• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Özgür Basın emekçileri: Rêya te rêya me ye…

2 Ocak 2026 Cuma - 12:05
Kategori: Güncel, Manşet

Hüseyin Aykol için düzenlenen törende Özgür Basın emekçilerinin mesajı okundu. Mesajda, ‘Her zaman seninle olacağız, her zaman bizimle olacaksın… Rêya te rêya me ye…’ denildi

Tedavi gördüğü Sincan Eğitim Araştırma Hastanesi’nde 1 Ocak’ta yaşamını kaybeden Hüseyin Aykol için düzenlenen törene Özgür Basın emekçileri mesaj gönderdi.

Mesajı gazetemiz Yeni Yaşam çalışanı Reyhan Hacıoğlu okudu. Mesaj ise şu şekilde:

“Mamostemiz, Hüseyin Hocamız, tüm sadeliği ve mütevaziliği ile yaşamımıza ortak olan ve öğreten devrimci sosyalist yoldaşımız…

Yaşamın, insan olmanın hakkını verenlerimizin ardından söz kurmak her zaman ağır olur. An gelir; yer ve gök yarılsın diye bağırmak isteriz sesimiz çıkmaz, haykırmak isteriz kelimeler boğazımızda düğümlenir. Bunu en iyi bilenimizsin.

Tüm bu gidenlerimizin yükünü layıkıyla taşıyan sana dair söz kurmak çok ağır gelse de; kelimelerimiz, sesimiz boğazımızda düğümlense de, iznin olursa senin bize öğreten yaşamına layık, birkaç cümle kurmak isteriz: Sana yakışır taşıdığın sosyalist yaşamının, özgür basının yükünün ağırlığına yaraşır birkaç cümle Hüseyin hocamız, mamostemiz, yoldaşımız…

70 yıllık biyolojik yaşamını; halkların, ezilenlerin, sömürülenlerin, ötekileştirilenlerin birlikte ve eşit bir şekilde yaşayacağı gelecek güzel günlere adadın…

İşkencehanelerde, hapishanelerin soğuk duvarları arasında dahi, haklarını savunduklarının bir temsilcisi, sesi olarak görevini yerine getirdin…

Dışarı çıktın, bu kez hem dört duvar arasında olanların hem onların uğruna mücadele ettiği ezilenlerin, sömürülenlerin, yok sayılanların sesi oldun. Senin gözlerin her sabah hapishanelerden gelen mektupları taradı, köşen zindanların sesi olarak içeriye de dışarıya da taşıdı en zorlu yerlerde yaşayanların sorunlarını, umutlarını, dirençlerini…

Kalemin bir gün bile tereddüt etmedi gerçekleri dile getirmekten. 24 saatini kolektif yaşamın inşasına, öğrenmeye ve öğretmeye göre planladın.

Sabahın köründe hiç aksatmadan gelip özgür basının mütevazi bürolarını açtın. Çayı demledin, senin bedenine ve yaşamına uyum sağlamış, sadeliğin simgesi olan o küçük bardağınla çayını yudumlarken önce dört duvar arasında olanların mektuplarına baktın, önce onlara dair yazılması gerekenleri sıraladın ve sonra dışarıda olanlara dair…

Bizler, özgür basın emekçileri büroya geldiğimizde senin demlediğin çayın sıcaklığı ile ısınırken, mamosteliğinden devrimciliğinden bir bardak çayı yudumlar gibi yaşamayı, hakikate sadık kalmayı öğrendik…

Dile kolay, Özgür Basın geleneğinin yılmaz bir neferi olarak 37 yıl boyunca her türlü zorluğa ve zorbalığa direndin Hüseyin hocam. Yol arkadaşların enselerinden vurulurken, tutuklanırken, sürgüne gönderilirken, gazete binalarımız, ofislerimiz havaya uçurulurken de bir an olsun geri durmadın. Tutuklandın yine geri adım atmadın. Onlarca yıllık ceza davalarına rağmen, yoldaşlarının anılarına bağlılığın gereği olarak buraları terk etmeyi düşünmedin.

Yazdığın her satıra yoldaşlarına olan özlemini nakşettiğine, yüreğinin her bir atışıyla onları yad ettiğine şahidiz. Tekrar o özlemi yazılarınla, yüreğinin atımlarıyla gidereceğin anı sabırsızlıkla ve yüreğimizin en derininden gelen dua ile bekledik. Bekledik günlerce. Seninle birlikte mesai yapmış olan yoldaşların olarak bekledik, hakikatin gücünü yaşam tecrübeleriyle öğrettiğin öğrencilerin olarak bekledik. Ama en çok da, o naif kişiliğinle, o yumuşak sesinle, o buğulu gözlerinle her fırsatta gazeteciliğe ilk adımı atan genç, pırıl pırıl ardıllarınla yaşam tecrübelerini paylaşman için bekledik.. Yüzlerini, seslerini tanımadığın halde dört duvar arasında olan yoldaşların için bekledik… Ama olmadı. Özlemini duyduğun Apê Musa’ya, Gurbetelli’ye, Cengiz’e, Ferhat’a, Nazım’a, Nagihan’a, Kalo’ya kavuşmak baskın geldi…

Yaşamın hem hocası hem öğrencisiydin her zaman. En yeni başlayandan öğrenmesini bilirdin ve tabi ki çoğunlukla öğretmesini. “Eleştiriyi yoldaşlarınıza dozunda yapın” derdin. “Bir çiçeği yaşatmak istiyorsanız çok su vermeyin, çok su çürütür çiçeği. Az su da vermeyin o da kurutur çiçeği. Eğer yaşatmak istiyorsanız, ihtiyacı olanı dengeli bir şekilde verin.” Arkadaşlarımızı eleştirirken, dozu kaçırdığımızı hissettiğinde bu çiçek örneğini verirdin Mamostemiz…

Sen bir çiçeğin, bir insanın, bir böceğin nasıl yaşatılması gerektiğini öğrettin bize. En güzel örneklerle…

Sen sadeliği, devrimci ve özgür basın emekçisi olarak nasıl olacağını yaşayarak öğrettin bize…

Hep söylerdin, “Ben 70 özgür basın emekçisinin yükünü taşıyorum. Bu yükün ağırlığıyla hareket ediyorum, işimi yaparken…”

Sen özgür basın şehitlerinin yükünü tereddütsüz bir şekilde layıkıyla taşıdın ve bizlere emanet ettin Mamoste Hüseyin.

Senin taşıdığın bu yük, bu güzel miras şimdi yetiştirdiğin binlerce özgür basın emekçisinin sırtında. Bu taşıdığın yükü miras alırken, şimdi o yükün ağırlığına senin ağırlığını ekliyoruz.

Biliyoruz zor olacak, biliyoruz “senin gibi taşıyabilir miyiz bu yükü” kaygısını hep taşıyacağız ama sana söz; bir Kürt gazeteci olarak mamostemiz, bir Türk gazeteci olarak hocamız ve bir enternasyonalist devrimci olarak yoldaşımız, Hüseyin hocamız! Zorlandığımızda dönüp masa başına oturmuş, sade bardağıyla çay içen sana bakacağız. Hayalini kurduğun eşit, özgür ve adil dünyaya seninle yürüyeceğiz.

Senin sade ama ağırlığını yaşamıyla anlamlandırmış fotoğrafını da 70 yoldaşımızın arasına en değerlilerimizden biri olarak asacağız.

Her zaman seninle olacağız, her zaman bizimle olacaksın…

Yolun yolumuzdur, Rêya te rêya me ye…”

HABER MERKEZİ

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

PJAK: İran halkının özgürlük yürüyüşü, demokratik birlik içinde başarıya ulaşacaktır

Sonraki Haber

İran’da 2025 yılında en az 1500 kişi idam edildi

Sonraki Haber

İran'da 2025 yılında en az 1500 kişi idam edildi

SON HABERLER

İsrail ordusu Lübnan’ın güneyini bombaladı

Yazar: Bedri Adanır
2 Ocak 2026

İran, Trump’a ‘uyarı’ ile yanıt verdi

Yazar: Bedri Adanır
2 Ocak 2026

Kayyım Kürtçe tabelaya tahammül edemedi: Çok dilli yaşam hedef alınıyor

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
2 Ocak 2026

Hüseyin Aykol defnediliyor CANLI

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

Wan-Colemêrg yoluna çığ düştü

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
2 Ocak 2026

DAİŞ operasyonunda 26 kişi tutuklandı

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
2 Ocak 2026

İran’da protestolar büyüyor: 72 kentte sokaklar hareketli

Yazar: Bedri Adanır
2 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır