• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Ağustos 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

20 yıllık bir doğa mücadelesi: Deştin

22 Ağustos 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: Ekoloji, Manşet

Ocaklardan çıkarılacak kil ve kireç taşları trailerlerde taşınacaklar. Onların çıkardığı tozlar ormana, zeytinliklere esecek. Sonra gidecek ve klinker kazanında günlük 2 bin 500 ton kömür yakılacak. Düşünün ki Muğla’daki termik santrallerin bir tanesi günlük 22 bin ton, bir tanesi 18 bin ton kömür tüketir ve bu santraller Türkiye’nin en büyüklerindendir

Duygu Kıt

Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi ile Yatağan’ın Deştin Mahallesi arasındaki Tekağaç bölgesinde kurulmak istenen entegre çimento fabrikası projesine karşı yirmi yıldır süren direniş devam ediyor. Dönem dönem gündeme gelen girişimler, halkın mücadelesiyle durdurulsa da firma tüm itirazlara karşın yeniden halkın karşısına çıkıyor. 31 Ocak 2014 tarihinde verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu’ kararına karşı açılan davada Muğla 2. İdare Mahkemesi iptal kararı vermiş, mahkemenin kararından sonra Menteşe Belediyesi fabrika inşaatını mühürlemişti. İptal edilen projeye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından üçüncü defa ÇED olumlu kararı verdi. Bölge halkı bu karara karşı da dava açarken, Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy gelişmeleri gazetemize anlattı.

Haluk Özsoy

Daha önce iki kez yargı kararlarıyla iptal edilen çimento fabrikası projesi için yeniden ÇED süreci başlatılmasına tepki gösteren Özsoy, hukuksuzluğun 2009/7 Genelgesi üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Özsoy, yaşananları şöyle anlattı:

“2014’te kazanılmış bir dava vardı. Sonrasında tekrar yeni bir ÇED’le geldiler. Biz bu ÇED’e de dava açtık. En son 2009/7 Genelgesi var bakanlığın. Eksiklerini tamamla gel gibi bir genelge. Bir tiyatro hazırlanmış ve nihayetinde o 2009/7 Genelgesi’nden ‘revize ÇED’ halinde geri geldiler. Biz buna karşı da dava açtık. Bu açtığımız davada keşif yapıldı. Daha önceki iki dava için yapılan keşiflerde bütün bilirkişiler, 9 farklı disiplinde oraya bakıyorlardı. Şimdi onun da oyunu kurulmuş. 9 bilirkişi birden ‘Buraya muhteşem olur bu fabrika’ diye bir rapor hazırladılar. Dolayısıyla son durum bu.”

‘Yeraltı suları bölgeyi besliyor’

Bölgenin ekolojik açıdan oldukça zengin olduğunu aktaran Özsoy, fabrika ve ocakların geçeceği alanlarda yeraltı suları bulunduğuna dikkat çekti. Projenin kapsadığı ormanlık alanın büyüklüğüne karşın farklı ÇED süreçlerinde talep edilen alanların ve ocak sayılarının proje onayı için sürekli değiştirildiğini aktaran Özsoy şunları söyledi:

“Bölgede yeraltı suları var. Fabrika ve ocakların geçtiği alanlardan geçen bu yeraltı suları Bahçeşehir kuyularını besliyor. Bu kuyular Yatağan ve Muğla’ya temiz içme suyu sağlıyor. Çok büyük ormanlık bir alan. Normalde ilk ÇED’de istedikleri alan 35 bin dönümdü. Akbelen’de biz 780 dönümlük orman için mücadele etmiştik. İkinci ÇED’de, yani ikinci kazandığımız davada alan 7 bin 751 dönümdü. İlk ÇED’de 51 tane kil ve kireç taşı ocağı vardı. İkinci istediklerinde de 13 tane ocak vardı. Bu 3. 2009/7 genelgesinden revize ettiklerinde ise 4 bin 500 dönüm civarı bir alan ve 6 ocak var. Şimdi de böyle gelmeye çalışıyorlar. Ama bu gibi şirketler için ruhsatı aldıktan ve çalışmaya başladıktan sonra hemen ruhsat genişletme, yeni ocak ekletme falan çok çok kolay işler.”

