Yücel’in şiiri için bir Ortadoğu şiiri diyebiliriz. Şiirindeki kültürel ve coğrafi kodlar bunu işaret ediyor. Bunu demekle bu şiir, yerel bir şiirdir demek istemiyorum. Bu şiir dünyanın dertleri ile dertlenen bir şiir. Bu açık ama şairin ayağını bastığı toprak Ortadoğu. Buradan dünyaya bakıyor
Hüseyin Kalkan
‘Onun yüzünden yazdıklarımla başım dertte.’
Böyle bir başlıkta devletle başı dertte olan bir şairin şiiri anlaşılabilinir. Öyledir de ama buradaki ‘başı dertte olma’ sanki daha geniş manada bir başı dertte olma durumudur. Müslüm Yücel’in kitabından söz ediyorum. Yücel’in şiir kitabı ‘Kahramanlık Komedyası’ geçtiğimiz yılın son çeyreğinde yayınlandı. Kitap bildiğimiz şiir kitaplarından değil. Tek tek şiirler bir bütün büyük şiirin parçaları olarak yer alıyor kitapta. Şiirler tematik olarak birbirini izleyen ve tamamlayan şiirler. Öyle olunca da okuması kolay olmayan şiirler. Belli bir kültürel, tarihi ve hatta coğrafi bilgi gerekiyor bu şiire nüfus etmek için. Yücel, bunun farkında olduğundan kitabını sonuna notlar eklemiş. Kendi sözlüğünü kendi yaratan şairler gibi. Bu açıklama notları daha çok Yücel’in kaynaklarına işaret eden bir not ve önemlidir. Yücel’in şiiri için bir Ortadoğu şiiri diyebiliriz. Şiirindeki kültürel ve coğrafi kodlar bunu işaret ediyor. Bunu demekle bu şiir yerel bir şiirdir demek istemiyorum. Bu şiir dünyanın dertleri ile dertlenen bir şiir. Bu açık ama şairin ayağını bastığı toprak Ortadoğu. Buradan dünyaya uzanıyor. Bunu Yücel’in kendisi de söylüyor. Bir soruyu yanıtlarken, Ortadoğu’nun, Ortadoğu’da Urfa’nın şiirindeki yerine dair şunları söylüyor: “Urfa, elbette ki imgelemimde doğduğum bir yer olarak hayatımı etkilemiştir; on sekiz yıl burada yaşadım ve burayla, ruhsal bağım kopmadı. Burada düğünlere gitmedim. Burada sevdiğim ölüler vardı. Çocukluğum burasıdır ve en büyük hazinem de burada saklıdır ama ne bu hazinenin yerini biliyorum ne saklı olanın ne olduğunu…” (Hicran Aslan, “Kahramanlık Komedyası” Üzerine Müslüm Yücel’le Söyleşi, P@rşömen)
Öte yandan Yücel’in kaynakları sadece Ortadoğulu değil, hem şiirleri hem Yücel’in kitabının sonuna koyduğu ‘Kahramanlık Komedyası ile ilgili kısa, dağınık notlar’ Yücel’in, ne kadar geniş kültürel bir coğrafyada dolandığını ve hangi kültürlere bulaştığını gösteriyor. Yücel’in şiirinde bir zirveyi teşkil eden bu kitap yedi bölümden oluşan tek bir şiir gibi. Bu yazıyı Yücel’in bir şiirinden bir parça almak istiyorum buraya. Bu şiir Kahramanlık Komedyası’nda nasıl bir şiirle karşılaşacağımızı da gösteriyor:
“Derinlerde yatan ruhum ben, ışık derler bana
Yıldızları tedirgin eder bakışlarım, dünya solurum
İnsanlar benim göğümde mutludur, ben yoksam yoktur onlar;
Birer taş, kendini emen bir bitki, bir hayvandan farksızdırlar
Uçar gibi yürürüm, dudaklarım zenginlik taşır
Ve yalnızca benim varlığımdır
Tanrı’nın varlığı karşısında dik duran
Ve insanlar bana sarılarak varır Tanrı’ya
Bensiz dünya ve bütün canlılar çöl gibi yalnızdırlar.”
(Kimim ki ben. s. 69)
Başı dertte olma hali
Kitap yedi bölümden veya yedi kitaptan oluşan tek bir şiir gibi. Yazıyı bitirmeden başlıktaki ‘başı dertte olma’ ile ilgili Yücel’den bir alıntı yapmak istiyorum. Sanki bu Yücel’in yazdıklarının ne ve nasıl olacağını belirliyor. Alıntı şöyle:
Beni korkutan her yerde karşıma çıkandır. Doğrusu her yerde karşıma çıkan ve benimle ilgili benim bile unuttuğum şeyleri hatırlatan biri gerçekten var mı yok mu, bilmiyorum; kitaplarımın arasında ona rastlıyorum. Yolda onunla yürüyorum, televizyonda onu izliyorum, hep o… Mürekkebine su katmış yazarlar aklıma geliyor, yazdıkları kağıtla aynı renkte, o da onlardan biri mi, bilmiyorum. Bana bir zararı var mı, bilmiyorum; bir faydası var mı, bilmiyorum. Bir gün yok olsa, her yerde onu arıyorum. Onun yüzünden yazdıklarımla başım dertte, bir polis gibi sayfanın üzerinde duruyor, ben ne yazmak istiyorum ayrı, o benden ne yazmamı istiyor ayrı. Bir yere gitmeyi sevmedim, bir yerden gitmeyi sevdim hep. Kitaplar ruhumun dalkavuklarıdır, onları gittiğim yerlere göre seçtim; örneğin su görsem aklıma Nerval geldi, dağ görsem aklıma bilmem kim… Oysa ki gözümde bir şey kalmadı, her şeyi ve herkesi çıkardım. Hep yeni şeyler yazacağım diye bir sürü defter aldım, hepsi boş duruyor bir yerlerde, öylece; biliyorum, onlar ne kadar dolarsa, ben o kadar boşalacağım. Hepsini ateşe vermek istedim hep; ne yazdıklarım mutlu etti beni, ne de bundan sonra yazacaklarım beni mutlu edecek, biliyorum. Bu kitapta yer alan yedi kitap 2004’ten bugüne kadar Ekim 2018’e kadar İstanbul, Exeter, Paris ve Lacalm’da yazıldılar. Daha doğrusu bunlar alın yazısıydılar ve ben temize çekmek zorunda kaldım.
Künye:
Kahramanlık Komedyası
Müslüm Yücel
s.230
OKB56 Yayınları