• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Ocak 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

Yanlış hesap Rojava’dan döner!

24 Ocak 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

Ortadoğu’nun kanlı coğrafyasında, kartlar karılıyor ve tarih yeniden yazılıyor. Şimdilerde masada Suriye var.

Kürt halkının ve halkların Rojava’da yeşerttiği umut bahçesi, emperyalist ve bölgesel hakim güçlerin ortak operasyonuyla kökünden kazımaya çalışılırken onun yerine cihatçı-selefi güçlerin denetiminde bir ‘yeni’ Suriye tahkim ediliyor.

ABD, İsrail, Türkiye ve Arap Körfez yönetimleri aynı masada, aynı haritayı, aynı “temizlik” planını konuşuyor. Hedefte Kürtler ve halkların kazanımları var.

Kürtlerin, IŞİD’e karşı direnişte bedeller ödeyen kazandığı demokratik, halkçı, kadın özgürlükçü mevzileri silinip süpürmek istiyorlar. Rojava boy hedefi durumunda. ABD’sinden İsrail’ine, Arap devletlerinden Türkiye’ye uzanan ortak tasfiye operasyonu sürüyor.

Oysa Kobanê’nin, IŞİD’e karşı destansı direnişi hâlâ hafızalarda. IŞİD’in karanlık dalgası, Kürtlerin cesareti ve enternasyonalist dayanışmayla 2014-2015’te püskürtülmüştü. Ayrıca o zafer, sadece askeri bir başarı değildi; yeni bir yaşam modeliydi.

Cephesindeki hiç kimse o direnişi unutmamalı!

Eşbaşkanlık, komünler, kooperatifler, meclisler, kadın koruma birlikleri, ekolojik ve çokkültürlü bir yönetim anlayışıyla inşa edilmek istenen yönetim biçimi çöldeki bir vaha olarak büyüyordu.

Şimdi, Suriye’nin savaşmış topraklarında, Kürt halkının ve birlikte ilerleyen halkların kendi elleriyle özgür bir gelecek inşa etme çabaları karartılmak isteniyor.

Rojava modeli, hegemonik güçlerin gözünde “tehlikeli” olarak kodlanmıştı. “Terörizm” olarak hedef seçilmişti. Çünkü bu mücadele içindeki demokratik güçler, özgün durumun yarattığı koşulların değerlendirilmesinin ötesinde ne ABD üssü olmayı kabul etti, ne İsrail’in güvenlik paradigmasına uydu, ne de Türkiye’nin “beka sorunu” söylemine boyun eğdi.

Şimdi hepsi birleşmiş halde Kürt halkına hücum ediyor.

Yıllar önce Kobanê’de yenilgiye uğramış IŞİD ve türevleri, bugün farklı bayraklar altında, aynı hesaba endekslenmiş halde Kürtlerden ve halklardan öç almaya çalışıyor. ABD, İsrail, Arap yönetimleri ve Türkiye’deki iktidarın desteğiyle Kürtlerin kazanımlarını tasfiye ederek Colani Suriye’nin yeni efendisi konumuna yükseltiliyor.

4-5 Ocak Paris oturumunda Türkiye’nin de desteklediği ABD-HTŞ-İsrail mutabakatı ile Kürtlerin kazanımlarına saldırı onaylandı. Suriye haritasından çıkarılan Golan Tepeleri’nin teslimatıyla yetinilmedi, Süveyda ve Güney’in işgal edilmiş toprakları İsrail’in korumasına verilirken, Kürtlere yönelik saldırı planı da tescil edildi.

Trump ve ABD’nin Suriye temsilcisi Tom Barrack HTŞ üzerinden bir gelecek inşa edeceklerini, Colani’ye övgüler düzerek ilan ettiler. Kürtler bir kez daha ‘süpürülmesi’ gereken “teröristler” olarak ilan edilirken, IŞİD’in ideolojik mirasçıları “yeni Suriye’nin meşru aktörü” muamelesi görüyor.

Suriye’nin Alevi ve Dürzi bölgelerinde HTŞ ve çeteler eliyle işlenen vahşet, Paris anlaşmasından sonra Halep’in Kürt mahallerinde sergilendi. Şimdi Haseke’ye, Kamışlo’ya, Kobane’ye sıçrıyor. HTŞ’in bünyesinde toparlanan tüm cihatçı selefi örgütler organize edilerek Kürtlere yönelik katliamlarda ordu olarak kurumlaştırılıyor.

Kürt halkına karşı oluşturulan bu şer ittifakının en çarpıcı yansımaları, Türkiye içindeki ortaya çıkıyor. Erdoğan-Bahçeli ekseninden, “sol” etiketli ulusalcı kanatlara uzanan geniş bir cephe var. Kürt kazanımlarının “süpürülmesi” için Colani yönetimine destek sunuyorlar.

Kürtleri, “ABD-İsrail maşası” diye yaftalayanlar, aynı anda ABD-İsrail-Türkiye-HTŞ ittifakının Kürtleri hedef alan operasyonlarına alkış tutuyor.

Bu, sadece siyasi ikiyüzlülük değil; ahlaki çöküntüdür.

ABD, Arap devletleri, İsrail ve Türkiye tarafından inşa edilen Colani başkanlığındaki “yeni Suriye”nin, İran ve Şii eksenine karşı tampon bölge ve saldırı üssü olarak tasarlandığı da sır değil. Kürtlerin kazanımlarını yok etmedeki başarılar, taktikler uçuşuyor. Ankara’nın ne büyük strateji geliştirdiğini anlatarak övünüyorlar.

Sonuç olarak; HTŞ’nin Suriye’de devletleştirilmesi, Kürt halkının bedel ödeyerek elde ettiği, dişiyle tırnağıyla koruduğu alanların gasp edilmesi üzerinden tamamlanmaya çalışılıyor.

Kürtlerin inkarı ve kazanımlarının yok edilmesi üzerinden oluşturulan şer cephesi taarruza geçmiş durumda. Fakat unutulmasın Kürtler direnen bir halk olarak bu badireyi de atlatacaktır. Kobanê bir kez daha direnecektir. Daha önce “Kobanê düştü düşecek” diyenlerin hesapları direnişle nasıl bozulduysa bu defa da bozulacaktır.

Ancak tüm bu gelişmelerin büyük riskler yarattığı görülmelidir. Kürtleri ezerek, yok sayarak, kazanımlarını gasp ederek, yaşam alanlarında esir hale getirerek kimse rahat edemez. Ayrıca askeri operasyonlarla, katliamlarla demografik değişim riskini artıran her yeni gelişme aynı zamanda başka patlama dinamiklerini de biriktiriyor.

Bu durum Suriye’nin geleceğini karanlık bir sürece sürüklerken diğer yanda Kürt kartı, jeopolitik dengeleri belirlemede daha da önem kazanacaktır. Dolayısıyla; Türkiye’nin ABD ve İsrail’in dümen suyunda Colani üzerinden şevkle sürdürdüğü manevralar, kısa vadeli kazanımlar sunsa da, içeride ve dışarıda güvensizlik tohumlarını yayarak büyütüyor. Kriz, orta vadede sadece Suriye’yi değil, Türkiye’yi de daha büyük bir kaosa sürükleyebilir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Rojava’yı savunmak

Sonraki Haber

Evindar Ararat: Kürt halkıyla ittifak yapan kazanır

Sonraki Haber

Evindar Ararat: Kürt halkıyla ittifak yapan kazanır

SON HABERLER

HTŞ-DAİŞ çeteleri Süveyda’ya bağlı Til Hedîd’i bombaladı

Yazar: Bedri Adanır
24 Ocak 2026

Evindar Ararat: Kürt halkıyla ittifak yapan kazanır

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

Yanlış hesap Rojava’dan döner!

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

Rojava’yı savunmak

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

ExxonMobil ve Chevron: ‘Yerli-Milli’ anlaşma!

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

Rojava: Alman solunda utanç verici sessizlik

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

Kürt’e düşmanlığın bedeli…

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır