kandırılan gençler olduğu için bu kişilerin zararını karşılama şeklinde bir etkin pişmanlık uygulaması var, ama hiç bir sorumluluğu olmamasına rağmen aileler diğer mağdurların zararını karşılamaya zorunda bırakılıyorlar. Çünkü başka çareleri yok. Ekonomik boyutta da bir mağduriyet söz konusudur” dedi.
Haber: Zeynep Durgut – Lütfü Pala \ MA









