• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Mart 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Yetmedi mi hâlâ?-M. Ender Öndeş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Ahmed Arif’in şiirlerinde en acı dize hangisidir, en yürek yakan sözcükler nerededir diye düşündünüz mü hiç? Yıllar sonra fark ettim ben de. “Rivayet sanılır belki” diyor ya hani, tam orası işte. Kafiye olsun diye konulmamış o sözcükler oraya; derin ve acı bir anlamı var. Siz, Kürt’seniz eğer ve evinde pijamayla oturan ya da kahvede çayını yudumlayan insana bir kayanın dibinde 33 köylünün kurşuna dizildiğini anlatıyorsanız, bir tedbir cümlesiyle başlarsınız: Rivayet sanılır belki…

Rivayet sanılır ama gerçekten, öyledir. Biz, bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar, öyle severiz ki gözümüzün önündekini görmemeyi, görsek de inanmamayı, inansak da kondurmamayı… 80’li yıllarda Diyarbakır 5 No’ludaki zulüm anlatıldığında Aziz Nesin’in “Siz Kürtlerin ne kadar hayal gücü var” dediği söylenir, muhtemelen doğrudur. “Yok canım, o kadarı da olmaz” demeyi severiz çünkü biz. ‘Çürük elma’ teorilerini ve ‘münferit hadise’ kavramlarını buralardan üretiriz. Yaşlı kadınların sırtına sopalarla vurulup yerlerde sürüklenmesi, 10 yaşında çocukların kuş gibi avlanmasını öyle dümdük tanımlayamayız, bir yol buluruz mutlaka. “Her toplumda, her kurumda yanlış yapanlar vardır” zevzekliğini tekrarlarız mesela; bir tanecik devrimcinin yaşlı bir kadına vurduğunu, tek bir Alevinin bir oteli ateşe verdiğini bulup gösteremeyiz ama olsun! Ankara garının önünde ölüler daha ortada yatarken, “Bu saldırı hepimize” diye manşetler atılır mesela. ‘Hepimiz’ kimdir, katillerle nereden ‘hepimiz’ oluyormuşuz, meçhuldür. “Birliğimizi bozmak istiyorlar” denilir; kim kiminle birlikmiş de ne zaman bozulmuş bilmeyiz.

“Dıştan gelen provokatörler” vardır bir de. Bakın bakalım Kılıçdaroğlu’nun linç edilmesinin fotoğraflarına, kimmiş onlar? Mossad mı? CIA mi? Ah, tabii, şirin köyümüzün otantik atmosferini bozmak istemeyiz, değil mi? Yahu, siz bir ülkenin yarısını ‘katli vacip’ ilan ederseniz, bu linç atmosferinin içinde ‘dıştan gelenlere’ neden ihtiyaç olsun? ‘Atmosferin organizasyonu’ varsa, fazlasına ne lüzum var? Sen Dink’in göğsüne kocaman bir hedef tahtası çakmışsan misal, ortalıkta silahsız bir adamı kurşunlayacak alçak mı yok? Sen adama “istediğin kadının sırtına copu indir olmaz bi’şey” demişsen, ‘zamanın ruhu’ böyleyse, vurması için başka sebep mi gerekir?

Ama lazımdır işte o laflar. Bir otobüsün bütün camları indirilse mesela, yapan bizim takımın taraftarları olamaz ki! ‘Bir avuç kendini bilmez serseri’dir onlar; kulüp başkanları fitne fesatla düşmanlık körüklermiş, ne gam?

Gezi sırasında, bir sabah alanı boşaltmak için geldiklerinde, (SDP önünde çatışma çıktığı gün) arkamda biri “Bana bir daha provokasyondan söz edenin…” diye sunturlu bir küfür savurmuştu, hiç unutmam. Haklıydı adam. Çünkü biz, birçok şey gibi, ‘provokasyon’ kavramının da -kibarca söyleyeyim- cılkını çıkardık. “Madımak provokasyonu” diyen solculara rastlıyoruz, ötesi var mı? Neymiş o provokasyon? Adam yakıyor bizi yahu, yakıyor! 1 Mayıs 77’de provokasyon mu olmuş? Çorum, Maraş… Efendim, bunlar ‘darbe hazırlığı’ymış! Aklınıza şaşayım sizin! Bir adım ötesi de şu: Sağcılarla solcuları kışkırtıp kardeşi kardeşe kırdırdılar! Kim kiminle nereden kardeş oluyorsa?

Her tarafta ‘büyük resim’ okuyucuları, her köşede ‘masum vatandaş’ koruyucuları… Arkalarda bir yerlerde, iyice bulutların sislerin arkasında da devlet ve sistem var. Onun da kendisi değil ama. ‘Derin’ yerleri var, fetöcüsü ketöcüsü var, ergenekoncusu bilmemnecisi var; herkes var, asli fail yok! Çubuk’taki olaydan yarım saat sonra linç eden ve linç edilen ‘provokasyon’ ve ‘dış güçler’ kavramlarında nasıl da birleşiyorlar. Çünkü devlet ve vatandaş masumdur! Yahu Akkuzu köyünden Osman abim, atmosferden vazife çıkarmış, ötesi nedir yani?

Ne yapsın Ahmed Arif peki? Ne yapsın? 33 kişiyi kurşuna dizmişler, nasıl anlatsın ki bizim taşkafalarımıza? Biliyor adam bunu, bildiği için de ‘rivayet sanılır’ diye içi titriyor. Ya biz nasıl anlatalım Roboski’nin çocuklarını? Nihat’ı, Kemal’i, Dargeçit’in asit kuyularını, Ankara’yı, Suruç’u?

Yorulduk. Yemin ediyorum yorulduk artık. İnsanlarımızın acısını çekmekten çok, bu acıların suyun öte yakasında ‘rivayet’ sanılmasından, böyle sanılmasın diye yemin billah etmekten yorulduk. Hallarımızı ‘aynı böyle’ yazıyoruz her gün. Daha ne yapalım? Söyleyin, daha ne yapalım?

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Savaşın hangi tarafındayız?

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Bahman Nirumand’ın İran: Soluyor Çiçekler Parmaklıklar Ardında kitabını okuduğumda 17-18 yaşlarında, lise son sınıfta okuyan bir öğrenciydim. Ne Mahabad Cumhuriyeti’ni...

Kadınlar herkesi kurtarıyor

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Kadınlar tüm dünyada bu önderliğin düşüncelerini öğrenerek mücadelelerini yükseltiyorlar. Kadın adaleti ve vicdanı Kürt halk önderinin kadın özgürlük mücadelesine katkılarını...

Kadınla yeni özgür yaşama

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Demokratik Toplum, Ortadoğu toplumlarının bu aşağılayıcı ve küçük gören zihniyetinden kurtuluşunun tek yoludur. Tüm dünyanın kabusu haline gelen DAİŞ, kadın...

Yapay zekanın ekonomik gelişme üzerindeki etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
9 Mart 2026

2007-09 küresel finans krizi, ABD gibi gelişkin ekonomilerdeki finansal krizlerin; mali imkanları sınırlı ve dış şoklara karşı korumasız olan azgelişmiş...

Bizlerin onu unutması mümkün değil

Yazar: Yeni Yaşam
9 Mart 2026

Ereğli Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Ayhan Kavak, 18.02.2024 tarihinde yazdığı mektubunda şöyle diyor: “Eskiden gazeteyi takip edebiliyorduk. İlginç gerekçeler...

Bulmak telaşı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Mart 2026

Bağışlanmayan rüyalar gün gelir kâbusu olur insanın. Yaşamak nerede başlar, sonlar nelere gebe kalır bilinmez. Eşyasız ve enkazlarla dolu bir...

Sonraki Haber

Siirt’te 40 metre çapında obruk

SON HABERLER

DSG ve Şam güçleri arasında esir takası

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Bağdat havalimanı ve Haşdi Şabi üssü bombalandı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

DEM Parti Milletvekili Çiçek Otlu ameliyat oldu

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Adana’da ilk Newroz ateşi yakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Ermeni soykırımını konu alan animasyon filmine TCK 301 davası

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

TOHAV’dan ‘umut hakkı’ paneli: Ağırlaştırılmış müebbet ‘sivil ölüm’e dönüşüyor

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

DSG: Sipan Hamo, Doğu Bölgesi Savunma Bakan Yardımcılığı görevine başladı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır