• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

YDK üyesi Cansu Tuncer: Rojava’da kadınların direnişi bütün mitleri paramparça etti

29 Ocak 2026 Perşembe - 10:58
Kategori: Editörün Seçtikleri, Kadın

YDK’dan Cansu Tuncer, HTŞ ve DAİŞ zihniyeti mitlerinin Rojava’daki kadın direnişi ile paramparça olduğunu söyledi 

HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları sürerken, kadınlara yönelik işkence ve teşhir görüntülerinin paylaşılması, savaşlarda kadın bedeninin bilinçli ve sistematik biçimde hedef alındığını bir kez daha gündeme taşıdı. Söz konusu görüntüler, kadınlara yönelik şiddetin tekil ihlallerden ibaret olmadığını; erkek egemen savaş politikalarının ve emperyalist müdahalelerin bir parçası olarak işlediğini ortaya koydu.

Kadını hedef alan bu saldırıların tesadüf olmadığını vurgulayan Yeni Demokrat Kadın’dan (YDK) Cansu Tuncer,  Jinnews’ten Devrim Fındık’a yaşananları, erkek egemen savaş anlayışı, şiddet ve direniş dinamikleri ekseninde değerlendirdi.

Cansu Tuncer

Emperyalizmin Rojava’da yürüttüğü savaşın kadın bedenini de hedef aldığını söyleyen Cansu Tuncer, ‘Halep’te ortaya çıkan görüntüler, bu savaşın gerçek yüzünü tüm çıplaklığıyla göstermiştir. Kadına yönelik şiddeti, hele ki savaş koşullarında ortaya çıkan biçimlerini, güncel bir görüntüye ya da tekil bir vahşet anına indirerek ele almak mümkün değil. Sınıflı toplumların tüm savaşlarında erkek egemen bir taraf vardır ama her savaş aynı değildir. Haklı ve haksız savaş ayrımı burada belirleyici hale gelir. Haksız savaşlarda kadın, işgal edilen toplumun bir parçası olarak aşağılanır, köleleştirilir, teşhir edilir. Haklı savaşlarda ise tüm çelişkilere rağmen kadının özgürleşmesine alan açan bir dinamik de ortaya çıkar. Çünkü haklılığın dayanağı olan özgürleşme eylemi, kadını da dönüştürür; onu edilgen konumdan çıkarır, özneleştirir. Emeği, bedeni ve kimliği sömürülen, ezilenin ezileni kadının savaşmak için herkesten çok nedeni vardır” dedi.

‘Kadınlar için devrimci savaşa katılım bir başkaldırıdır’

Kadınların yalnızca bir cephede değil; cinsel, sınıfsal, ulusal sömürüye karşı birçok cephede aynı anda mücadele ettiklerini söyleyen Cansu Tuncer, şunları vurguladı:

“Bu yüzden kadınların savaşa katılımı, sadece dış düşmana karşı değil; kendilerine dayatılan toplumsal cinsiyet rollerine karşı da bir başkaldırıdır. Kadınlar için devrimci savaşa katılım, binlerce yıllık zincirlerin keskin biçimde parçalanmasıdır. Bu gerçek, erkek egemen sistem açısından büyük bir korku üretir. Güçsüz, zayıf, korunmaya muhtaç olarak kodlanan kadınların silahlanması, örgütlenmesi, komutanlaşması; erkek egemen iktidar alanlarına doğrudan bir meydan okumadır. Bu yüzden kadınlar savaşın öznesi haline geldikçe, onlara yönelen şiddet de daha sembolik, daha teşhirci, daha aşağılayıcı bir biçim alır. Kadın bedeni bu noktada yalnızca hedef alınmaz; mesaj taşıyan bir alana dönüştürülür. Kimliksizleştirme, kişiliksizleştirme, teslim alma ve diz çöktürme politikaları, en çıplak haliyle kadınlar üzerinden yürütülür.” 

Cansu Tuncer, “HTŞ ve IŞİD çizgisindeki erkek egemen zihniyet açısından bu tür görüntülerin özel bir anlamı vardır. Çünkü kadınlar tarafından öldürülürlerse “şehit olamayacakları” korkusunu taşıyan bu yapılar, kadınlara yönelik her türlü saldırıyı kendilerine hak görürler. Ancak tarihin ironisi şuradadır: Bu korkuya en güçlü yanıtı yine kadınlar vermiştir. Kobanê’de, Rojava’da kadınların direnişi, bu erkek egemen savaş aklının bütün mitlerini paramparça etmiştir” diye ekledi.

‘Kadın hareketlerinin tutumu kınama düzeyinde olmamalı’ 

Rojava’daki işkence görüntüleri karşısında kadın hareketlerinin alacağı tutumun yalnızca kınama düzeyinde kalamaması olduğunu söyleyen Cansu Tuncer, “Öncelikle bu tür saldırılar hafızaya alınmalı. Unutulan her şiddet yeniden üretilir. Kadınlara yönelik işkencelerin belgelenmesi, teşhir edilmesi ve tarihsel kayda geçirilmesi, erkek egemenliğin normalleştirme çabasına karşı temel bir görevdir. Bu görevi üstlenmek, zulme karşı bu savaşta ‘biz de varız’ sesini bugün daha güçlü yükseltmek gerekiyor. Bununla birlikte, kadınların özneleştiği ve önderleştiği mücadele hatları savunulmalıdır” dedi.

‘Savaşta da özneleşmeden, önderleşmeden kurtuluşa yürünmez’ 

Cansu Tuncer, kadınları yalnızca ‘mağdur’ olarak ele alan yaklaşımların, erkek egemen savaş düzeninin bir uzantısı olduğunu söyledi. Cansu Tuncer, “Biliyoruz ki kadınlar, yaşamda da savaşta da özneleşmeden, önderleşmeden kurtuluşa yürüyemez. Bugün Rojava’da yaşananlar, bu gerçeği bir kez daha ortaya koyuyor. Kadınların savaşçı kimliği, erkek egemen sistemin en çok saldırdığı ama aynı zamanda en çok korktuğu alandır. Bu korku, kadınların doğru yerde durduğunu gösterir. Bugün görevimiz, bu korkuyu büyütmektir” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İmralı Heyeti üyesi Erol: Abdullah Öcalan saldırıları ‘ikinci 15 Şubat’ olarak tariflerdi

Sonraki Haber

33 yıllık tutsağın tahliyesine engel: 6 yıldır disiplin cezası almıyor

Sonraki Haber

33 yıllık tutsağın tahliyesine engel: 6 yıldır disiplin cezası almıyor

SON HABERLER

DAİŞ’lilerin aileleri Hol Kampı’ndan kaçtı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

X’te #SansureKarsıTakipEt kampanyası

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Özgür Halk Dergisi’nin ilk sayısı dijital platformda

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Eylemdeki Migros işçilerinin en az 40’ı işten çıkarıldı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Halklar Karavanı: Tek hedefimiz Rojava Devrimi’nin yanında durmak

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Kobanê’deki çocuk hastanesi hizmet dışı kalma riskiyle karşı karşıya

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

ABD’de Şam’a karşı yasa tasarısı kampanyası: İmzalar 100 bini aştı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır