Fransız düşünür Patrice Franceschi, ‘Kürtleri değil, El Kaide zihniyetini tercih ettiler. Kravat takılarak cihatçılıktan çıkılmıyor; bu noktada yanılacaklar’ dedi
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı uluslararası tepkiler sürerken, Ortadoğu’yu ve Rojava Devrimi’ni ilk günden itibaren sahada yakından takip eden “Kobanê İçin Ölmek” kitabının yazarı, Fransız yazar ve filozof Patrice Franceschi, yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘ABD’nin ağır ihaneti söz konusu’
6 Ocak’ta Halep’teki Kürt mahalleriyle başlayan ve ardından tüm özerk bölgeyi hedef alan Türk devleti destekli işgal saldırılarının arkasındaki temel etkenin, ABD’nin Kürtlere karşı ağır ihanetinin sonucu olduğunu söyleyen Franceschi, varılan anlaşmayı ise ağır ve savaşa karşı geliştirilmiş bir seçenek olarak yorumladı.
ABD’nin Türk devletine ve Suriye geçiş hükümetine yönelik saldırılar için fiilen onay verdiğini belirten Franceschi, Washington’un Afganistan’da ve dünyanın farklı bölgelerinde defalarca sergilediği yaklaşımı bu kez Kürtler söz konusu olduğunda yeniden devreye soktuğuna dikkat çekti. ABD’nin sahadaki müttefiklerini korumak ya da onlarla uzun vadeli, tutarlı bir siyasi ve askeri strateji inşa etmek yerine, kısa vadeli çıkarlarını önceleyerek Kürtleri de diğer pek çok halk ve aktör gibi yalnız bırakmayı tercih ettiğini vurgulayan Franceschi, bu tutumun bölgede hem ciddi bir güvensizlik yarattığını hem de yeni çatışmaların önünü açtığını ifade etti.
‘El Kaide tercih edildi’
Kürtlere karşı El Kaide’nin, yani cihatçıların tercih edildiğine işaret eden Franceschi, bu ortamdan faydalanan Türkiye’nin, ABD’nin de izniyle, bu cihatçı gruplar üzerinden özerk bölgeyi yok etme projesini hayata geçirdiğini kaydetti.
Franceschi, devamında şunları ifade etti:
“Bugün Suriye’yi yöneten kim? Bu yapının El Kaide olduğunu ve bu zihniyetin hâlâ korunduğu çok açık. Bir cihatçı kravat takarak zihniyet değişimine uğramaz. Colani’nin kontrol altında tutulduğu düşünülüyor; oysaki öyle değil. Son saldırılarda sivillere yönelik saldırılar ve katliamlar bunun en açık göstergesi. Daha şimdiden denetimden çıkan bir yapıyla karşı karşıyayız. Yine, Kürtlerle yapılan anlaşmalara her defasında uymayan bir yapı var karşımızda. Açıkçası, bölgenin demokrasisi açısından hayati öneme sahip Kürtler ve Rojava yerine bu cihatçı yapı tercih edildi.”
‘Fransa’nın tutumu kabul edilemez’
Franceschi, başta Fransa olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerinin tutumunu doğrudan bir ihanet olarak tanımlanmasa da ciddi hatalarla dolu olduğunu ve fiilen Kürtleri terk etmek anlamına geldiğini belirtti. Özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un HTŞ lideri Colani’yi Paris’te ağırlamasını sert sözlerle eleştiren Franceschi, bunun kabul edilemez olduğunu ve hem siyasi hem de ahlaki açıdan ağır bir sorumluluk doğurduğunu vurguladı.
Franceschi, “Böylesi cihatçı bir yapının Paris’te kabul edilmesi ve bu anlayışın meşrulaştırılmaya çalışılması kabul edilemez. Cumhurbaşkanı Macron’un Colani’yi kucaklayan görüntüleri unutulmadı. Fransa’nın bugün Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında diplomatik rol oynadığını biliyoruz. Ama çok geç kalındı” dedi.
‘Avrupa için de tehdit’
Rojava’ya yönelik saldırıların yalnızca Kürtler açısından değil, Avrupa’nın güvenliği açısından da bir tehdit olduğunu kaydeden Franceschi, DAİŞ’e karşı savaşıp onları askeri olarak yenen Kürtlerin terk edilmesinin Avrupa için de sonuçları olacağını söyledi. Bölgedeki cezaevlerinde DAİŞ üyelerinin varlığını hatırlatan Franceschi, şu ifadeleri kullandı:
“DAİŞ üyelerinin tutuklu olduğu cezaevlerinin güvenliğinin Suriye geçiş hükümetine devredileceği ön görüldü. Rakka’da ve diğer bölgelerde ortaya çıkan görüntüler, bu politikanın bir hata olduğunu açıkça ortaya koydu. Kaç cihatçının serbest bırakıldığını bilmiyoruz. Buralardaki cihatçıların varlığı, Avrupa için de bir tehdit olmaya devam ediyor.”
‘El Kaide zihniyetiyle gelecek inşa edilemez’
Demokratik Suriye Güçleri ile Geçici Şam Hükümeti arasında imzalanan antlaşmayı da değerlendiren Franceschi, “Ağır bir savaşa karşı geliştirilmiş bir seçenek olarak değerlendirilmeli” dedi.
ABD’nin ihaneti karşısında uluslararası toplumun Rojava’yı korumak için geç kaldığını belirten Franceschi, şu çağrıda bulundu:
“Her şeye rağmen bu yapının korunması için mücadele edilmeli. El Kaide zihniyetiyle yeni bir Suriye asla inşa edilemez. Bu, ülkede yaşayan bütün halklar başta olmak üzere herkes için bir tehlike olur.”
Haber: Serkan Demirel / ANF









