‘Çerçeve yasa’da çok eksik ve yanlışların olduğunu söyleyen Murat Karayılan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü bu sürecin olmazsa olmazı olduğunun altını çizdi
15 Ağustos Atılımı vesilesiyle bir mesaj yayınlayan Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, Barış ve Demokratik Toplum süreci kapsamında gelişen süreç konusunda değerlendirmelerde bulundu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sürecinin olmazsa olmazı olduğunu vurgulayan Murat Karayılan, yasanın bu sürecin mimarı Abdullah Öcalan’ı kapsamamasını eleştirdi.
Kendisinin, “Eğer Önder Apo zindandaysa, kimseye silah bırak ve git diyemem” pozisyonunda olduğunu belirten Murat Karayılan, mücadeleyi savaş ve silah zemininden çıkarıp, siyaset ve hukuk zeminine taşımaya hazır olduklarını belirtti.
‘Ölü bir halk dirildi, ayaklarının üzerine kalktı’
“15 Ağustos Hamlesi, her ne kadar silahla başlamış olsa da, anlamı silahtan çok daha büyüktü” diyen Murat Karayılan, “Topluma bir müdahale olarak gelişti. Toplumun sessizliğine karşı bir çağrı oldu. Halkımız önce kuşkulu ve kaygılı yaklaştı. Çünkü o zamana kadar Kürt halkı nerede başını kaldırdıysa, başı kesilmişti. Onun için halk sürece kaygıyla yaklaştı. Ancak ne zaman gördü ki gerilla farklı bir yöntemdir, yenilmiyor, ciddi, kararlı insanlardan oluşuyor ve her gittikçe büyüyor, o zaman anladı ki, özgürlük ve kurtuluşun yöntemi gerilla mücadelesidir. Ondan sonra onu sahiplendi, gençler katıldı ve böylece Kürt halkında bir değişim yaşandı. Güvensizlik güvene, korku cesarete, karamsarlık umuda dönüştü. Ölü bir halk dirildi, ayaklarının üzerine kalktı” şeklinde konuştu.
‘Silahla, şiddetle bizi yok edemeyeceklerini anlayınca, tekrar çağrı oldu’
Özgürlük Hareketinin son 10 yılda büyük saldırılara maruz kaldığını belirten Murat Karayılan, “Devlet içinde yer alan bütün damarlar birleşti ve savaş ilan ettiler. Bizi, şiddet ve silahla yok etmek istediler. Ağır ve kapsamlı bir savaş süreci yaşandı. Bize karşı her türlü modern silahı kullandılar. Yasaklı silahlar da kullandılar. NATO’nun desteğiyle, hatta komşu devletlerin ve yine kimi Kürtlerin de desteğiyle bizi yok etmek istediler. Fakat bizi yok edemediler. Onlar Zap ve Metina’da tıkandılar; ilerleyemediler. Böylece silahla, şiddetle bizi yok edemeyeceklerini anlayınca, tekrar çağrı oldu. Devlet Bahçeli’nin çağrısı böyle okunmalı. Bilindiği gibi Önder Apo da olumlu cevapladı ve şimdiye kadar süreç yürüdü” dedi.
‘Dar yaklaşım sorunu çözüme kavuşturmaz’
Meclis’te kabul edilen çerçeve yasaya dikkat çeken Murat Karayılan, “10 Ağustos günü TBMM’nin çıkardığı Çerçeve Kanun, Cumhuriyet tarihinde yeni bir şeydir. Cumhuriyet kurulduktan bu yana Kürt iradesini tanımamış ve Kürtleri öldürerek yok etmek istemiştir. Bu çerçevede, bu kanun yeni ve değerli bir adımdır. Fakat bu kanunun çok eksiği ve yanlışı vardır. Her şeyden önce; bu sürecin mimarını, Önder Apo’yu kapsamamıştır. Halbuki, bu süreci başlatan Önder Apo’dur. Yine, içinde Kürt kelimesi bile geçmiyor. Demokrasiden hiç bahsedilmemiş. Halkımızın hassasiyetleri, hareketimizin görüşleri ve hatta Önderliğimizin bile görüşleri fazla dikkate alınmamış. Meseleyi sadece gerillanın silah bırakmasına indirgemiştir. Oysa bu sorun, yüzyıllık büyük bir sorundur. Dar bir yaklaşım vardır. Şüphesiz bu dar yaklaşım, sorunu çözüme kavuşturamaz. Gerilla, neyin sonucunda tarih sahnesine çıkmıştır? Bu eğer iyi açılmazsa, sorunun köklü çözümü de olmaz” ifadelerine yer verdi.
