Epstein soruşturmasında ifade vermeyi kabul eden ABD eski Başkanı Bill Clinton, duruşmanın kamuoyuna açık yapılmasını istedi ve Cumhuriyetçilerin kendisini ‘kapalı kapılar ardında kukla gibi kullanmalarına seyirci kalmayacağını’ söyledi. Epstein dosyası Norveç ve İngiltere’de de gündemin ilk sıralarında
ABD’de cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan ve tutuklu bulunduğu hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile ilişkisi gündemde olan ABD’nin eski Başkanı Bill Clintona’dan yeni açıklama geldi. Daha önce Abd Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi’nde Clinton Epstein dosyasıyla ilgili ifade vermeyi kabul eden Clinton, bu kez kapalı kapılar ardında yapılacak duruşmada kamera kaydının yapılmasına karşı çıktı ve duruşmanın kamuoyuna açık yapılmasını istedi. Hillary Clinton da duruşmanın kamuoyuna açık yapılmasını talep etmişti.
ABD eski Başkanı Bill Clinton ile eşi, eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, 3 Şubat’ta, Epstein soruşturması kapsamında Temsilciler Meclisi’nde yürütülen soruşturmada ifade vermeyi kabul ettiklerini açıklamıştı.
Bill Clinton, 2019 yılında cinsel istismar suçundan tutuklu olduğu sırada cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ile tanışıklığı olduğunu kabul etmiş, ancak Epstein’ın suçlarından haberdar olduğunu reddetmiş ve yaklaşık 20 yıl önce onunla tüm bağlarını kopardığını söylemişti. Bu süreç gerçekleşirse, bir eski ABD başkanının Kongre’de bir komiteye ifade vermesi 1983’te Gerald Ford’dan bu yana ilk kez olacak.
Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi, Clintonların ifadeye gelmemesi nedeniyle “cezai itaatsizlik” sürecinin başlatılmasına ilişkin kararı geçen ayın sonlarında, bazı Demokrat üyelerin de desteğiyle kabul etmişti.
Bill Clinton: Beni kukla gibi kullanmalarına seyirci kalmayacağım
Bill Clinton, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, Epstein dosyalarının tamamının yayınlanmasını istediğini ve ifade vermeyi kabul ettiğini hatırlatarak, ancak bunun Cumhuriyetçiler için hala yeterli olmadığını kaydetti. Clinton, şunları belirtti:
“Şimdi Başkan Cormer kameraların olmasını istiyor, ancak sadece kapalı kapılar ardında. Bu düzenlemeden kim fayda sağlıyor? Adaleti hak eden Epstein’ın kurbanları değil. Gerçeği hak eden kamuoyu da değil. Bu sadece partizan çıkarlara hizmet ediyor. Bu bir gerçek tespiti değil, tamamen siyaset.
Korkak bir Cumhuriyetçi Parti tarafından kapalı kapılar ardında düzenlenen göstermelik bir mahkemede beni kukla gibi kullanmalarına seyirci kalmayacağım. Cevap istiyorlarsa, oyunları bırakalım ve bunu doğru şekilde yapalım: Amerikan halkının bunun gerçekte neyle ilgili olduğunu kendi gözleriyle görebileceği kamuya açık bir duruşmada.”
Beyaz Saray Clinton’un ifadeye çağrılmasına karşı çıktı
Dün Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, basına yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın eski Başkan Clinton’un Epstein dosyaları nedeniyle ifadeye çağrılmasından rahatsızlık duyduğunu ileri sürdü. Bu arada Epstein dosyalarında adı geçenlerden biri de Trump.
Epstein dosyası Norveç’te ilk gündem: eski başbakan hakkında soruşturma
Epstein dosyasının gündemi belirlediği bir diğer ülke Norveç. Belgelerin kamuoyuna açıklanmasının ardından, Norveç’in eski Başbakanı ve Norveç Nobel Komitesi Başkanı Thorbjørn Jagland hakkında resmî soruşturma başlatıldı, Amman Büyükelçisi Mona Juul görevinden uzaklaştırıldı. Aynı dönemde, Veliaht Prensesi Mette Marit’in oğlu Marius Borg Høiby’nin davası da başkent Oslo’da devam ediyor.
