74’üncü Ferman’ın 12’nci yılında konuşan TAJÊ Diplomasi Sözcüsü Riham Hico, uluslararası güçler, Irak ve PDK’yi katliamdan sorumlu olduğunu belirterek, Êzidî halkının öz örgütlülükle iradesini koruduğunu söyledi
Ortadoğu’da en köklü inanca sahip olan Êzidîler, 2014 yılının 3 Ağustos’unda Şengal’de DAİŞ’in katliamı ile yüz yüze kaldı. Bu katliam 74’üncü ferman olarak kaydedilse de sadece binlerce insanın yaşamını değil; bir halkın tarihini, kültürünü ve toplumsal dokusunu da hedef aldı.
Katliamın ardından Anka Kuşu misali küllerinden yeniden doğan Êzidîler, örgütlenerek hem Özerk Yönetim Meclis’lerini hem de özsavunma gücü olarak Yekîtiya Berxwedana Şengalê (Şengal Direniş Birlikleri-YBŞ), Yekîtiya Jinên Şengalê (Şengal Kadın Birlikleri- YJŞ) askeri birliklerini kurdu. Kadınlar toplumsal örgütlenmesini sağlamak, katliamdan sonra kadınların akıbetini sormak ve buna dair diplomasi çalışması yürütmek amacıyla da 2015 yılında Êzidî Özgür Kadın Hareketi’ni (TAJÊ) kurdu.
TAJÊ Diplomasi Sözcüsü Riham Hico Ferman’ın 12’nci yılında, Êzidîlerin o günden bu güne verdikleri mücadele, Ortadoğu’da değişen dengelerin Êzidî halkına etkisi ve fermanda esir düşen kadınların akıbetine dair konuştu.
‘Katliam’da Irak, PDK ve uluslararası güçler suçluydu’
Şengal Katliamında yaşamını yitirenleri saygı ve minnetle andığını ifade eden Riham Hico, uluslararası güçlerin ve Irak’ın katliama sessiz kaldığını belirterek, “Sadece DAİŞ’e sessiz kalmadılar, DAİŞ’le anlaştılar. Êzidîler üzerinde uygulanmak istenen bu katliamı HPG, YJA-STAR ve YPG-YPJ boşa çıkardı ve engel oldu. Êzidî halkının geri dönüşüne destek oldular. Bu destek Şengal’in kurtarılmasını sağladı” dedi.
Şengal’in özgürleşmesinin ardından geri dönüşlerin başladığını kaydeden Riham Hico, Şengal’in özgürleştirilmesinin binlerce bedelle sağlandığına vurgu yaptı.
Şengal’in özgürleşmesiyle birlikte kadın meclisi kurulduğunu belirten Rihan Hico, “Bu kendisiyle birlikte yeni bir yaşama kapı araladı. Göçmenler de bu inşayla birlikte dönüşlerini hızlandırdı. Şu an 300 bine yakın Êzidî Başûr’da bulunan kamplarda kimi de Başur’a yerleşmiş durumda. On binlerce Ezîdî ise farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.
Türkiye Irak’ın saldırıları
Riham Hico, halkın Şengal’e dönmesinin ardından Türkiye’nin kimi girişimlerinin olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “DAİŞ başarıya ulaşamayınca Türk Devleti kendisi bu sefer devreye girdi. 2017 yılında Türk Devleti, Şengal’e savaş uçaklarıyla saldırdı. Bu saldırılarda birçok kişi yaşamını yitirdi, maddi kayıplar yaşandı. Türk Devleti Êzidîlerin öncülerini kimi zaman hedef aldı. Yaşanan tüm bu saldırılarla birlikte Êzidî halkı büyük bir irade gösterdi. Savunma gücünden, yönetime kadar kendisini yeniden yarattı. Irak Devleti, Êzidîlerin kendisine köle olmasını istiyor. Ortaya çıkan iradeyi kırmak içinde 9 Ekim Antlaşması’nı imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte Irak Devleti DAİŞ’e destek verenleri aynı masaya oturttu. Bu kez kanunlar yoluyla Êzidîler yok sayılmak istendi. Bu ittifakın içinde PDK, Irak Devleti, uluslararası güçler vardı. Ancak bu güçlerin arkasında duran başkaları da vardı. Örneğin PDK’nin arkasında Türk Devleti vardı. Bu anlaşmayla Êzidîlerin 2014 yılı öncesinde yaşadıkları gibi yaşaması hedeflendi. Ancak mücadelemiz onların hedefini engelledi. Özel savaş ve başka hiçbir saldırı Êzidî halkını amacından vazgeçiremedi ve kendi kendisini yönetmesinin önüne geçemedi.”
‘Mücadelemizi bırakmayacağız’
TAJÊ olarak, “Özgürlük ve adalet için sende fermanda esir alınanların sesi ol” şiarıyla DAİŞ’in elinde hala esir tutulan kadınlara dair başlattıkları kampanyayı hatırlatan Riham Hico, “12 yıl fermanın üzerinden geçti ancak esirlerin tamamı hakkında bir bilgiye sahip değiliz. Bu kampanya ile birlikte esir düşen kadınlara ulaşmak ve özgürleştirmek istiyoruz. Şengal’in jeopolitik konumu ortadadır. Bölgede yaşananlar ortadadır. Bu durum elbette Şengal’i de etkiliyor. Farklı güçler Şengal’i kendi projelerine dahil etmek istiyorlar. Ancak kimse Şengal üzerinde hesap kurmasın. Burada halkın iradesi ortadadır. Şehitlerimizin hayallerini gerçekleştireceğiz. Şengal halkı özgürlüğüne kavuşmadan mücadelemizi bırakmayacağız” sözlerine yer verdi.
Haber: Derya Ren / JINENWS









