Girê Spî’den zorla göç ettirilen kadınlar, Kobanê’deki okullarda yaşam mücadelesi verirken, sürekli yerinden edilmenin son bulmasını istiyor. Kadınlar, insani yardımdan çok, haklarının ve onurlarının korunduğu güvenli bir dönüş çağrısı yaptı
Kuzey ve Doğu Suriye’de son 14 yılda defalarca yerinden edilen ve halen Kobanê’de yaşayan Gre Spî ve Serekaniyêli kadınlar, onurları ve hakları güvence altına alınarak kentlerine güvenli bir şekilde dönmek istiyor. Girê Spî ve Serêkaniyê, 2014 ve 2019 yıllarında Türk devleti ve ona bağlı silahlı grupların saldırılarına maruz kaldı. Bu saldırıların ardından kent sakinleri, ağır insani koşullar altında art arda yerinden edilme dalgaları yaşadı. Yerinden edilenlerin son durağı ise bugün hala ağır bir kuşatma altında bulunan Kobanê oldu. Yerinden edilen ailelerin büyük bir bölümü bugün Kobanê’deki okullarda yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Girê Spî’den göç eden kadınlar, en temel ve ortak taleplerinin onurlu, güvenli ve kalıcı bir şekilde kendi şehirlerine geri dönmek olduğunu ifade etti.
Göç üstüne göç yaşadı
Şehrinden üçten fazla kez zorla yerinden edilen Fatima Şukri Osman, yaşadıkları göç sürecini anlatarak, “2019’da Türk devleti işgalinin Girê Spî’ye yönelik saldırıları sırasında Reqa’ya sığındık. Daha sonra Tal Saman Kampı’na geçmek zorunda kaldık. Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) cihatçılarının Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik son saldırıları ise bizi bir kez daha kaçmaya mecbur bıraktı ve bu kez Kobanê’ye geldik” dedi. Her yerinden edilmenin yeni bir kayıp anlamına geldiğini vurgulayan Fatima Şukri Osman, geride bıraktıkları evlerinin yıkım ve yağmaya maruz kaldığını belirtti.

Fatima Şukri Osman’ın çadırında DAİŞ ve Türkiye işgaline karşı topraklarını savunurken yaşamını yitiren oğlunun fotoğrafı var ve bir gün şehrine geri dönme umudunu kaybetmediğini söyledi.
Fatima Şukri Osman, “Kişisel belgelerimizi bile yanımıza alamadık. Bu yüzden kurumlar, yerinden edilmiş olduğumuzu doğrulayamadıkları gerekçesiyle bize yardım sağlamadı. Şiddetli saldırılar bizi hiçbir şeyimiz olmadan evlerimizi terk etmeye zorladı” şeklinde konuştu.
‘Tek isteğimiz güvenli bir şekilde geri dönmek’
Su, elektrik ve ısınma yakıtının olmamasının yaşadıkları acıları daha da derinleştirdiğine vurgu yapan Fatima Şukri Osman, “En temel ihtiyaçlardan bile yoksun olan okullarda yaşamaya çalışıyoruz” diye konuştu. İnsani yardım ve kurtarma kuruluşlarından gıda talebinde bulunmadığını vurgulayan Fatima Şukri Osman, tek isteklerinin şehirlerine güvenli bir şekilde geri dönmek olduğunu ifade ederek, “Yerinden edilmekten yorulduk. Hayatımızı bir yerden bir yere sürüklenerek geçirdik. Kendi topraklarımızda onurlu bir yaşam istiyoruz” diye belirtti.
Delishan İbrahim Muhaydin de, son 14 yılda beş kez yerinden edildiğini belirterek, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:

“Hayatımızı çadırlarda ve yerinden edilme yollarında geçirdik. Her seferinde bir ev kurup yeni bir hayata başladığımızı sandık ama saldırıların ağırlığı altında her şeyi geride bırakmak zorunda kaldık. Şu anki koşullar altında hayatta kalmak bile günlük bir mücadeleye dönüştü, temel ihtiyaçlardan tamamen yoksun okullarda yaşıyoruz. Tüm bu fedakarlıklardan ve çektiğimiz acılardan sonra kimliğimizi, kültürümüzü ve dilimizi koruyarak onurlu bir yaşam istiyoruz. Bu kadar acıdan sonra köle gibi yaşamayı reddediyoruz. Kimse bize iyilik yapmadı, 14 yıldır bunun bedelini ödüyoruz. Haklarımız bir lütuf değil, verdiğimiz mücadelenin meyvesidir. Onurumuzun ve haklarımızın korunduğu, aşağılayıcı olmayan bir dönüş istiyoruz, çünkü fedakarlıklarımızın bize yakışır bir zaferle sonuçlanmasını hak ediyoruz.”
‘Onurumuzla yaşamak ve haklarımızın güvence altına alınmasını talep ediyorum’
Hatice Kurhasi de, “Haksızlıktan ve çetelerden canımızı kurtarmak için kaçtık. Şehrimizi terk ettiğimiz günden beri bir daha huzur yüzü görmedik. Savaş yılları boyunca defalarca yerinden edildim. Elektrik, su ve gaz olmadan, savaşın ve kuşatmanın bize dayattığı trajik bir gerçekliğin içinde yaşıyoruz. Bu trajedinin artık sona ermesini istiyorum. Barışçıl çözümlerle evlerimize geri dönmek, onurumuzla yaşamak ve haklarımızın güvence altına alınmasını talep ediyorum” diye kaydetti.
Haber: Silva El-İbrahim / NûJINHA