Evrensel gazetesinin bildirdiğine göre, Norveç’te yolsuzluk ve büyük ölçekli ekonomik suçları soruşturmakla görevli özel birim Økokrim, Jagland hakkında resmî inceleme yürütüldüğünü açıkladı. Hem polis soruşturması yürütme hem de savcılık yetkisine sahip olan Økokrim, yalnızca en ciddi, karmaşık ve ilkesel davaları ele almasıyla biliniyor. Özellikle siyasi güç, büyük ekonomik çıkarlar ve uluslararası bağlantıların söz konusu olduğu dosyalarda devreye giren birim, bu soruşturmada da olası yolsuzluk ve nüfuz sağlama iddialarını araştırıyor.
1950 doğumlu olan Thorbjørn Jagland, Norveç siyasetinin son on yıllardaki en etkili figürlerinden biri olarak tanınıyor. 1996–1997 yılları arasında Norveç Başbakanı olarak görev yapan Jagland, daha sonra dışişleri bakanlığı görevini üstlendi. Uzun yıllar boyunca, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ülke siyasetinde belirleyici rol oynayan İşçi Partisi’nin önde gelen isimleri arasında yer aldı. Parti günümüzde de iktidarda bulunuyor.
Jagland, 2009–2019 yılları arasında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri olarak görev yaptı. Jagland, aynı dönemde Nobel Barış Ödülü’nü veren Norveç Nobel Komitesi’nin de başkanlığını yürüttü. Bu görevler, Norveç ve Avrupa’da en yüksek güven gerektiren pozisyonlar arasında kabul ediliyor.
Açıklanan belgelere göre Jagland, Epstein ile uzun yıllar boyunca temas halindeydi. Bu temasların, Jagland’ın hem Avrupa Konseyi Genel Sekreteri hem de Nobel Komitesi Başkanı olduğu döneme denk gelmesi dikkat çekiyor.
Økokrim, bu ilişkinin sıradan diplomatik temasların ötesine geçip geçmediğini ve ekonomik bir boyut taşıyıp taşımadığını araştırıyor. Soruşturmanın merkezinde, Jagland’a ekonomik değeri bulunan avantajlar sunulup sunulmadığı yer alıyor.
Norveç hukukuna göre bu tür avantajlar, açık bir karşılık bulunmasa bile, etki yaratma veya yakınlık sağlama amacı taşıyorsa yolsuzluk kapsamında değerlendirilebiliyor.
Belgelerde yer alan bazı e-posta ifadeleri de kamuoyunda tepki çekti. Jagland’ın Balkanlar’a yaptığı bir seyahatin ardından Epstein’a gönderdiği bir mesajda “Arnavutluk’taki kızlar” ya da “olağanüstü kızlar” gibi ifadeler kullandığı görülüyor. Başka bir mesajda ise “sadece genç kadınlarla devam edemem” ifadesi dikkat çekiyor.
Büyükelçi ve Prensesin oğlu da gündemde
Epstein belgelerinde adı geçen bir diğer Norveçli isim olan Amman Büyükelçisi Mona Juul da görevinden uzaklaştırıldı. Juul’un dosyasıyla ilgili incelemeler sürerken, bu gelişmeler Norveç’te kamuoyunun güven duyduğu kurumlar ve isimler etrafında daha geniş bir tartışmayı tetikledi.
Aynı dönemde, Norveç Veliaht Prensesi’nin oğlu Marius Borg Høiby (29) hakkında açılan dava da Oslo Bölge Mahkemesi’nde devam ediyor. 3 Şubat’ta başlayan ve yaklaşık yedi hafta sürmesi beklenen davanın, 19 Mart’ta sona ermesi öngörülüyor.
İngiltere’de de birinci gündem
Epstein belgelerinin gündem olduğu bir diğer ülke İngiltere. Londra Metropolitan Polisi, dün Epstein ile bağlantıları bulanan İngiltere’nin eski Washington Büyükelçisi Peter Mandelson hakkında yürütülen soruşturma kapsamında iki ayrı adreste arama yaptı.
Epstein skandalı, İngiltere’de Başbakan Starmer’i de tartışma konusu yaptı. Starmer, Epstein’le yakın ilişkisi bilindiği halde Mandelson’u Büyükelçi olarak atadı. Mandelson hakkında soruşturma açıldı ve iki adreste arama yapıldı. İngiliz medyasında Starmer’in sorumluluğu tartışılıyor.
DIŞ HABERLER









