• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Türkiye’ye bağlı silahlı gruplar Irak’ta ne yapmak istiyor?

22 Nisan 2025 Salı - 09:42
Kategori: Editörün Seçtikleri, Ortadoğu

Akademisyen Kamuran Berwarî, Türkiye’ye bağlı silahlı grupların Federe Kürdistan Bölgesi’nde hareketliliğinin arttığına işaret ederek, ‘Oluşacak zarardan Irak da nasibini alacaktır’ dedi

Federe Kürdistan Demokrasi ve Siyaset Akademisi Başkan Yardımcısı ve Duhok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Kamuran Berwarî, Türkiye’ye bağlı silahlı grupların hem Federe Kürdistan Bölgesi hem de Irak’ta faaliyetlerinin arttığını söyledi. Söz konusu hareketliliği “tehlikeli ve kaygı verici” olarak nitelendiren Kamuran Berwarî, “Bu duruma ilişkin Irak istihbaratı ve yetkililerinin açıklamaları var. Bu silahlı grupların Kürdistan ve Irak’ta örgütlenmesi büyük bir tehlike doğuruyor. Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’ni dizayn etmek istiyorlar” diye kaydetti.

Kamuran Berwarî, Kerkük ve diğer tartışmalı bölgelerin (Diyala, Musul, Selahaddin) statüsüyle ilgili olan 140’ıncı maddeye işaret ederek, “Bu silahlı gruplar çoğunluklu olarak 140’ıncı maddenin uygulandığı bölgelere yerleştiriliyor. 1991’de askıya alınan bu sorunun artık Irak ve Federe Kürdistan hükümeti arasında çözülmesi gerekiyor. Özellikle Saddam Hüseyin’in idam edildiği günden beridir bu sorun halen çözülmüş değil. Çözülmediği takdirde bu silahlı gruplar oradaki varlıklarını sürdürecekler. Türkiye, çoğunluklu olarak bu silahlı grupları Irak ve İran’ın sınırında, Musul ve Kerkük’te barındırıyor. Şüphesiz bu grupların buralara yerleştirmesinin amaçları var; Kürdistan özgürlük mücadelesine karşı olanlar bu bölgelerde kalıyorlar ve faaliyet yürütüyorlar” diye konuştu.

Türkiye’nin Musul hedefleri

Kamuran Berwarî, Türkiye’nin Musul üzerinden “Osmanlı İmparatorluğu” planının olduğunu söyledi. Kamuran Berwarî, “Türkiye bu temel doğrultusunda bu bölgeleri kontrolü altına almak istiyor. Musul vilayetinin tamamının kendisinin olduğunu iddia ediyor. Bunun için vereceği savaşı da kendine hak olarak görüyor. Bu bir hak değil işgal pratiğidir. Çünkü mevcut Türkiye Cumhuriyeti belirlenen sınırlar çerçevesinde kuruldu. Bu sınırlar uluslararası ve bölgesel sözleşmeler sonucunda düzeltildi. Türk devleti bu bağlamda tek bir adım dahi atamaz. Türkiye, Musul vilayetini ilk olarak Osmanlı projesinin içine koymuştu. Bu yüzden şu anda el koymak istiyor. Çünkü burada petrol ve gaz zenginliği var” ifadelerini kullandı.

Kamuran Berwarî konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dört parça Kürdistan’ın, bölgesel ve uluslararası siyasetini gözden geçirmesi gerekiyor. Bunun için de Federe Kürdistan’da ulusal bir hükümetin kurulması, var olması gerekiyor. Birlik olunmalı ve Kürdistan kazanımlarını korumak için bir yol bulunmalı. Çünkü bizim Başure Kürdistan’daki yüzyıllık kazanımımız parlamento ve kurulan bu hükümettir. Federe Kürdistan Bölgesi üzerinden projeler var, Federe Kürdistan zarar görürse Irak da bundan nasibini alacaktır. 2014 felaketi gibi bir felaketle karşı karşıya kalacaktır.”

140’ıncı madde

Irak Anayasası’nın 140’ıncı Maddesi, Saddam Hüseyin liderliğindeki Baas yönetimi döneminde “Araplaştırma” politikası çerçevesinde demografisi değiştirilen Federe Kürdistan Bölgesi’ni kapsıyor. Bu bölgedeki Kürtler zorla göç ettirilirken, yerlerine dışarıdan getirilen Araplar yerleştirildi.

Baas rejiminin devrildiği 2003 yılı sonrası yapılan anayasada, bu bölgelerde, Araplaştırma politikası öncesindeki demografisi göz önünde bulundurularak referanduma gidilmesi ve buraların Bağdat’a mı Hewlêr’e mi bağlanacağının halka sorulması kararlaştırıldı. Ancak Bağdat yönetimi 140’ıncı Maddeyi uygulamaya yanaşmadı.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

32 yıllık tutsak AYM kararına rağmen tahliye edilmiyor

Sonraki Haber

Talana direnen köylüler: Hesandin yok olursa Pasûr yok olur

Sonraki Haber

Talana direnen köylüler: Hesandin yok olursa Pasûr yok olur

SON HABERLER

Katletme girişimi davasında ceza indirimi bozuldu

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Meral Danış Beştaş: Abdullah Öcalan özgür olmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Vahap Coşkun: Birlik Kürtler için siyasal ve hukuki kazanımların kapısını aralayacak

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Epstein belgelerinde adı geçen Norveçli Büyükelçi istifa etti

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Mêrdîn’de halklar: Rojava biziz, sahip çıkacağız

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

AP’de bu hafta Rojava tartışılacak: Bu modeli savunmalıyız

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Rojava Kürt heyeti Şam’a gidiyor

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır