• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Ocak 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ahmet Güneş

Yerinde kaybolan

15 Ekim 2022 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ahmet Güneş, Yazarlar

Birbirine benzer günlerin cenderesinde, yok oluşa doğru yokuş aşağı bırakılmışlık hissi, bizi yalnız bırakmıyor. Nereden baksak her şey yuvarlanıyor. Yerinde durmayan ne çok şey var, diye bir hayret, nesnenin tabiatına bir sürü şüphe, umutların ayartıcılığına yenilmiş bir merhamet bulaşmış.

Uğursuz bir kindarlık çevrelemişken hevesleri, kaybolmuş zaferler çağında herkes birer kaybeden heykel abidesi. Tekil acıların kıyısına çekilirken, çoğul bir yasın içinde buluyoruz kendimizi. Bir avuç gökyüzünü şahit ederek, dua eder bir edayla haykırıyoruz: Kaybettiğimiz her şey bizimdir ve bizimledir.

Zahmetli bir hata, bütününden kopmuş bir an, dolaşıyor sınırlarda. Vaatlerin hükmü birer intihar kuşu gibi üstümüzde kanat çırpıyor. Kıl payı bir kurtulmuşluk, mesafesini yitirmiş bir gelecek duyuruyor: Gitmediğimiz her yerin yarasını taşıyoruz.

Kendimizin karşısına geçip cevabının ağırlığını yitirmiş sorular soruyoruz. Bitimsiz özgürlük, iştahlı anımsamalar, tabirine küsmüş benzerlikler, talebine sürgün düşmüş yanılgılar. Her yerin ortasında bangır bangır bağırıyoruz: Vermediğimiz canımızla burada yaşamaya, ölene kadar mahkûm edildik.

Vaziyetine ahkam kesen bir pişmanlık, keşkelerine yön bulan bir patavatsızlık, hızına yetişemeyen bir sürat, belki de sekerken düşen bir atın görüntüsü. Hikâye nerede başlardı ki içindeki kahramanlarla bir gün karşılaşalım? Gelmeyecek olanın azabı, gelmiş olanın kahrı, gelmesi beklenenlerin kaybolduğu bu zaman, bize ait değilmiş gibi geçip gidiyor.

Kana bulanmış şölenler, yarım kalmış kahkahalar, köşeye çekilmiş gururlar, her birinin ahı da matemi de eskimiş birer ödev gibi duruyor. Denilir ki, insanlık dönem dönem sınanmak için kendini bir yerlerden atar ve bir yerlerden kovulur. Zaten sürgünle başlamış insanlık tarihi, kovulmuş olmanın ezikliğine şan ve şöhret yakıştırma çabasında.

Sorun sorumluluklar yaratır, çözüm muhataplar tayin eder. Kimse varsaydığı dünyanın içinde yaşamıyor, herkes yok saydığı çukurlara düşüp kalıyor. Mevsimler birbirine yer verirken, aylar isim değiştiriyor. Sonra takvimler devrediyor bir şeyleri, bazen birilerini. Adı hayat olan bu döngü, kimseyi yerinde tutmuyor.

İnsan unuttuklarının hafifliğinde yere düşüyor ve kaybettiklerinin gölgesinde kalıyor. İnsan durmadan vazgeçiyor ve düşürmek diye kendini teselli ediyor. Düş bir yaşamdır, düşünmenin firarında kalandır. Yine de peşin hükümler, sanılanlar, zannedilenler bir tehdit gibi yaklaşıyor ve vuruyor.

Yara sahibinden itibar dileniyor, bir de hedef bekliyor. Barbar bir kıyamet, arsız bir kehaneti sırtlamış bize doğru geliyor. Pusular, kazıklar ışıklı bir hengamede kendini gösteriyor. Sonra tarih sayfalarında gösteriler, felsefede göstergebilimler, dilde bilincin altı ve üstü, delik deşik edilmiş hayatların portreleri.

Bu çağa manzara şart, bu yıllara bir sürü tokat elzem, şu günlere şok bir tedavi biçimi. İki yanı keskin bir bıçağın attığı faça, bir taş yağmurunun paramparça ettiği bir ayna, kaza süsü verilmiş bir intihar savurmalı bu yaşama. Sonra delirerek denilmeli: Her yanımız yaşamaktan vazgeçecek kadar belalı.

En sonunda da ilan edilmeli; delirmiş bir gerçek hiçbir yalandan yara alamaz.

Haftanın kitap önerisi: Roland Barthes, Bir Aşk Söyleminden Parçalar / Çeviren: Tahsin Yücel, Metis Yayınları

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Ulus devletin demokratikleşmesi üzerine…

Sonraki Haber

GDO’lu tohumla tarım hazırlığı

Sonraki Haber

GDO’lu tohumla tarım hazırlığı

SON HABERLER

Meclis’te Halep tepkisi: Hastaneler bombalanırken sevinç naraları atanları Kürt halkı unutmayacak

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

ABD: Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşaması başladı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

Gazeteci Nedim Oruç gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

Barrack’tan Fidan görüşmesi sonrası açıklama: Suriye’de birlikte çalışmaya kararlıyız

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

İran’da katliam iddiaları: Yaralı göstericiler hastanelerde öldürülüyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

İran’dan ABD’ye uyarı: Suudi Arabistan, BAE ve Türkiye’deki üsler hedef alınabilir

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

DSG’den Dêr Hafir açıklaması: Bölge sistematik biçimde savaşa sürükleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır