ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş bir ayı geçti. Her iki taraf da deyim yerindeyse burnundan kıl aldırmıyor. ABD devamlı olarak savaş güçlerini bölgede çoğaltırken İran ABD’ye destek olan ülkeleri havadan vurmaya devam ediyor. ABD İran’ın önemli tesislerini bombalarken bunların yeniden yapılanmasını da on veya on beş yıl olarak öngörüyor. Bu toparlanma süreci sonunda İran ne durumda olur bilinmez ama ABD lideri Trump ülkesinde sorgulanmaya başlandı ve önemli şehirlerinde protestolar milyonları buldu. Trump da on veya on beş sene başkan olamayacağına göre zaman içinde yeni ABD başkanları nasıl bir politika izlerler bilinmez. Trump’a iyi bir lider demek ne kadar yanlışsa İran rejimi içinde iyi bir rejim diyemeyiz. Al birini vur ötekine. İran rejimi demokrasiden, adaletten ve insan haklarından yoksun bir şekilde toplumu baskı altında tutarak iktidarını sürdürüyor. Özellikle de Kürtlere karşı acımasızca davranışları dünya kamuoyunda dikkatlice takip ediliyor. ‘’Jin jiyan azadî’’ sloganı İran’ın Kürt kadın Mahsa Amini’yi katletmesiyle dünyanın her tarafına yayılmıştı. İran rejimi ülkeye uygulanan ambargo dolayısıyla zor günler içindeydi ve bu olay durumu daha da derinleştirdi.
Sanki bugünlerin geleceğini öngörmüşler de yer altını askeri yığınak daha doğrusu askeri üslerle donatmışlar. Ayrıca gerekli mühimmatı da depolamışlar. Yeraltından kazandığı zenginliği halkına değil ama yeraltı askeri üslerine yatırmış. Yeraltında gaz ve petrol gelirini yine yeraltından atılan balistik füzelere harcamış. Bu savaşın sonunda İran için ABD’ye karşı direndi düşüncesinde olanlar savaş sonrasında da İran rejiminin böyle kalmasını mı öngörüyorlar acaba. İran bölge ülkelerinde bulunan ABD’ye ait ne varsa bombalarken savaş alanını da genişletiyor. Ukrayna başkanı Zelenski yeni bir iddia ortaya atarak gündemi sarstı. Suudi Arabistan, BAE ve Katar ile askeri imzalar atıldı. Türkiye’deki İncirlik hava üssü ve bölgedeki müttefik tesisini Rusya, İran adına fotoğrafladığını iddia etti. Gerçi son günlerde MSB saldırı halindeki füzeleri nasıl bertaraf ettiklerini açıklaması Zelenski’yi doğrular nitelikte. ABD bu iddia hakkında bakalım nasıl bir tutum sergileyecek. Rusya ve Çin bu savaşın bir parçası olmayacaklarını ifade etse bile ateş olmayan yerde duman çıkmaz deyimi aklımıza geliyor. Rusya belki bunu bir koz haline de sokabilir ve ver Ukrayna’yı al İran’ı diyebilir. Dostlar alışverişte görsün.
Rojava’da uyum süreci Türkiye komutasında ve Mehter Marşı hızında devam ediyor. İran savaşının gölgesinde kaldı sanki. Halen esir takası tam olarak gerçekleşmedi. YPJ’nin Şam ordusuna değil de polis gücü olarak katılmasını istiyor. Şam hükümeti ile bu konuda daha bir antlaşma olmadı. Rojava sokakları İran’ın Hewler’i, Süleymaniye’yi ve Duhok’u dron ve İHA ile vurmasını protesto ettiler. Kürt halkı artık bölünmüşlükten yorgun düştü. Bu mücadelenin temel taşları olan Kürt halkını fazla incitmeyin artık yeter. Özelliklede sosyal medya üzerinden tarihi hataları tekrarın kime faydası olacaktır. Karşılıklı düşmanca yazışmalara devam edeceksiniz ve sonra da ulusal birlikten bahsedeceksiniz. Bu yazışmalar ancak düşmanlarımızı sevindirir. Rojava’da Kobane kıvılcımı Kürtleri bir ateş topu yaptı. Newroz ateşinin etrafında olduğu gibi birlik halayı çekme zamanıdır. Tarihi fırsatları iyi değerlendirmek gerekir.
Türkiye’de her yönüyle toplumsal bir baş aşağı gidişat var. Erdoğan’ın talimatıyla AKP, CHP’li belediyeleri silkeliyor. Erdoğan kendisine karşı çıkacak profili kabul etmiyor. Örnekleri var Selahattin Demirtaş neden içeride, Ekrem İmamoğlu ha keza. Savaş daha ülkeye gelmeden önce yapılan zamlar insanlara hayatı zehir etmektedir. Erdoğan, CHP ile alay ediyordu ‘’bunların iktidarı döneminde halkımız tüp kuyrukları ve ekmek kuyrukları yaşamıştı.’’ Bugün ne yaşıyoruz o günlerden farkımız yok hatta daha beter bir durumdayız. Mazot, benzin ve gaz zamları esnafın belini büküyor. Savaş uzadıkça da yaşam koşullarımız daha da zorlaşacaktır. Herkesin umudu erken seçim ama Erdoğan buna pek kolay yaklaşmaz.









