• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
3 Ocak 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Özgür Müftüoğlu

Barışı savunanlar cezalandırılmaya devam ediyor

3 Ocak 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Özgür Müftüoğlu, Yazarlar

Bundan 10 yıl önce -içinde benim de yer aldığım- 2212 akademisyen “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bir bildiri yayımladı. Bildiriyle amaçlanan, 7 Haziran 2025 seçimleri sonrasında hızla yükselen şiddet ortamına ve hukuk dışı uygulamalara karşı “siyasi iktidarı, hukuk devleti olmanın sınırları içinde kalmaya çağırmak”tı. Zira bu çağrının yapıldığı günlerde Kürt sorununun çözümü için kurulan müzakere masası dağıtılmış, onlarca canın yitirildiği Suruç ve 10 Ekim katliamlarının yanı sıra -Diyarbakır başta olmak üzere- birçok il ve ilçede sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, sivillerin ölümü ulusal basında haber olmaya başlamıştı.

Ulusal ve uluslararası insan hakları örgütlerinin -bildiriden daha sonra yayımladıkları- bu döneme ilişkin raporlarında şu tespitler yapılıyordu: “Ağustos 2015’den itibaren ilan edilen süresiz sokağa çıkma yasakları nedeniyle 2 milyona yakın yurttaş gıda, su, geçim kaynakları, acil sağlık hizmetleri, eğitim, adalete erişim gibi en temel insani hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmış; 355 bin’i aşkın yurttaş bu dönemde sürdürülen operasyonlar sırasında evlerini terk ederek, göç etmek zorunda kalmış; -resmi olarak belirlenebilen- 79’u çocuk, 71’i kadın, 30’u ise altmış yaşın üzerinde olmak üzere 323 sivil yaşamını kaybetmiştir.”

Anayasa başta olmak üzere, ulusal ve evrensel hukuk normlarının görmezden gelindiği bu dönemde yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı, eşit yurttaşlık hakkı gibi insan haklarının en temel ilkeleri ihlal ediliyordu. Hak ihlallerinin Kürt illerinde olması nedeniyle ülkenin genelinde bir sessizlik, umursamazlık hâkimdi. Oysa siyasi otoritenin hukuk tanımazlığına karşı toplumsal tepkinin gösteril (e)memesi, bu durumun meşrulaşması ve tüm ülkede kalıcı biçimde yaygınlaşması tehlikesini de beraberinde getiriyordu. Bu da zaten sorunlu olan hukuk düzeninin tamamen ortadan kaldırılarak Türkiye’nin hızla otokratik bir rejime sürüklenmesi anlamına geliyordu.

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisi milletvekillerine hitaben yazılmıştı ve siyasi iktidarı hukuk sınırlarını aşmamaya davet ederken halkın vekillerini de otokratik rejime yol açan gelişmeler konusunda uyarıyor ve parlamenter sistem içinde bu sürece karşı bir tavır almalarını bekliyordu. Bildirinin yayımlanmasının hemen ardından, bildiride imzası olanlar, devletin en tepesindekilerden, çete elebaşlarına kadar birçok ismin hakaretine, hedef göstermesine, “kanlarında duş alma” fantezilerini de içeren tehditlerine maruz bırakıldı. İmzacı akademisyenlerin bazılarının evleri basıldı, gözaltına alınanlar, tutuklananlar oldu. Tüm baskılara rağmen imzacılar geri adım atmadı.

Ancak ne parlamentoda ne de toplumda otoriterleşme sürecinin önünü alacak bir tepki ortaya konulamadı ve maalesef bildirinin yayımlanmasından yaklaşık 7 ay sonra 15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle ilan edilen OHAL ile otokratik rejimin kurumsallaşmasına yönelik “ilk büyük adım” atıldı. Bildiriyi imzalayan akademisyenler OHAL rejiminin öncelikli hedefi oldu. Akabinde KHK’larla 406 akademisyen üniversiteden ihraç edildi. İhraç edilenlerin yanı sıra, iş sözleşmeleri yenilenmeyerek ve istifaya ya da emekliliğe zorlananlarla birlikte toplam 594 imzacı akademisyen üniversitelerden tasfiye edilmiş oldu.

OHAL’in ardından yapılan Anayasa değişiklikleriyle getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yasama-yürütme-yargı tek elde toplanırken, basın özgürlüğü, akademik özgürlükler ve örgütlenme özgürlüğü büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Bildiride dikkat çekilen tehlike ne yazık ki gerçekleşmiş ve otokratik rejim tam anlamıyla kurumsallaşmış oldu. Böylece daha çok Kürtlere yönelen hak ve hukuk ihlalleri, Türkiye’nin her yanında tüm halklardan muhalifleri baskı altına almanın aracı haline getirildi. Özellikle 2025’te İBB ve CHP üzerinde yoğunlaşan baskılar, gazetecilerin tutuklanması, belediyelere ve şirketlere kayyum atanması bunun en son örnekleri olarak sayılabilir.

Son olarak şunu ifade etmek gerekir ki, az sayıdaki akademisyenin işe iade edilmiş olması kamuoyunda “barış imzacısı akademisyenlerin tümünün akademiye döndüğü” algısı yaratmaktadır. Oysa bu doğru değildir! İşine dönemeyen yüzlerce ihraç akademisyen vardır ve bunların hukuk mücadelesi sürmektedir. 10 yıl önce “Bu Suça Ortak Olmayacağız!” diyerek gelmekte olduğuna dikkat çekmeye çalıştığımız “otokratik rejim”in mahkemeleri, barışı, hukuku ve insan haklarını savunmayı suç sayan (ya da gerçek dışı, kes-yapıştır isnatları gerekçe gösteren) kararlarıyla iade davalarını reddederek barışı savunanları cezalandırmaya devam etmektedir! Bütün bunların Kürt sorununun barışçı yollarla çözümü için yeniden müzakere masasının kurulduğu bir dönemde olması ise sürece ilişkin kaygıları daha da artırmaktadır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Adaletsiz İnfaz!

SON HABERLER

Barışı savunanlar cezalandırılmaya devam ediyor

Yazar: Heval Elçi
3 Ocak 2026

Adaletsiz İnfaz!

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
3 Ocak 2026

Dosya açık, adalet kapalı: Gülistan Doku nerede?

Yazar: Heval Elçi
3 Ocak 2026

Yanlışta ısrar sadece zararı büyütür…

Yazar: Heval Elçi
3 Ocak 2026

Devrim emekçisi Hüseyin Aykol yoldaşımızı mücadelemizde yaşatacağız!

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
3 Ocak 2026

Şiirsel bir masal, lirik bir ağıt: Zâkir

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
3 Ocak 2026

Güneşin yükselişi

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
3 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır