Türkiye saldırısında yaşamını yitiren Egid Roj’u anlatan gazeteci Hevîdar Henan, Egîd Roj’un Efrîn halkına dönük katliamları belgelediği, Tişrîn Barajı’ndaki direnişi gösterdiği için hedef alındığını söyledi
Türkiye ve ona bağlı Suriye Millî Ordusu’nun başlattığı Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlattığı saldırılarda gazetecileri hedef almaya devam ediyor. Türkiye ve ona bağlı paramilter güçlerin başlattığı saldırılarda 2019’dan beri 15 gazeteci hedef alınarak katledildi. Tişrîn Barajı’ndaki saldırıları takip ederken Türkiye’nin SİHA ile hedef alarak katlettiği en son gazeteci ise Egid Roj oldu.
Türkiye’nin 15 Şubat’ta katlettiği Hawar Haber Ajansı (ANHA) muhabiri Egîd Roj’ın aynı ajanstan çalışma arkadaşı Hevîdar Henan, aslen Efrînli olan Egîd Roj’un ailesiyle birlikte Halep’te yaşadığı süreçte onu tanıdığını, henüz küçük bir çocukken Rojava devriminin seferberlik döneminden günümüze devrim içerisinde aktif rol aldığını söyledi.

‘Efrînli Kürtlerin katliamını belgelemek istiyordu’
Gazetecilik okuyan Egîd Roj’un davasına değerlerine bağlı bir insan olduğunu belirten Hevîdar Henan, “Yurtsever bir ailenin çocuğuydu. Ailesi, Efrînli her aile için örnek oluşturacak bir aileydi. Özellikle aileyi yetiştiren kişi olan anneleri, onlara bu bilinci vermişti. Bütün teknik malzemelerine canlı birer varlık gibi yaklaşırdı. Kamerasına çocuğu gibi bakardı. Efrîn savaşında çok vakit geçirdik. Uzun bir süre ayrı kaldık. Birlikte çalışmadık. O savaş muhabirliği yapmak istedi. Arada onunla çalışma alanlarında denk gelirdik sadece. Efrîn savaşı sürecinde görev aldı. Efrîn’in her yanını gezdi. En büyük hayali Efrîn işgalini, Efrîn Kürtlerinin yüz yüze kaldığı katliamı belgelemekti. Elinde de bir sürü belge vardı. Efrîn ile ilgili gördüğü her şeyi arşivlerdi. Tarih yazımı yaptığını söylüyordu. Biz Egid’i gördüğümüzde Efrîn sevgisinin kanlı canlı halini görüyorduk” ifadelerini kullandı.
31 gazeteci katledildi
Egid Roj’un katledilmesiyle son 4 ayda Kuzey ve Doğu Suriye’de 3 gazetecinin hedef alındığını kaydeden Hevîdar Henan, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nde bugüne kadar Türkiye tarafından 31 gazetecinin katledildiğini belirtti. Egîd Roj’un yönünü her daim savaşın olduğu bölgelere çevirdiğini, bu zorlu alanlarda gazetecilik faaliyetleri yürüttüğünü söyleyen Hevîdar Henan, Egîd Roj’un Tişrîn Barajı’ndaki gelişmeleri takip edemediği günler için “Ben yerimde oturamıyorum” dediğini aktardı.
‘Arkadaşları onun mirasını devraldı’
Egîd Roj’un her zaman yönünü direnişe çevirdiğini söyleyen Hevîdar Henan, şu ifadeleri kullandı:
“Her gün bize gündemin ne olduğuna dair haberler yazan o gazetecilerin kendileri haber oldu. Türkiye sadece silahlarla değil, psikolojik olarak da çok derin ve çok kirli bir savaş yürütüyor. Nazım, Cihan, Egîd neden hedef alınıyor? Çünkü Türkiye devletinin gerçek yüzünü, saldırganlığını gösteriyorlar. Egîd ‘in en son videosunda da vardı, oraya giden halk halaylarla, güle oynaya nöbet tutuyordu. Bu görüntülere gölge düşürmek için, bunları dünya ile buluşturanları hedef alıyorlar. Nazım Daştan, Türkiye ile DAİŞ’in kirli ortaklığını ortaya çıkarmıştı. Cihan Bilgin de Kuzey ve Doğu Suriye’de yürütülmeye çalışılan ajanlık faaliyetlerini açığa çıkarmıştı. Egîd Roj ise Efrîn halkına dönük katliamı belgeliyor, Tişrîn Barajı’ndaki direnişi gösteriyordu. Bu sebeple hedef alındılar. Cihan ile Nazım gitti, ama onların mirasını devralan yüzlerce arkadaşı onun yolundan gidiyor. Katledilen Egîd ‘in de kalemi yerde kalmayacak. Onların burada yürüttükleri savaş, her daim canlı kalacak. Onlar tüm gazeteciler için bir miras bıraktı. Bu arkadaşlarla birlikte kalan tüm arkadaşlarımız onlardan güç alarak büyük bir direniş sergiliyor.”
Haber: Ceylan Şahinli \ MA