Rojava kentlerinin bu kez büyük ve yıkıcı bir göç dalgasıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Hediye Abdullah, ‘Ağır sorunlarla karşı karşıyayız. İlaç, temizlik malzemesi, bebek maması, elbise ve temel gıda maddelerine acil ihtiyaç var’ dedi
Halep ile başlayan saldırılar ardından yüz binlerce insan bir kez daha yerinden edildi. Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Hediye Abdullah, Kobanê, Dêrîk, Amûdê, Dirbesiyê, Hesekê ve Qamişlo’nun yoğun göç aldığını belirterek, bu göçün önceki dalgalardan çok daha büyük ve yıkıcı olduğunu söyledi. Hediye Abdullah, önceki göçlerde nüfusun farklı kentlere dağıldığını, bu nedenle bugünkü tablo kadar ağır hissedilmediğini belirterek, “Daha önce de yüz binlerce kişi göç ediyordu ama Reqa, Tebqa, Cizîr, Hesekê, Kobanê gibi şehirlere dağıldıkları için bu kadar yoğun hissedilmiyordu. Şimdi ise yük her yere aynı anda bindi” dedi.
Hediye Abdullah, “Göç dalgası başladığı ilk andan itibaren gelen insanların ihtiyaçlarını karşılamak ve yaralarını sarmak için bütün gücümüzle sahaya çıktık. Elbette mesele sadece battaniye, yemek ya da barınma değil. Göç etmek zorunda kalan bu insanların çok ağır bir psikolojik ve ruhsal yük taşıdığını da biliyoruz. Şu ana kadar daha çok fiziki ihtiyaçları karşılamaya odaklandık ama bunun tek başına yeterli olmadığını da açıkça görüyoruz” dedi.
Sağlık birimi 7/24 sahada
Heyva Sor a Kurd bünyesinde göçlere karşı önceden oluşturulmuş bir hazırlık komitesinin bulunduğunu ifade eden Hediye Abdullah, “İlk etapta battaniyeler dağıttık, küçük gaz ve elektrik sobaları ulaştırdık, hazır yemek verdik, temizlik malzemeleri dağıttık” diye aktardı.
Hediye Abdullah, Heyva Sor a Kurd’a bağlı üç seyyar sağlık biriminin ilk günden bu yana okullar, camiler ve kamplarda sağlık taramaları yaptığını, tespit edilen hastaların hastanelere yönlendirildiğini söyledi. “Bu çok büyük bir yük. Özerk bölgenin imkanlarının çok çok üzerinde bir tablo var. Biz de Heyva Sor a Kurd olarak olağanüstü bir çabayla 7/24 hizmet sunmaya çalışıyoruz. İmkanlarımızın tamamını şu anda seferber etmiş durumdayız” dedi.
Dayanışma hayati önemde
Gelen yardımların Rojava için hayati önem taşıdığını söyleyen Hediye Abdullah, “Güney Kürdistan’daki halkımız başlattıkları kampanyayla bize gerçekten çok büyük bir destek sundu. Yurt dışında yaşayan insanlarımız da aynı şekilde yanımızda durdu. Bu dayanışma bizim için hem çok hayati hem de çok büyük bir moral kaynağı oldu. Helwest Yardım Kurumu üç kamyon dolusu ilacı Heyva Sor a Kurd’a teslim etti. Barzani Yardım Vakfı ise günlerdir yardım malzemeleri getiriyor” diye aktardı.
Göç edenlerin bir bölümünün ailelerin yanına yerleştirildiği, bir bölümünün ise okullar, camiler ve kapalı alanlarda kaldığını ifade eden Hediye Abdullah, özellikle kış koşullarında bu alanların ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekti. Hediye Abdullah, “Çadırlarda kalanların durumu daha ağır. Soğuk algınlığı ve grip vakaları her geçen gün artıyor. En çok etkilenenler ise çocuklar ve yaşlılar” dedi.
Sahadaki en çarpıcı tablolardan birinin de doğumlar olduğunu ifade eden Hediye Abdullah, yalnızca son dört günde yaklaşık 50 bebeğin dünyaya geldiğini söyledi. “Bu zor koşullarda bu bebekleri hayatta tutmak çok zor. Bunun için çok büyük bir çaba sarf ediliyor” dedi.
Kobanê’yle bağlantı yok
Kobanê ile iletişimin son derece sınırlı olduğunu söyleyen Hediye Abdullah, elektrik ve internet kesintileri nedeniyle günde yalnızca birkaç dakikalık bağlantı kurulabildiğini aktardı. “Kobanê’de durum gerçekten çok daha vahim” diyen Hediye Abdullah şöyle devam etti: “Burada sadece saldırılarla değil, aynı zamanda fiili bir ambargoyla da karşı karşıyayız. Elektrik yok, internet yok, iletişim neredeyse kopmuş durumda. Yardım girişi engelleniyor ve insanlar tamamen kaderine terk edilmiş gibi yaşıyor. Ölümlerin devam edebileceğinden ciddi biçimde endişe ediyoruz.”
En acil ihtiyaçlar
Hediye Abdullah şöyle devam etti: “Şu anda en acil ihtiyaçların başında ilaçlar geliyor. Temizlik malzemelerine, bebek mamalarına, giyecek elbiselere ve temel gıda maddelerine de çok büyük ihtiyaç var. Özerk Yönetimin imkanları gerçekten çok sınırlı ve bu yükün altından tek başına kalkması mümkün değil. Biz de bu ihtiyaçların büyüklüğü karşısında çok yetersiz kalıyoruz.”
Kaynak: Yeni Özgür Politika









