Doğal yaşamı yok edip sadece ceplerini dolduran maden patronları çevrecilerden yakındı
Altın Madencileri Derneği (AMD) Başkanı Hasan Yücel, Türkiye’nin altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olduğunu belirterek, Çevre örgütlerinin faaliyetlerinde madencilik karşıtı lobilerin etkisi olduğunu, madencilik faaliyeti yürütülürken kendi içlerine alacakları bir çevre örgütü arıyor. Türkiye’nin altın ve nadir toprak elementleri, kritik mineraller ve diğer madenlerdeki üretiminin ekonomik ve kaynak bağımsızlığı açısından önemli olduğunu iddia eden Hasan Yücel, madencilik faaliyeti yürütülürken taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğini izleyen bir çevre örgütü olmamasından yakındı.
Piar çalışması yapacak çevreci
Yücel, “Biz asla bir çevre örgütü Türkiye’de görmedik. Ben görmedim. Yani ben 25 yıldır bu işin içerisindeyim. Madeni açtıktan sonra bizi izleyen bir tane çevre örgütü görmedim. Siz bu kadar taahhütte bulundunuz, burayı ağaçlandıracaktınız, flora-faunayı bozmayacaktınız. Onları, bir kurum kurup içine alalım istiyoruz. Gelin birlikte bir proje yapalım. Şurada hata yaptınız. Şu izlemelerinde hatalarınız var’ desinler. Yani ben manipüle edildiğini düşünüyorum” dedi.
İliç’ten dolayı üretim düşmüş
Türkiye’de altın üretiminin pik dönemde 42 ton olduğunu, 2025’te 28 ton olarak gerçekleştiğini belirten Yücel, hali hazırda 17-18 çalışan maden bulunduğunu, toplam üretimin çok büyük bölümünün 4 büyük firmada yoğunlaştığını söyledi. Altın üretiminde düşüşün 9 kişinin öldüğü İliç Çöpler altın madeninin yıllık 7-8 ton dolayındaki üretiminin devreden çıkmasından kaynaklandığını belirtti.
İliç ve Kirazlıyayla!
Oysa, şirketlere uygun olmayan çevreciler yıllarca İliç’te yaşananlara dikkat çekmiş ve atık alanının yakında çökeceğini ve felaket ortaya çıkaracağını haykırmıştı. Daha dün köylülerin çevrecilerle yıllarca direnip engelleyemediği Kirazlıyayla köyündeki maden işletmesinin atık alanının çökerek bölgeye yayılması Yücel’in ilgi alanında olması beklenmezdi. Yücel’in istediği çevreci kurum onlar tarafından beslenen ve yağmanın piarını yürütecek ‘halkla ilişkiler bölümü’ olarak çalışmasının hayalini kurarken, dikensiz gül bahçesi arayışında olunduğu anlaşılıyor.
EKOLOJİ SERVİSİ









