• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Şubat 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Dünya

Rojava’dan dönen İsviçre heyeti: Kobanê’ye acil insani koridor açılmalı

15 Şubat 2026 Pazar - 10:07
Kategori: Dünya, Editörün Seçtikleri

Rojava’da incelemelerde bulunan İsviçre sözcüsü Fransizka Stier ile JUSO Başkan Yardımcısı Julien Berthod, saldırılara dikkat çekerek acil insani yardım sağlanması ve Kobanê’ye insani koridor açılması çağrısında bulundu

Geçici Suriye Hükümetine bağlı silahlı gurpların Rojava’ya yönelik saldırılarını ve bölgede yaşananları yerinde incelemek için 30 Ocak’ta Rojava’ya giden; aralarında siyasetçi, yazar, sanatçı ve insan hakları savunucularının yer aldığı on üç kişilik İsviçre heyeti ülkeye geri döndü. Heyetin sözcüsü, Basel-Stadt Büyük Konseyi BastA Partisi üyesi Fransizka Stier ile İsviçre Sosyalist Parti (SP) gençlik örgütü JUSO (Genç Sosyalistler) Başkan Yardımcısı Julien Berthod, gözlemlerini ajansımıza değerlendirdi.

‘Rojava bütün kürtleri birleştirmiş’

İsviçre’den hava yoluyla Hewlêr’e gittiklerini belirten heyetin sözcüsü Fransizka Stier, “Uçağımız Hewlêr’e indi. Rojava’ya geçene kadar birkaç kontrol noktasından geçtik ama sorunsuz olarak Rojava’ya ulaştık. Şu an bütün Kürdistan tam bir birlik içinde; onun için gidişimiz daha kolay oldu. Herkeste Rojava konusunda bir hassasiyet olduğu için bize kolaylık sağladılar” dedi.

Rojava’ya geçtiklerinde kendilerini karşılayan YPJ Genel Komutanlık Üyesi Rohilat Efrîn’in yaklaşımından çok etkilendiklerini dile getiren Franziska Stier, “Biz sınır hattına geldiğimizde bizi orada sorumlu olan Rohilat Efrîn karşıladı. Açıkçası biz heyet olarak tedirgindik. Çünkü ne ile karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Rohilat Efrîn bizi o kadar sıcak karşıladı ki bütün korkularımız bitti. Buradan bir kez daha sıcak karşılamadan dolayı teşekkür ediyorum” diye belirtti.

Rojava’ya geçtikten sonra daha çok Qamişlo’da kaldıklarını belirten Franziska Stier, gündüz sokağa çıkma yasağının olduğunu, ancak geceleri başta gençler olmak üzere herkesin sokakta olduğunu dile getirdi:

“Gittiğimiz gün gündüz sokağa çıkma yasağı vardı ama geceleri başta gençler olmak üzere herkes sokaktaydı. İnsanlar yan yana gelip sohbet ediyorlardı, şarkı söyleyip halay çekiyorlardı. İnsanlar özgür olmak istiyorlardı. Hiç kimse HTŞ yönetimini istemiyordu. Rojava’da bir mücadelenin, bir direnişin olduğunu belirtebilirim.”

Gece nöbetlerinin amacının, şehirlerde var olan uyuyan hücrelere karşı savunma sağlamak olduğuna dikkat çeken Franziska Stier, “Uyuyan hücrelere karşı bu nöbetler gerekiyor. Çünkü toplumu saldırılara karşı korumak gerekiyor” diye belirtti.

‘DAİŞ’e karşı savaşta en büyük bedeli Kürtler ödedi’

Franziska Stier, aktarımlarına şöyle devam etti: “İnsanlar bizlerle yaşadıklarını paylaştı. Kongra-Star yöneticileri ile görüşmemiz de bizim için çok önemliydi. Kadınlar bize bir kez daha kapitalizmin ve sahadaki bu durumun hayatlarını inanılmaz derecede zorlaştırdığını belirttiler. Bizler aracılığıyla Avrupa’ya şu mesajı iletmemizi istediler: Asla kapitalizme boyun eğmeyeceklerini ve sonuna kadar direneceklerini iletmemiz gerektiğini açıkça ifade ettiler.

Biz gittiğimiz bütün kurumlarda, görüştüğümüz herkesin dile getirdiği nokta şuydu: Biz, Uluslararası Koalisyon ile birlikte 2015 yılında DAİŞ’i yendik. Şimdi devletler Ahmed Şara ile birlikte ve bundan dolayı da halk kendisini yalnız bırakılmış hissetti. Ancak bütün dünyada dayanışma içinde olan insanların da bulunduğunu, bu insanların ve halkların Kürt halkının yanında olduğunu da dile getirdiler. Evet, ortak bir mücadeleyle DAİŞ’e karşı bir savaş yürütüldü fakat bunun en büyük bedelini Kürt halkı verdi.”

‘Kobanê’den sağlıklı haber alınamıyor’

2014’teki direnişiyle bütün dünyada tanınan direniş kenti Kobanê’nin kuşatma altında olması nedeniyle sağlıklı haber alınamadığını belirten Franziska Stier, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz orada bir direnişe tanık olduk. Direnişi her tarafta görebiliyorduk. Ancak sadece Kobanê’de internetin kesik olmasından kaynaklı bilgi alınamıyor. Kobanê için net bir şey diyemeyeceğim fakat Rojava’nın diğer bölgeleri için insanların direnişi gördüklerini ve bunun onlar için bir umut ışığı olduğunu dile getirdiklerini aktarabilirim.

Kobanê için bütün uluslararası güçler harekete geçmeli ve Kobanê’ye insani bir koridorun açılması elzemdir; bu koridor derhal açılmalıdır.”

Heyet olarak sokaklarda çok sayıda yerinden edilmiş aileyle karşılaştıklarını dile getiren Fransizka Stier, “Çok sayıda Efrinli göçmen ile karşılaştık. Tabii ki birinci öncelik, insanların yaşamlarını idame ettirecek acil yardım malzemelerine duyulan ihtiyaçtır. Oradaki insanların bütün istek ve taleplerini dile getirmemiz gerekiyor. İnsani yardım yapılması gerekiyor. Bunun için de önce saldırıların durdurulması gerekiyor. Tekrardan belirtmekte fayda var: Kobanê için de acil insani koridor açılmalıdır” dedi.

İnsanlarla yaptıkları görüşmelerde en çok dile getirilen talebin, kendi topraklarına geri dönmek olduğunu vurgulayan Franziska Stier, “Kendi yerlerinden edilen insanların, yaşadıkları yerlere geri dönüşlerinin garanti altına alınması gerekiyor. Bunu sadece Rojava yönetiminden bekleyemeyiz. Ortadoğu’da söz sahibi olan ülkelerin de bunun için baskı yapması gerekiyor. Bu önemli bir noktadır. Bunun dışında, diğer ülkelerdeki basın organları da oradaki halka karşı sürdürülen savaşı sanki haklı bir pozisyonmuş gibi göstermeye çalışıyorlar. Bu durum en üst perdeden protesto edilmelidir” diye vurguladı.

‘Eylemler direnişe moral veriyor’

Rojava ile dayanışma amacıyla dünya genelinde yapılan eylemlerin, Rojava’daki halk üzerinde olumlu anlamda ciddi bir etki yarattığını gözlemlediklerini belirten Franziska Stier, Rojava’da durumlar netleşinceye kadar eylemlerin devam etmesi gerektiğini vurgulayarak tehlikenin halen sürdüğünü dile getirdi.

Franziska Stier, şöyle devam etti:

“Rojava yönetiminin genel eylem çağrısını bizim de Avrupa’da esas almamız gerekiyor. Yaşadığımız ülkelerde siyasetin buna doğru adım atması için mücadele etmemiz gerekiyor. Biz Qamışlo’da görüşmeler yaparken çoğu kişi, başta Kürdistan’daki eylemler olmak üzere Avrupa’daki eylemlerin Rojava üzerinde ciddi ve olumlu etkiler yarattığını söyledi. Bu önemli.

Daha önce Rojava ile birlikte olan ülkeler şu an HTŞ ile birlikte. Ve HTŞ ya da geçici devlet mekanizması, ateşkesi veya anlaşmaları sürekli ihlal ediyor. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Rojava’daki insanların yaşam hakkını güvence altına almamız gerekiyor. Bunun için de Avrupa’daki eylemlerin sürmesi önemlidir.”

‘Avrupa toplumu karar vermeli’

Rojava’ya insani yardımın ulaştırılması ve Kobanê’ye acil bir insani koridor açılmasının zorunlu olduğuna dikkat çeken Franziska Stier, Avrupa toplumunun da Suriye konusunda bir karar vermesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

“İlk başta tabii ki orada bulunan insanlara acil yardımların ulaştırılması gerekiyor. İkinci nokta ise, oraya göç eden insanların durumunu düzeltebilmek için acil adımlar atılmasıdır. İnsanların kendi evlerine dönebilmelerinin koşulları yaratılmalıdır. Cihadist yapıların orada bulunması bir baskı unsurudur. İnsanlar kendilerini savunmak zorunda kalıyor; normal hayatın dışında, bir savunma ve direniş pozisyonundalar.

Gerek Avrupa gerekse dünya kamuoyu Suriye konusunda bir karar vermelidir. Orada süren savaşta kimin tarafında olacaklar? Bütün farklı kimliklerin ortak yaşadığı bir Suriye mi istiyorlar, yoksa gerici cihadist bir yapıyı mı esas alacaklar? Yakın zamanda Suriye’de güçlenen bu cihadist yapılar Avrupa’da ve dünyada eylemler yaparsa bunun hesabı nasıl verilecek? DAİŞ içinde Avrupa’dan gidenlerin geri dönmesi büyük bir ihtimal. Avrupa bu tehlikeyi görmelidir.”

‘Kürtler ihanete uğradığını düşünüyor’

Heyetin içinde yer alanlardan biri de İsviçre’nin en büyük partilerinden biri olan Sosyalist Parti’nin (SP) gençlik örgütü JUSO’nun (Genç Sosyalistler) başkan yardımcısı Julien Berthod’du. Rojava’dan döndükten sonra Lozan ve Cenevre’de Rojava için düzenlenen etkinliklerin tamamına katılarak orada yaşananlara dair konuşmalar yaptı. Berthod ile görüşmemiz de yine Rojava ile dayanışma amacıyla düzenlenen bir etkinlikte oldu.

Berthod, Renens, Vevey ve Lozan belediyelerinin desteğiyle Rojava’ya gönderilmek üzere Heyva Sor ile dayanışma gecesine katılarak insani yardımların artırılması gerektiğinin altını çizdi. Rojava’ya ilk kez gitmenin heyecanını yaşadığını dile getiren Berthod, karşılaştığı manzaradan oldukça etkilendiğini ifade etti:

“Qamışlo’ya ilk gittiğimizde askeri açıdan her şey normal gibi görünüyordu; fakat içine girdiğimizde bambaşka bir manzarayla karşılaştık. Binlerce aile okullara ve camilere sığınmak zorunda kalmıştı. İlaçlar yetersizdi. Oradaki aileleri korumak için binlerce genç görev başındaydı. Sokaklarda yüzlerce genç, silahlı şekilde aileleri, çocukları ve kadınları korumak için nöbet tutuyordu.”

Rojava’da hem halkla görüştüklerini hem de orada bulunan siyasi temsilcilerle temaslarda bulunduklarını dile getiren Julien Berthod şöyle konuştu:

“Birden fazla siyasi temsilci ve kurumla görüştük. Örneğin orada Güney Kürdistan yönetiminin bir ofisi de vardı; onlarla da görüşme gerçekleştirdik. Görüştüğümüz tüm yöneticilerin ortak bir mesajı vardı. Avrupalıların kendilerini yalnız bıraktığını, bir anlamda ihanete uğradıklarını ifade ediyorlardı. Bize, ‘Belki çok güçlü değiliz ama saldırılara karşı sonuna kadar direneceğiz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz’ dediler.”

‘Avrupa’daki eylemler devam etmeli’

Yaptıkları görüşmelerde, Avrupa’da gerçekleştirilen eylemlerin yakından takip edildiğini dile getiren Julien Berthod, şunları söyledi: “Oradaki insanlarla yaptığımız görüşmelerde, Avrupa’da düzenlenen eylemleri takip ettiklerini öğrendik. Bu eylemlerin çok önemli ve olumlu etkiler yarattığını belirterek teşekkürlerini ilettiler. Avrupa’daki eylemlerin hem Şam yönetimi hem de uluslararası güçler ve Avrupa kamuoyu üzerinde bir baskı oluşturduğunu ifade ediyorlardı. Biz de bunun sahadaki etkisini gözlemledik. Rojava’daki durum netleşene kadar eylemler sürmelidir; orada her şey yerli yerine oturana dek. Çünkü şu an süreç kritik bir aşamada ve Şam yönetimiyle varılan anlaşma daha yürürlüğe girmedi.”

‘Rojava’da her şeye ihtiyaç var’

Rojava’da sokakta tanık olduğu insanların durumuna çok üzüldüğünü dile getiren Berthod, şöyle konuştu: “Gerçekten insani açıdan gördüklerimden dolayı çok üzgünüm. Oradaki bütün azınlıklar, özellikle Kürtler için… Çünkü çok zorlu bir süreçten geçiyorlar. Her şeye ihtiyaçları var. Burada o insanlar için elimizden ne geliyorsa yapacağız hem maddi hem de manevi olarak.”

JUSO Başkan Yardımcısı Julien Berthod, tanık olduğu tüm bu durumların kendisini derinden etkilediğini belirterek Rojava için daha fazla çaba göstereceğini vurguladı:

“Benim temel amacım oraya gidip her şeyi yerinde tespit etmek ve daha sonra buraya gelip buradaki arkadaşlarıma ve yoldaşlarıma anlatmaktı. Kürtler için mücadelemi daha da artırmak istiyorum. Bunu başta arkadaş çevremde yapacağım. Tabii bu durumu parti gençliğinin de gündemine taşımak istiyorum. İnanıyorum ki bizim gençlik yapımız da Rojava’ya yardım etmek için bu çalışmalara aktif bir biçimde dahil olacaktır.”

Haber: Erdoğan Zamur / ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Wanlı esnaflar: Ekonomi için barıştan başka çözüm yolu yok

Sonraki Haber

Rojava’ya saldırılar Yeni Güney Galler Eyalet Meclisi’nde gündem oldu

Sonraki Haber

Rojava’ya saldırılar Yeni Güney Galler Eyalet Meclisi’nde gündem oldu

SON HABERLER

Reuters: ABD ordusu, İran’a karşı uzun süreli operasyonlara hazırlanıyor

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

2026 ve sonrası: Finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (III)

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Rojava halkı 15 Şubat komplosuna karşı alanlara aktı | Foto Galeri

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Nijerya’da silahlı saldırı: 46 kişi katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

DEM Parti: Komplo Öcalan’ın tutumuyla boşa çıkarıldı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

GABB’tan Amed’in Kadın Yoksulluğu Haritası

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Kıbrıs’ta ‘Önder Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü’ yürüyüşü yapıldı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır