• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Nisan 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Dizilerde kadınları hedef alan dil neyi normalleştiriyor?

21 Aralık 2025 Pazar - 09:55
Kategori: Kadın

Jasmine dizisi, fuhuşu yoksulluk, güvencesizlik ve şiddetin yarattığı toplumsal bir sorun olarak değil, ‘başka çare yokmuş’ algısıyla sunulan bir çözüm gibi gösteriyor

Dijital platformlarda üretilen dizi ve filmler, kadınların maruz bırakıldığı şiddeti ve sömürüyü görünür kılmak yerine, çoğu zaman bu gerçeklikleri yeniden üreten bir rol üstleniyor. Kadınların yaşadığı sorunlar bilinçli biçimde bireysel hikâyelere indirgeniyor; böylece şiddet, sömürü ve eşitsizlik sorgulanması gereken olgular olmaktan çıkarılıp sıradanlaştırılıyor. Jasmine dizisi de fuhuşu ele alırken bu meşrulaştırıcı medya dilinin güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yoksulluk, güvencesizlik, aile içi şiddet ve benzeri birçok sorunun çözümü gibi sunulmaya çalışılan fuhuşa sürüklenme, dizide açık biçimde bir “çıkış yolu” olarak kurgulanıyor. Bu yaklaşım, söz konusu sorunların toplumsal ve politik boyutlarını bilinçli olarak arka plana iterken, izleyiciye yaşananları bir “hayatta kalma hikâyesi” olarak sunuyor. Diziyi yayınlayan platform ise, başka bir tercihi yokmuş gibi davranarak fuhuşu sistematik bir şiddet alanı olmaktan çıkarıyor ve “başka çare yokmuş” algısını güçlendirerek bu şiddet biçimini olağanlaştırıyor.

Fedakârlık söylemiyle kurulan meşrulaştırma

Dizinin 13 Aralık’ta yayınlanan ilk bölümünde, kalp hastası Jasmine karakteri hem hayatta kalmak hem de üvey kardeşine maddi destek sağlamak gerekçesiyle fuhuşa sürükleniyor. Dizi, bu süreci sorgulamak yerine bilinçli biçimde dramatize ediyor ve fuhuşu kaçınılmaz bir zorunluluk gibi sunuyor. Aile bağları ve fedakârlık vurgusu ise, kadın bedeninin hedef alınmasını perdeleyen bir araç haline getiriliyor; fuhuş, “haklı” ve “anlaşılır” bir tercihe dönüştürülerek meşrulaştırılıyor.

Bu kurgu, izleyiciyi fuhuşun nedenlerini sorgulamaya değil, bu şiddet biçimini kabullenmeye alıştırıyor. Kadının bedeni, hem kendi yaşamını sürdürebilmesinin hem de ailesini ayakta tutmasının aracı haline getirilerek açık biçimde bir “çözüm” nesnesine dönüştürülüyor. Böylece fuhuş; şiddet, sömürü ve erkek egemen düzenle olan bağı bilinçli olarak koparılıyor, olağan ve makul bir seçenekmiş gibi sunularak normalleştiriliyor.

‘Yaşam mücadelesi’ adı altında kurulan kabulleniş

Dizinin dili, yaşananları bir “yaşam mücadelesi” olarak çerçeveliyor. Bu çerçeve, fuhuşu ağır bir hak ihlali olmaktan çıkarıp, zor koşullarda başvurulabilecek sıradan bir yol gibi gösteriyor. Kadının içinde bulunduğu koşulların nedenleri sorgulanmıyor; bu koşulların onu fuhuşa itmesi doğal ve kaçınılmaz bir sonuç gibi aktarılıyor.

Bu yaklaşım, izleyicide “şartlar ağırlaşırsa bu yol da mümkündür” algısını besliyor. Medya bu noktada yalnızca bir aktarıcı değil; fuhuşu ve kadın bedenine yönelik şiddeti normalleştiren aktif bir araç haline geliyor.

Tepkiler yine kadına yöneliyor

Dizinin yayınlanmasının ardından dijital medyada yükselen tepkiler, medyanın kurduğu sorunlu dili bir kez daha açığa çıkardı. Eleştiriler, dizinin kurgu tercihleri, yapımcıları ya da senaryo dili yerine, kadın oyunculara yöneltildi. Kadının bu rolü kabul etmesi, sahnelerde nasıl göründüğü ve ne giydiği tartışma konusu yapıldı.

Bu durum, kadın bedeninin hem dizinin içinde hem de dizinin ardından yürütülen tartışmalarda hedef haline getirildiğini gösteriyor. Dizinin kurduğu şiddet dili sorgulanmak yerine, bu dilin taşıyıcısı olan kadın suçlanıyor. Böylece medya, kendi sorumluluğunu gizleyerek eleştirinin yönünü bilinçli biçimde saptırıyor.

Medya neyi gizliyor?

Jasmine dizisi, kadınların yaşadığı gerçek sorunlara temas ediyormuş gibi görünse de, bu sorunları ele alış biçimiyle fuhuşu ve kadın bedenine yönelik şiddeti yeniden üretiyor. Fuhuş, nedenleri ve sonuçlarıyla birlikte ele alınmadığında, izleyiciye yalnızca dramatik ve meşrulaştırılmış bir hikâye sunuluyor.

Dizi, yayınlandıktan kısa bir süre sonra Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) kararıyla söz konusu dijital platformdan kaldırıldı. Ancak bu müdahale, dizinin kurduğu dili ve kadın bedenini hedef alan temsil biçimlerini ortadan kaldırmıyor. Aksine, bu tür içeriklerin hangi koşullarda üretildiği ve neden yaygınlaştığı sorusunu daha da görünür kılıyor.

Bu örnek, medyanın kadın bedenini nasıl hedef haline getirdiğini ve şiddeti hangi araçlarla normalleştirdiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Diziler yalnızca hikâye anlatmıyor; kadınlara yönelik şiddetin kültürel ve düşünsel zeminini de bilinçli biçimde kuruyor.

Haber: Gülistan Gülmüş / JINNEWS 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Direniş mahallesi uyuşturucu alanı oldu: Kullanım yaşı 6’ya düştü

Sonraki Haber

HTŞ, İsrail, Türkiye ve ABD arasında sıkışan ‘yeni Suriye’ tablosu

Sonraki Haber

HTŞ, İsrail, Türkiye ve ABD arasında sıkışan 'yeni Suriye' tablosu

SON HABERLER

Kürtçe artık ‘tutarlılık’ meselesidir

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Kürtler artık tek bir bedendir

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

tarihsel filistin’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Yeni bir 4 Nisan zamanı, yeni bir doğuş buluşması

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Erivan’dan Viyana’ya 4 Nisan kutlaması

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

PJAK: ‘Qandil Press’ ile bir bağımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Trump İran’a tanıdığı süreyi uzattı: Son tarih 8 Nisan

Yazar: Yeni Yaşam
5 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır