Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Türkiye’nin birçok kentinde yürüyüş, nöbet ve basın açıklamaları düzenlendi. Yurttaşlar saldırıların durdurulmasını, insani koridor açılmasını talep ederken, ‘Rojava teslim alınamaz’ mesajı verdi
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’nin desteklediği paramiliter grupların Rojava’ya dönük saldırılarına karşı düzenlenen protestolar sürüyor. Protestolarda saldırıların derhal durdurulması, bölgede yaşanan insani krize dikkat çekildi.
arti Alaşehir İlçe Örgütü, Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin ilçe binası önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını okuyan DEM Parti Alaşehir Kadın Meclisi Sözcüsü Demet Altun, Rojava’ya yönelik saldırıların planlı ve çok boyutlu bir yıkım politikasının parçası olduğunu belirterek, “Bugün Rojava’da yaşananlar yerel bir çatışma değil; uluslararası ve bölgesel güçlerin çıkar hesapları doğrultusunda şekillenen bilinçli bir yıkım sürecidir. Kürt halkının hedef alınmasının nedeni açıktır. Rojava’da ortaya çıkan irade, emperyalist planlara boyun eğmeyen, teslim alınamayan bir halk gerçekliğini temsil etmektedir” dedi.
Demet Altun, “Kriz karşısında demokrasi değil savaş, halk iradesi değil baskı tercih edilmektedir. Diplomasi, sahadaki yıkımı gizleyen bir araç hâline getirilmiştir. Rojava halkıyla dayanışma bir tercih değil, insanlığa karşı bir sorumluluktur. Bu bir güvenlik meselesi değil, bir tasfiye politikasıdır. Bu bir çatışma değil, bir kuşatmadır. Geçici değil, bilinçli ve süreklileşmiş bir yönelimdir. Ancak biliyoruz ki halkların iradesine dayanan direniş yenilmez. Savaş, inkâr ve cihatçı karanlık kaybedecek; özgürlük, eşitlik ve barış mücadelesi kazanacaktır” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasının ardından kitle oturma eylemi gerçekleştirdi.
Amed
Amed Demokratik Kurumlar Platformu, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı dün Şêx Seîd Meydanı’nda başlattığı nöbeti bugün de sürdürdü. Bugün Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) öncülüğünde gerçekleştirilen nöbete siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Nöbette sık sık, “Bijî berxwedana Rojava” sloganı atıldı.
Burada konuşma yapan kurum temsilcileri ile yurttaşlar, Rojava’ya yönelik saldırılara tepki göstererek, dayanışma çağrısında bulundu. Kobanê’ye insani yardım malzemeleri gönderilmesi için sınırın açılması çağrısında bulunan yurttaşlar, Rojava’nın kırmızıçizgileri olduğunu ve savunmaktan vazgeçmeyeceklerini kaydetti.
Her gün bir kurumun öncülüğünde gerçekleştirilecek nöbet eylemi, yarın Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Amed Şubesi öncülüğünde devam edecek.
Sêrt
Sêrt’in (Siirt) Dihê (Eruh) ilçesinde, HTŞ-DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı yürüyüş gerçekleştirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İlçe Örgütü önünde başlayan yürüyüş, Cumhuriyet Meydanı’na kadar sürdü “Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mîrovahiyê ye. Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir. Teslim alınamaz” pankartının açıldığı yürüyüşte “Rojava Rojhilat e, Kurdistan yek welat e”, “Rojava rûmeta me ye”, “Katil Colani” ve “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı.
Yürüyüş sonrası konuşan DEM Parti ilçe Eşbaşkanı Mahfuz Atabay, saldırıları kınadı. Ardında konuşan DEM Parti Sêrt Milletvekili Sebahat Erdoğan Sarıtaş, Rojava’nın Kürt halkının kırmızı çizgisi olduğunu belirterek, “Rojava çeteler tarafından kuşatılmış durumda. Elektrik su ve temel ihtiyaçlara erişim kısıtlandı. En acilinden insanı koridorun açılması gerekiyor” dedi.
Xarpêt
Xarpêt (Elazığ) Demokratik Kurumlar Platformu, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya dönük saldırılarına ilişkin Dep (Karakoçan) ilçesi Saat Kulesi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada sık sık “ Rojava’ya uzanan eller kırılsın”, “Bijî biratiya Kurda”, “Terörist Colani”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Jin, jiyani azadî” sloganları atılırken “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür teslim alınamaz” pankartı açıldı. Açıklamada konuşan DEM Parti Dep İlçe Eşbaşkanı Sema Atalan, “Bu saldırılar yalnızca bölge halklarını değil, Türkiye’nin barışını, birlikte yaşam umudunu ve ortak geleceğini de hedef almaktadır” dedi.
Ardından konuşan Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu, Kürt halkı ve dostlarının günlerdir saldırılara karşı sokaklarda olduğunu söyledi. Rojava halkı ve Kürt halkının yalnız olmadığını dile getiren Ayten Kordu, “Bu halk 90’lardaki halk değildir. Bu halk mücadelesiyle, değerleriyle varlığını kanıtlamış bir halktır. Bugün Rojava’da yapılan saldırılar, Kürt kadınlarının öncülüğünde Rojava’da bir arada yaşanan yaşamı tüm dünyaya göstermiş olmalarından kaynaklıdır. Orada Dürzilerin, Arapların, Hristiyanların ve Kürtlerin bir arada yaşayabildiğini tüm dünyaya gösteren bir sistem inşa ettiler. Ve o sistem tüm dünyaya halkların birlikte yaşayabileceğini bize çok açık gösterdiler. Bugün o emperyalist ve hegemonik güçler o iradeye, yaşam umuduna karşı savaşmaktadır” diye konuştu.
Çewlîg
Çewlîg (Bingöl) Demokratik Kurumlar Platformu, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe siyasi parti temsilcileri ve platform bileşenleri ile çok sayıda yurttaş katıldı. DEM Parti Çewlîg İl Binası önünde bir araya gelen kitle, Kent Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca sık sık “Biji berxwedana Rojava”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Sessiz kalmak suça ortaklıktır” sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından Kent Meydanı’nda açıklama yapan DBP İl Eşbaşkanı Şevket Kalındamar, saldırıları kınadı.
Açıklama atılan sloganlarla son buldu
Clemêrg
Rojava’ya saldırılar Colemêrg’in Rûbarok (Derecik) ilçesinde yürüyüş ve basın açıklaması ile protesto edildi. Çok sayıda kişinin katıldığı yürüyüşte “Rojava onurumuzdur” yazılı pankart taşınırken sık sık “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından açıklama yapan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şemzînan İlçe Eşbaşkanı Agit Tekin, Rûbarok halkına birlik beraberlik ve dayanışma çağrısında bulundu.
Tekin şunları ifade etti: “Bugün Rojava’da yapılan hak ihlalleri ve katliamlarla devam eden ve insanlığa karşı işlenen suçlar görmezden gelinemez. Bu insanlık dışı suçların hiçbir dinde yeri yoktur. Din kisvesi altında Ortadoğu’da İslam dini karalanmak ve dinimize zarar verilmek istenmektedir. Bu çerçevede tüm din alimlerimizin de buna ses çıkartıp haklı temelde bir duruş ile tepki koymaları kaçınılmazdır, çünkü imamlarımız İslam’ı halka en iyi yönleriyle anlatmak ve doğru yola getirmek için görevlendirilmiş birer varistirler. Bu duygularla başta Şemzînan ve Rûbarok halkına bir hatırlatma yapmak istiyoruz. Nasıl ki 2005’te Şemdinli olaylarında tüm halkımız topyekûn bir birlik içerisinde, Kürtlere karşı olan milliyetçi güruhlara cevap vermişler ise bugün de aynı o günün benzeriyle ve hatta çok daha fazlasıyla karşı karşıyayız. Çünkü Suriye’de kardeşlerimizi katletmek için bin bir kirli politika ortaya koyuyorlar. Hepimiz o dönemin tanığıyız. O dönemde kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri, siyasi partilerin temsilcileri, Şemdinli’deki tüm aşiretler, aileler ve burada yaşayan tüm halkımızın el ele vererek söyledikleri tarihe geçmiştir.”
Ardından konuşan Colemêrg Milletvekili Onur Düşünmez, Rojava halkının günlerdir bir katliam ile karşı karşıya olduğunu vurgulayan belirterek, hegemon güçlerin Kürtleri yok etmek istediğini ifade etti. Düşünmez, “Kürt halkı dört parça Kürdistan’da bir oldu. Kürdistan’ın hiçbir yerinde katliam gerçekleştirmek isteyenlere asla yol vermeyeceğiz. Rojava asla düşmeyecek ve bu düşmanlarımızın içinde dert olarak kalacak” dedi.
Mersin
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Tarsus Yarenlik Alanı’nda Rojava’ya yönelik saldırılara ve Kobanêli Baran Abdi’nin öldürülmesine ilişkin açıklama yaptı. “Rojava kırmızı çizgimizdir” pankartının açıldığı açıklamada, Rojava halkıyla dayanışma sloganları atıldı.
DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Reşat Aşan, Rojava protestoları sonrası Baran Abdi’nin evin balkonunda vurularak öldürüldüğünü belirterek, olayın ırkçı ve faşist bir saldırı olduğunu söyledi. Valiliğin açıklamasına tepki gösteren Aşan, olayın örtbas edilmesine izin vermeyeceklerini ve sorumluların cezalandırılması için mücadele edeceklerini vurguladı.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ise Baran Abdi’nin katledilmesini Kürtlere yönelik yüzyıllık inkar ve şiddet politikalarının bir özeti olarak nitelendirdi. Bozan, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Mûş
Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, saldırıları ışıklı yürüyüşle protesto etti. Yeşilce Mahallesi’nden Cumhuriyet Caddesi’ne kadar devam eden yürüyüşe, kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Yürüyüş boyunca kitle sık sık “Her yer Rojava her yer direniş”, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları attı. Kitleye çevrede bulunanlar da zılgıt, alkış ve kornalarla destek verdi. Yürüyüş Cumhuriyet Caddesi’nde son buldu.
İstanbul
İstanbul’da gençlik örgütleri, Kadıköy Khalkedon Meydanı’nda Kobanêli Baran Abdi’nin katledilmesine ve Rojava’ya yönelik saldırılara karşı açıklama yaptı. “Faşizme ve şovenizme karşı Baran Abdi’yiz” pankartının açıldığı eylemde, Rojava ile dayanışma sloganları atıldı.
Açıklamayı yapan Ayşe Topçuoğlu, HTŞ’nin Suriye’de Alevilerle başlayan saldırılarını Kürtlere yönelttiğini, ateşkese rağmen insani krizin derinleştiğini ve Kobanê’de ablukanın sürdüğünü söyledi.
Topçuoğlu, Türkiye’de protestolara yönelik baskıların Kürt düşmanlığını körüklediğini belirterek, Tarsus’ta Baran Abdi’nin öldürülmesinin münferit olmadığını vurguladı. Valilik açıklamasının cinayeti örtbas etmeye çalıştığını ifade eden Topçuoğlu, “Katillerden hesap soracağız” dedi.
İzmir
Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), Karabağlar Ali Fuat Erden Mahallesi’nde açıklama yaptı. Açıklamayı yapan TJA’lı Emine Bozdağ, şunları söyledi:
“Rojava’da yıllardır kadınların öncülüğünde geliştirilen demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü yaşam modeli; erkek egemen, tekçi ve gerici zihniyetler için bir tehdit olarak görülmektedir. Kadınların öz örgütlü gücüyle yaşamın her alanında söz ve karar sahibi olduğu bu sistem, savaş ve şiddet üzerinden varlığını sürdüren güçler tarafından tasfiye edilmek istenmektedir. Bugün Rojava’ya yönelen saldırıların temel hedefi tam da bu nedenle kadın devrimidir. Kadın özgürlüğünü toplumun özgürlüğüyle birlikte ele alan bu paradigma, bugün yalnızca Kürt kadınları için değil, dünya kadınları için de güçlü bir ilham kaynağıdır. Bu nedenle Rojava Kadın Devrimi’ni hedef alan saldırılar, aynı zamanda küresel kadın özgürlük mücadelesine yöneliktir. Bizler TJA olarak bir kez daha ifade ediyoruz: Rojava yalnız değildir. Rojava Kadın Devrimi sahipsiz değildir. Kadınların öncülüğünde kurulan bu yaşamı savunmak, tarihsel, politik ve vicdani bir sorumluluktur. Kadınların özsavunma hakkı meşrudur ve vazgeçilmezdir. Kadınlar yaşamlarını, bedenlerini ve geleceklerini savunmaktan asla vazgeçmeyecektir.”
Aydın
DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi (EMEP) Aydın İl Örgütü, Sevgi Yolu’nda, açıklama yaptı.
Açıklamayı yapan DEM Parti Aydın İl Eşbaşkanı Hüsnü Tas, Rojava’ya yönelen saldırıların ortak yaşamı hedef aldığını belirterek, saldırıların amacının Kürt halkının statü elde edememesi olduğunu söyledi. Türkiye’de barıştan yana olan tüm güçleri Rojava ile dayanışmaya çağıran Tas, “Halkların örgütlü iradesi karşısında hiçbir saldırı,savaş politikası başarıya ulaşmayacaktır. Gün Rojava’ya sahip çıkma günüdür. Kürt halkının örgütlü mücadelesi bu saldırıların da üstesinden gelecektir. Rojava’ya sahip çıkmak için Kürt olmak gerekmiyor, insan olmak, vicdanlı ve ahlaklı olmak gerekiyor” dedi.
Ankara
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Yüksel Caddesi’nde Rojava’ya yönelik saldırılara ve Kobanêli Baran Abdi’nin katledilmesine karşı açıklama yaptı. Konur Sokak’tan yürüyerek alana katılmak isteyen gençlik örgütleri polis ablukasına alınırken, müdahale sırasında bir genç kadın yere düşürüldü. Ablukayı aşan gençler sloganlarla eyleme katıldı.
Açıklamayı yapan DEM Parti Ankara İl Örgütü Eşbaşkanı Fatin Kanat, Kobanê’de halkların soykırım tehdidi altında olduğunu belirterek, Türkiye genelindeki protestolara hukuka aykırı ve orantısız güçle müdahale edildiğini söyledi. Kanat, Tarsus’ta Baran Abdi’nin öldürülmesinin münferit olmadığını, bunun iktidarın Suriye politikaları ve Kürt düşmanlığının sonucu olduğunu ifade etti.
Kanat, Rojava Devrimi’ne yönelik saldırılara karşı dayanışmayı büyüteceklerini ve Baran Abdi’nin katledilmesinin hesabını sormaktan vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Açıklama sloganlar ve zılgıtlarla sona erdi
Kaynak: MA









