SAMER’in araştırmasına göre, Rojava’ya dönük saldırılar Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne güveni düşürdü
SAMER Saha Araştırmaları Merkezi, Kürdistan kentlerinde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair araştırma yaptı. Araştırmada, bölgede yaşayanların mevcut sürece dair beklentileri, güvensizlik alanları ve çözüm önerilerine yer verildi.
Araştırma, 16-19 Ocak tarihleri arasında 16 ilde yapıldı. Araştırma kapsamında bin 507 kişiyle yüz yüze görüşme gerçekleştirildi.
Kürt sorununun yanı sıra ekonomik kriz ve işsizliğin ülkenin temel sorunlardan birisi olduğu vurgulandı. Araştırmada, “Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı bir biçimde ilerlediğine yönelik toplumsal inancın zayıf olduğu; sürece duyulan güvenin sınırlı ve
kırılgan bir zeminde şekillendiği görülmektedir. Katılımcılar, sürecin ilerleyebilmesi için temel sorumluluğun ağırlıklı olarak hükümet ve Meclis’te olduğunu ifade etmektedir” denildi.
‘Umut hakkı’ dair düzenleme
“Umut Hakkı”na dair düzenleme yapılmamasının geniş bir kesim tarafından “süreci yavaşlatan temel faktörlerden biri” olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Türkiye’nin Rojava politikası
Ayrıca Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne yönelik tutumunun da mevcut süreçle doğrudan ilişkilendirildiğinin ortaya çıktığı kaydedildi.
Araştırmada, şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bölge halkı, dış politikadaki yaklaşımların Türkiye’deki barış ve müzakere sürecini
doğrudan etkilediği kanaatini taşımaktadır. Verilere göre sınır ötesi Kürt politikalarına yönelik olumsuz algı, iç barışa dair beklentileri de zayıflatmaktadır. Bu durum, iç ve dış politikanın toplumsal algı düzeyinde birbirinden bağımsız okunmadığını göstermektedir.”
Türkiye’nin öncelikli sorunu
Katılımcılara, “Türkiye’nin en önemli birinci öncelikli sorunu nedir?” sorusu yöneltildi. Yüzde 56,4’lük kesim “Ekonomik kriz/işsizlik”, yüzde 22,3 “Kürt sorunu”, yüzde 6,1 ise “hukuk sisteminin mevcut durumu” yanıtı verdi.
Süreç sağlıklı ilerliyor mu?

“Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerlediğini düşünüyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 22,1’i “evet”, yüzde 55,7’si “hayır,” yüzde 22,2’si ise “kısmen” yanıtı verdi.
Görüşmecilerin yüzde 55’4’ü sürecin sağlık ilerlemesi için öncelikli rolün hükümette olduğunu belirtti. Bunu yüzde 24 ile “Meclis”, yüzde 7,9 ile “Muhalefet” yanıtı izledi.
Sürece duyulan güven
Katılımcılardan sürece duydukları güveni puanlamaları da istendi. Görüşmecilerin yüzde 29,3’ü “1-Hiç Güvenmiyorum, yüzde 25,6’sı “2-Güvenmiyorum”, yüzde 18,6’sı “3-Az Güveniyorum”, yüzde 21,8’i “4-Güveniyorum” ve yüzde 4,7’si “5-Çok Güveniyorum” yanıtları verdi. Ortalama güven puanı 2,47/5 olarak ölçüldü.
Umut hakkı
“Sürecin başından beri tartışılan Umut Hakkı’nın henüz tanınmamış olmasının sürecin ilerlemesini yavaşlattığını düşünüyor musunuz?” sorusuna görüşmecilerin yüzde 55,5’i “Evet”, yüzde 19,9’u “Hayır” ve yüzde 24,6’sı “Kısmen” yanıtı verdi.
Saldırılarda Türkiye’nin tavrı

Şam’ın Rojava’ya dönük saldırılarına karşı Türkiye’nin politik tavrı da katılımcılara soruldu.
Katılımcıların yüzde 3,6’sı “çok olumlu”, yüzde 11,9’u “olumlu”, yüzde 16,2’si “kararsızım”, yüzde 37,7’si “olumsuz”, yüzde 23,4’ü “çok olumsuz”, yüzde 7,2’si “yok” yanıtı verdi.
“Mevcut diyalog tartışmalarını göz önünde bulundurarak, sürecin olumlu sonuçlanabileceğini düşünüyor musunuz?” sorusuna ise, yüzde 23,6’sı “evet”, yüzde 40,5’i “hayır”, yüzde 22,1’i “kısmen”, yüzde 9,7’si “kararsızım” ve yüzde 4,1’i “fikrim yok” yanıtı verdi.
Seçmen eğilimi

14 Mayıs 2023 tarihindeki seçimlerde hangi partiye oy verildiği soruldu. Yüzde 42,7 “YSP/HDP”, yüzde 30,4 AKP, yüzde 12,9 “Oy Kullanmadım”, yüzde 10,8 CHP, yüzde 1,4 MHP, yüzde 0,9 YRP, yüzde 0,8 İYİ Parti ve yüzde 0,2 Zafer Partisi yanıtı verdi.
Bu Pazar bir genel seçim olması halinde hangi partiye oy verecekleri sorusu da katılımcılara yöneltildi. Yüzde 43,4 DEM Parti, yüzde 2 0’i AKP, yüzde 13,5 “Kararsızım”, yüzde 10,2 “Oy kullanmayacağım”, yüzde 8,5 CHP, yüzde 1,3 MHP, yüzde 1,1 TİP, yüzde 0,7 HÜDA Par yanıtları verdi.
HABER MERKEZİ









