Haziran’da en az 29 kadın katledildi, 14 kadın ve 2 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Yargının cezasızlık politikalarının kadın katliamlarının artmasındaki etkisine işaret eden hukukçular, devletin koruyucu yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti
Kadın katliamları her geçen gün erkek egemen aklın cezasızlık politikası ile derinleştiriliyor. JİNNEWS’in hazırladığı Haziran ayı şiddet çetelesine göre 29 kadın katledildi, 14 kadın ve 2 çocuk ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Bu verilere rağmen devlet, kadın katliamlarına karşı önleyici politikalar uygulanmak yerine kadınları şiddet sarmalı içerisinde bırakan aileci politikalar için çalışmalar gerçekleştiriliyor. Avukat Evin Korkmaz Ekinci ve Dêrsim Barosu çocuk ve kadın hakları komisyonu başkanı Reyhan Helin Bulut, yaşanan katliamlarını ve cezasızlık politikasını değerlendirdi.
‘Kadınlar yargıya güvenmiyor’
Bir ay içerisinde 40’tan fazla kadın katliamı yaşandığını ifade eden avukat Evin Korkmaz Ekinci, şiddete maruz kalan kadınların yargı mekanizmalarına güvenmedikleri için başvurmadıklarını belirterek, “Yargının haksız tahrik indirimi uygulaması var, bunu kabul etmiyoruz. Bu indirim uygulanmamalı çünkü yaşam hakkı çok daha önemli. Yaşam hakkı, haksız tahrik indiriminin arkasında kalmamalı” dedi.
“Kadınlar, eşleri ya da aileleri tarafından öldürülüyor. Böyle bir veriyi erkekler açısından bulamazsınız” ifadelerini kullanan Evin Korkmaz Ekinci, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kadın katliamlarının artmasına neden olduğunu belirtti.
‘Önleyici tedbirler alınmıyor’ 
Dêrsim Barosu Çocuk ve Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Reyhan Helin Bulut ise devletin failleri koruduğuna ve cezasızlıkla ödüllendirdiğine dikkat çekerek şunları belirtti:
“Üst düzey ya da bürokratik bağlantıları olan kişilerin soruşturmada adının geçeceği durumlarda devlet, delilleri karartma noktasında bütün imkânlarını kullanıyor. Emniyetinden jandarmasına, rektörlerine kadar birçok kurumu etkisi altına alıp delilleri nasıl yok ettiğini Gülistan Doku dosyasında gördük. Devlet istediği zaman cinayeti bir günde çözebilirken, istemediği kişilere dokunulduğunda ise dosyada etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi konusunda insanları başka yöne yönlendiren çalışmalar yapılabildiği görüldü. Günün sonunda ailenin ve kadın örgütlerinin verdiği mücadele neticesinde dosya yeniden harekete geçti. Kadın beyanını esas almayan, eril anlayışla oluşturulan, kadını koruyacak önleyici tedbirleri uygulamayan bir yargı sistemi var. Yargı eliyle cezasızlık politikası yürütülüyor.”
Kaynak: JINNEWS









