2024 yılı başında Rize Çamlıhemşin’de bulunan ve özel ekosisteme sahip olan Fırtına Vadisi’nin koruma statüsü değiştirilmişti. Mahkeme bu değişikliği iptal ederken, yağma ise Ayder başta tüm bölgede sürüyor
Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan Fırtına Vadisi’nin 1. Derece Doğal SİT alanı olan koruma statüsü 2024 yılı başında düşürülerek imara açılma süreci başlatılmıştı. Statünün düşürülmesine karşı açılan davada mahkeme bu girişimi şimdilik durdurdu. Ancak vadi içinde yer alan Ayder Yaylası’nda ‘kentsel dönüşüm’ adı altında gerçekleşen betonlaşma tüm tepkilere karşın önlenemedi. Dünyanın nadir ekosistemlerinden biri olan ve Türkiye’deki saf şimşir (Buxus sempervirens) ormanlarına ev sahipliği yapan vadi, Doğu Karadeniz Dağları önemli doğa alanı içerisinde bulunuyor olması karar vericileri engelleyememişti.
Çay tarlalarında imar planları
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2024 yılı başında vadideki SİT derecelerini düşürme kararı almasına karşı bölge halkı, Fırtına Vadisi Yok Olmasın Platformu ve yaşam savunucuları kararlı bir hukuk mücadelesi başlattı. Samsun Bölge İdare Mahkemesi’nin son kararıyla birlikte yerel mahkemenin iptal hükmü tescillendi ve vadiyi tehdit eden düzenleme tamamen durduruldu. Kadim köy patikaları, tarihi taş kemer köprüler yok sayılıp imarla yerleşime açılmak istenirken, çay tarlaları üzerine ticaret ve konut amaçlı imar planları yapıldı.
Halk ranta ortak ediliyor
Statü değişikliğinin durdurulması bölgedeki yıkımı ve yağmayı durduracağı düşünülmüyor. Bu girişimden çok önce bölgede her türden kıyım aralıksız devam etmekte. Turizm alanları açacağız ve bölge halkına yeni gelir alanları yaratacağız propagandası ile girişilen 2600 KM uzunluğunda ve dağların ortalama 2 bin metre yüksekliğinde inşa edilen ‘Yeşil Yol’, bölge ekosistemini yok etme pahasına rant yaratma ve madenlere yol açmak amaçlandı. Bazı bölgelerde şirketler turizm amaçlı tesisler kurarken, yağma Ayder ve Uzungöl Göl’ün doğal yapısının yok edildiği coğrafyalarda yoğunlaşmakta. Yaylalarda halkın yarattığı yıkım ise ranta ve yağmaya ortak edişerek rıza üretimi gerçekleştirildi. Halkın yaylaları betona boğup inşa edilen binalarla büyük bir işgal yaşanması iktidarın desteği ve göz yummasıyla sağlanırken bu yağma ve yıkım süreçleri getirilen ‘af’larla aralkısız devam ediyor.
Ayder’de kentsel dönüşüm!
Yıllar önce Karadeniz Sahil Yolu tüm itirazlara rağmen inşa edilmesi sağlanırken, derelerin denizle buluşmasının önüne setler kurulup felaketlere yol açıldı ve insanların denizle bağı koparıldı. Yolla birlikte bölgede HES’lerle başlayan yağma madenlerle genişleyerek sürerken, Ayder yaylasında ‘kentsel dönüşüm’ gibi ucube girişimlerin tüm yaylaları kapsayarak ekosistem yerle bir edilmeye başlandı. Ayder Yaylası’nın da içinde yer aldığı bölgede bulunan birçok yayla ile birlikte Fırtına Vadisi’nin koruma statüsünün düşürülmüş olması bölgede büyük bir yağmanın önünün açılma amacı taşıyordu.
EKOLOJİ SERVİSİ