‘Mücadeleyi siyaset zeminine taşımaya hazırız’
Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün olmazsa olmaz olduğunu dile getiren Murat Karayılan, “Ben daha önce; eğer Önder Apo zindandaysa, kimseye silah bırak ve git diyemem, dedim. Şimdi de aynı noktadayım. Fakat artık şunu diyebilirim: Değerli yoldaş, git Önder Apo seni karşılayacak. Dönem perspektiflerini Önder Apo sana verecek. Diyebilirim. Yani, eğer Önder Apo devreye girerse, arkadaşları karşılarsa, toplantılar yaparsa ve ikna ederse, olur. Biz bu mücadeleyi savaş ve silah zemininden çıkarıp, siyaset ve hukuk zeminine taşımaya hazırız. Önderliğimiz bunun için 33 yıldır çabalıyor ve biz de ona güveniyoruz. 33 yıldır yürütülen savaş, fazladan yürütülen bir savaştır. Kendini tekrar olduğu gibi, aslında yerinde olmayan bir savaştı. Fakat bizi yok etmek isteyenlere karşı bu savaşı yürütmeye mecbur kaldık. Her daim böyle oldu. Biz bu savaşı sona erdirmek istiyoruz ve samimi yaklaşımımız budur” şeklinde konuştu.
‘Şimdi milyonlarız’
Hükümetin dilini eleştiren Murat Karayılan, “Diğer taraftan, kullanılan dil hala değişmemiş. Savaş dili belliydi; Türk devletinin savaş dili, psikolojik savaş diliydi. Sürekli, ‘vurduk ve kazandık’ diyorlardı. 15 Ağustos Atılımı gerçekleştiğinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Kenan Evren’di. Kenan Evren, ‘bu suçu işleyenler kim olursa olsun, hangi deliğe girmişse, hangi taşın altında saklanmışsa, 72 saat içerisinde ordumuz onları kulaklarından tutar, adaletin önüne getirir’ dedi. Ancak o 72 saat şimdi 42 yıl oldu ve halen de gerçekleşmiş değil. Önder Apo tek başına yola çıktı. Şimdi milyonlarız; on binlerce kadromuz var” dedi.
‘Adalet ve Hakikati Açığa Çıkarma Komisyonu oluşturulmasını öneriyoruz’
Geçmişte yaşananların araştırılması gerektiğini söyleyen Murat Karayılan, “Özcesi eğer eski defterleri açarsak kimin suçlu kimin suçsuz olduğu ortaya çıkar. Bundan dolayı biz, Adalet ve Hakikati Açığa Çıkarma Komisyonu oluşturulmasını öneriyoruz. Araştırma yapıp gerçekleri açığa çıkarsın ve hesap sorsun. Biz bunu bir gereklilik olarak görüyoruz ve buna hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Biz gerçekten Türkiye ile anlaşmak, düşmanlığı sonlandırmak istiyoruz. Yeni bir sayfa açmak istiyoruz. Biz düşmana değil, demokratik cumhuriyete katılacağız. Beklentimiz buydu fakat bakıyoruz ki karşı tarafın yaklaşımı böyle değildir. Halen bizi terörist ve suçlu sayıyorlar. Terör diyorlar ama siz yüz yıldır halkımıza terör uyguluyorsunuz. Yani terazinin bir tarafını ağırlaştırırken diğer tarafını boş bırakmak olur mu? Bu konuda adil bir yaklaşım lazımdır” ifadelerine yer verdi.
Abdullah Öcalan’ın perspektifleri ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına süreci başarıya ulaştıracaklarını söyleyen Murat Karayılan, çerçeve yasayı sıradan ele almadıklarını fakat eksik yanlarının giderilmesi gerektiğini belirtti.
Kaynak: ANF