‘Hacim çok büyük’

Şirketin yıllık yapacağı üretim kapasitesinin çok ciddi olduğunu aktaran Özsoy, projenin yalnızca küçük ölçekli bir çimento tesisi olmadığını belirtti. İkinci davanın kazanılmasının ardından Titan Çimento’nun hisselerini elden çıkardığını belirten Özsoy, buna rağmen şirketin projeyi sürdürdüğünü düşündüklerini söyledi. Özsoy, “Türkiye bir noktada çimento ihracatının merkezi gibi olacak. İlk başladıklarında Titan Çimento karteli var. Yunan menşeili ama artık çok uluslu olmuş bir çimento karteli. Çimento hakkındaki her şeyi kendisi belirliyor. Bu aslında onların projesiydi. Fakat ikinci davayı da kazandıktan sonra geçtiğimiz birkaç ay içinde hisselerini elden çıkardılar. Ama biz hala onların devam ettirdiğini düşünüyoruz. Hisselerini çıkardılar ama büyük ihtimalle tekrar alım yapmaları onlar için de kolay. Hikâye sadece böyle bölgesel bir küçük bir çimento üretme tesisi gibi değil. Çok büyük montanlarda, çok büyük hacimlerde üretmeye hazırlanan bir entegre çimento tesisi gerçeği var” diye konuştu.

‘Her yer orman alanı’

Bölgenin su kaynaklarının yanı sıra ormanlar, zeytinlikler ve Yörükler açısından da önemli olduğunu belirten Özsoy, “Bölge su kaynaklarıyla dolu. Her yer orman alanı, çoğu alan ‘üç kapalı orman’ şeklinde. Yani en değerli orman alanı. Yörükler bu ormanlarla bütünleşmiş halde. Bal üretimi oldukça yaygın. Muğla’da çam balı vardır. Dünyadaki çam balının büyük kısmı Muğla’da üretilir. Arı Taşı dedikleri bir bölge var. Köylüler arılarını o bölgede çoğaltıyor, Basralı bir sürü ağaç var. Dolayısıyla birçok açıdan çok değerli bir alan. Zeytin buradaki insanlar için temel hayati değeridir. Sadece o bölgede 18 tane tescilli zeytinlik var. Köylüler belirli yaşamsal kaygılarıyla kolay kolay zeytin tescil etmeyi tercih etmese de 18 tane tescilli zeytinlik var. Kimileri 1970’lerden tescillenmiş durumda. Bu tescillilerin yanında tescillenmemiş onlarca zeytinlik var” şeklinde konuştu.

‘Deştin Çayı özgür akacak’

Bölgede iki yüzey akarsunun bulunduğunu belirten Özsoy, Deştin Çayı’nın çevre mücadelesinin de temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Özsoy şu ifadeleri kullandı:

“Bizim sloganımız ‘Deştin Çayı Özgür Akacak’ şeklinde. İki tane çok değerli yüzey akarsuyumuz mevcut. Dolayısıyla bölge için ciddi bir felaket projesi. Çimento tesisi ileri derece kirletici tesis olarak geçer. Ocaklardan çıkarılacak kil ve kireç taşları römorklarda taşınacaklar. Onların çıkardığı tozlar ormana, zeytinliklere esecek. Sonra gidecek ve klinker kazanında günlük 2 bin 500 ton kömür yakılacak. Düşünün ki Muğla’daki termik santrallerin bir tanesi günlük 22 bin ton, bir tanesi 18 bin ton kömür tüketir ve bu santraller Türkiye’nin en büyüklerindendir. Günlük 500 ton ile çalışan termik santraller var. Düşündüğünüzde bölgeye çimento fabrikasıyla beraber orta ölçekli termik santral kirleticiliğinde bir tesis daha kurulmuş olacak ki bu felaketin ikiye katlanması demek. Talebimiz öncelikli olarak çimentocu şirketin Muğla’yı terk etmesi, çünkü yerel tarafından istenmediklerini net biçimde biliyorlar. Ayrıca bu düz bir sermaye temsilcisi değil, köylülere, çevrecilere hatta belediye başkanlarına karalama ve iftira haberleri yapan, bunları kampanyaya çeviren karanlık bir sermaye. Daha önce açtığımız iki davada da kazanmıştık. Yine yürütmeyi durdurma talep ediyoruz.”

Çimento fabrikasının etki alanında 1 milyona yakın zeytin ağacı bulunuyor. Tesis alanı altı köye sınır komşusu. Toplam 20 bin köylünün hayatını olumsuz etkileyecek. Havaya salacağı partikül maddeler 30 kilometreye kadar yayılıyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Klasik siyaset ve toplumsal politika

Sonraki Haber

İranlı atletin dünya şampiyonasına katılımı engellendi

Sonraki Haber

İranlı atletin dünya şampiyonasına katılımı engellendi

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ağustos 2026

Êlih’te iki şüpheli kadın ölümü

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Yaşamını yitirenler için pankart: Amed’in şehitleriyle başı dik

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Yeni dönem ve görevler

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

‘Biz tünelin ucundaki ışığı gördük…’

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Vesveseyle yola çıkan kazaya uğrar

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

İranlı atletin dünya şampiyonasına katılımı engellendi

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır