• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Veysi Sarısözen

Artık Öcalan da hedeftedir

30 Ocak 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Veysi Sarısözen, Yazarlar

Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal geçtiğimiz gün verdiği demeçte son derecede kritik bir sorunu ele aldı. PKK Kurucu Önderi Öcalan’ın TBMM heyetiyle yaptığı görüşmenin tutanağını, o görüşmenin hemen akabinde değil de, o görüşmede varolan koşulların kökten değiştiği, Rojava’ya karşı Türk devletiyle koordinasyon içinde olan Şam rejiminin ve DAİŞ’in saldırıya geçtiği, bu saldırının Erdoğan tarafından selamlandığı koşullarda yayınlanmasındaki provokatif amacı açığa vurdu. Bu amaç, Kürt halkının önder olarak kabul ettiği Abdullah Öcalan’ın imajını karalamaktır.

Ufukta Kürt Sorununun çözüm ihtimali belirdiği ve elli yıldır süren savaştan fiilen barış durumuna geçildiği ve barışın demokratikleşmeyle kalıcı hale getirilmek üzere TBMM Komisyonunda adımların atılması gündeme geldiği bir sırada “müzakere dili” başkadır, bütün bu gelişmelerin kökten tersine döndüğü bir aşamada “mücadele dili” başka olacaktır. TBMM heyeti bugün İmralı’ya gidecek olsa, biz şimdi yayınlanan tutanaktan çok farklı bir tutanağı okuyacak olacaktık. TBMM heyetinin İmralı’ya gittiği gün, henüz Öcalan’ın “kırmızı çizgim” dediği Rojava’ya karşı savaş açılmamıştı.

Demek oluyor ki, özellikle Devlet Bahçeli’nin Öcalan’a dönük “övgüleri”nin, Öcalan’ın tutumuyla Kandil’in ve Rojava’nın tutumları arasında “çelişki” olduğuna dönük beyanlarının son derecede sinsi bir psikolojik savaş demagojisi olduğu ortaya çıkmıştır. Kürt Özgürlük Hareketinin, İmralı’dan Kandil’e, Rojava’dan DEM Parti’ye kadar bütün bileşenleri Saray rejiminin hedefindedir.

İmralı’dan Kandil’e, DEM Parti’den özgür medyaya kadar herkes bir yıldan bu yana aralıksız dikkat çektiği çözüm sürecini “istikşafi dinlemelerle” oyalamanın amacı da açığa çıkmıştır. Çözüm sürecini Kürt halkına karşı topyekun saldırıya geçmek için zaman kazanma amacıyla oyaladıkları ortadadır. PKK’nin silahlı mücadeleye son vermesini ve örgütsel yapısını feshetme kararı almasını Saray rejimi Rojava’ya saldırı için fırsata çevirmiştir.

Bu gerçekler ışığında Kürt Özgürlük Hareketinin “oyuna geldiği” söylenebilir mi? Bu yönlü iddialar etrafta uçuşuyor. O halde somut duruma bakalım.

Gerek İmralı, gerekse Kandil, Üçüncü Dünya Savaşı’nın bugünkü tehlikeli aşamasında TSK ile HPG-YJA-Star arasındaki savaşın hem Türkiye’yi, hem de dört parça Kürdistan’ı küresel ve bölgesel emperyalist güçler tarafından yıkıcı savaşa alet edeceğini gördüler. O nedenle “barış” için harekete geçtiler. Büyük bir fedakarlıkla savaşa tek taraflı olarak son verdiler ve bunun neticesinde “barış” şu anda fiilen süren “ateşkes” ya da “mütareke”yle gerçekleşti. Savaş sona erdi. Görüldü ki, Türk devleti de savaşın devamı halinde Türkiye’nin geri dönüşü olmayacak bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağını gördü ve PKK’nin ateşkes adımına olumlu yanıt verdi.
Ancak başından beri şu çelişki apaçık meydandaydı: Gerek PKK ile Türkiye, ardından gerekse YPG’yle Şam rejimi arasında “barış” ne kadar mümkün ise de, barışın kalıcı hale gelmesi bakımından hem Türkiye’deki Saray rejimi hem de Colani rejimi demokratikleşmenin önündeki temel engeldi. Bu durumda barış ve demokrasi için “müzakere süreci’’ ile gerek Saray rejimine ve gerekçe Şam rejimine karşı onları demokrasiye mecbur edecek  “mücadele süreci” arasında keskin bir çelişki ortaya çıktı.

Bu çelişkiyi demokratik güçlerin ittifakı ile aşma imkanı vardı, ancak bu ittifak sağlanamadı. CHP Saray rejiminin darbesi karşısında çözüm sürecinde rol oynama imkanını ve Dem Parti de Saray’ın “çözüm sürecine son verme şantajı” karşısında CHP’yle eylemli ve etkili bir şekilde dayanışma imkanını kullanamadı. Her şeye karşın demokratik güçler arasında demokratikleşme amaçlı ittifak imkanı tümüyle yok olmamışken, bölgedeki güç dengesinde ABD-İsrail’den yana meydana gelen köklü değişikliğin sonucunda Saray rejimi ABD’nin ve İsrail’in desteğini kazanarak çözüm sürecinin demokratikleşmeyle sonuçlanmasını önleyecek inisiyatif imkanı kazandı.

Bu olgular, Kürt Özgürlük Hareketinin çözüm süreci çizgisinin yanlışlığını değil, ne yazık ki öngörülemeyen tehlikeleri önleme konusunda yetersiz kaldığını gösterdi.

Ancak bu yetersizlik ortaya henüz bir “yenilgi” sonucu doğurmamıştır. Evet, Ortadoğu’da devrimci süreç savunmaya geçmiştir. Bu savunma çizgisinin “demokratik uzlaşmayla” takviyesi büyük ölçüde çıkmaza girmiştir. Ancak son elli yıllık mücadelenin yarattığı demokratik potansiyel dağılmak şöyle dursun, Rojava’ya karşı açılan savaş koşullarında Türkiye’deki, Bakur’daki, Başur’daki ve dünyanın dört yanındaki milyonların, hem Kürt ulusal birliği hem de dünya halklarıyla ittifak bakımından görülmemiş eylemler ile daha da güçlenmiştir. Karayılan’ın son demeci ise Kürt Özgürlük Hareketinin, Rojava’ya karşı saldırıların sürmesi durumunda hareketsiz kalmayacağına dair kuvvetli işaretler göstermiştir.

Bir “sonla” karşı karşıya değiliz. Tehlike büyük ama tehlikeyi püskürtecek güçler de büyük.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Frankfurt Meclisi’nden Federal Hükümet’e Rojava çağrısı

Sonraki Haber

Efor Çay’a 7 maden ruhsatı verildi

Sonraki Haber

Efor Çay’a 7 maden ruhsatı verildi

SON HABERLER

Oslo’da Rojava’ya destek eylemleri sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Hollanda Parlamentosu’ndan Suriye için AB’ye baskı çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Londra’da Kürdistanlılar ayakta: Rojava insanlık için direniyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Toronto’da protesto: Rojava’yı görmezden gelen medyaya tepki gösterildi

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Rojhilatlı sanatçıdan Rojava direnişine destek şarkısı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

İsviçre’de Rojava direnişi selamlandı, Bern’deki merkezi eyleme çağrı yapıldı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Rojava’da seferberlik: Qamişlo ve Tirbespiyê’de 3 tabur kuruldu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır