• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

14 Temmuz: Zindanda yükselen hakikat ve direnişin adı

14 Temmuz 2026 Salı - 00:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

Bugün 14 Temmuz’un mirası, sadece anılarda değil; sokakta, mücadelede ve toplumsal örgütlenmede devam ediyor. Bu mirası sahiplenmek, Barış ve Demokratik Toplum mücadelesini büyütmek, Demokratik moderniteyi geliştirmek, özgürlük mücadelesini derinleştirmekle mümkündür

Ali Kalik

14 Temmuz 1982, Diyarbakır 5 nolu cezaevinde başlatılan Büyük Ölüm Orucu ile yalnızca bir direniş günü değil, bir halkın varoluş iradesinin en keskin ifadesi olarak tarihe kazındı. Bu tarih, sömürgeci tekçi zihniyetin topluma dayattığı inkâr ve imha politikalarına karşı bedenini ortaya koyanların yarattığı bir hakikat anıdır.

12 Eylül askeri cuntasının ardından Diyarbakır Zindanı, Kürt halkına yönelik sistematik bir soykırım, iradesizleştirme, teslim alma ve kimliksizleştirme mekânı haline getirildi. “Türkçe konuş, çok konuş” dayatmaları ağır işkenceler, insanlık dışı uygulamalar ve kimliksizleştirme politikalarıyla bir halkın hafızası silinerek soykırım tamamlanmak istendi. Ancak bu karanlık işkenceci zihniyetin yaklaşımları büyük bir direniş kültürünün örgütlenmesinin de önünü açtı.

14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu’nun öncüleri olan Kemal Pir, Mehmet Hayrı Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek; Halklara dayatılan karanlığa karşı bedenlerini onurlu ve özgür yaşam için direnişin son mevzisi haline getirdiler. Ortaya koydukları irade, sadece bir açlık eylemi değil; teslimiyete karşı mutlak bir reddiye ve özgürlük uğruna yaşamı dahi göze alan bir bilinç patlamasıydı.

Kemal Pir’in “Biz yaşamı uğruna ölecek kadar seviyoruz” tarihi sözü, bu direnişin felsefi ve ideolojik özünü açığa çıkarır. Bu inanç, ölüm orucunun bir yok oluş değil; tersine özgür yaşam iddiasının en güçlü ifadesi olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle 14 Temmuz, ölümle değil; onurlu ve özgür yaşamın yeniden anlamlandırılmasıyla hakikatine ulaşır.

14 Temmuz direnişi, yalnızca bireysel bir fedakârlık değil; kolektif bir bilinç, örgütlü bir irade ve tarihsel bir kopuşu ifade eder. Diyarbakır Zindanı’nda yakılan bu direniş meşalesi, sonraki yıllarda gelişen özgürlük mücadelesinin ideolojik temelini oluşturmuş; demokratik modernite çizgisinin en güçlü referanslarından biri haline gelmiştir.

Demokratik modernite, 14 Temmuz direnişinde somutlaşan bu ruhun, inancın ve bilincin güncel teorik ifadesidir. Ulus-devletin, tekçi, cinsiyetçi ve merkeziyetçi zihniyetine karşı; demokratik ulus, kadın özgürlüğü ve ekolojik toplum perspektifiyle alternatif bir yaşam modeli ortaya çıkardı. Bu anlamda 14 Temmuz sadece bir direniş değil; aynı zamanda yeni bir toplum inşasının da miladıdır.

14 Temmuz’u anlamak, sadece geçmişin acılarını hatırlamak değildir. Bu tarih, bugünün mücadelesine yön veren bir bilinçtir. Çünkü o gün bedenlerini hücre hücre ortaya koyan bu yüce insanlar, sadece kendi dönemlerine değil; geleceğe de bir yol açtılar. Mücadele bu yolda direnerek, büyüyerek, toplumsallaşarak bu günlere geldi.

Bugün tartışılıp anlaşılması gereken insanlar en değerli varlığı olan bedenlerini neden hücre hücre ölüme yatırdılar olmalı. Diyarbakır zindanında bir avuç devrimcinin şahsında bir toplumun inkar edilmesi, yok sayılması ve teslimiyetin dayatılmasına karşı hakikatin yaşamla buluşma direnişiydi. 14 Temmuz faşist zihniyetin dayattığı sistemin teşhiridir; aynı zamanda ona karşı geliştirilen direniş çizgisinin en berrak ve net ifadesidir.

Bugün 14 Temmuz’un mirası, sadece anılarda değil; sokakta, mücadelede ve toplumsal örgütlenmede devam ediyor. Bu mirası sahiplenmek, Barış ve Demokratik Toplum mücadelesini büyütmek, Demokratik moderniteyi geliştirmek, özgürlük mücadelesini derinleştirmekle mümkündür.

14 Temmuz; Kemal Pir’in, Hayrı Durmuş’un, Akif Yılmaz’ın, Ali Çiçek’in şahsında, teslimiyete karşı direnişin, inkâra karşı varoluşun, karanlığa karşı hakikatin adıdır. Ve bu ad hala yaşayan bir mücadele olarak devam edip, Barış ve Demokratik Toplum çözümü ile taçlanmaya doğru ilerlemekte…

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

14 Temmuz bir halkın direnişiydi

Sonraki Haber

14 Temmuz direnişi olmasaydı?

Sonraki Haber

14 Temmuz direnişi olmasaydı?

SON HABERLER

Wittgenstein, dil oyunları ve yapay zeka

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

14 Temmuz direnişi olmasaydı?

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

14 Temmuz: Zindanda yükselen hakikat ve direnişin adı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

14 Temmuz bir halkın direnişiydi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

CENTCOM: Hürmüz Boğazı’nda ABD ablukası yarın saat 23.00’te başlayacak

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Husiler Suudi Arabistan’ın hava üslerini hedef aldı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

 Mehmûd Berazî’den yeni çalışma: Bask

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır