• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
26 Haziran 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Vahap Coşkun’un komünle imtihanı

25 Haziran 2026 Perşembe - 23:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

Coşkun, kendisine göre bir komün tarifi yapıyor. Onu evirip çeviriyor ve en sonda da kendince yıkıyor. Adeta Özbekistan’ı tenhada yakalamış Ronaldo rahatlığıyla yapıyor bunu. Coşkun’un bilmesi gerekir ki, bir kavram hakkında hüküm vermenin ilk şartı, o kavramın ne olduğunu ve ne olmadığını ortaya koymaktır

Serdar Koktay

Vahap Coşkun’un Serbestiyet web sitesinde yayınlanan “Komün” yazısı birçok açıdan ibretlik.

En başta şunu ifade edelim. Bir hukukçu olarak Coşkun’un bilmesi gerekir ki, bir kavram hakkında hüküm vermenin ilk şartı, o kavramın ne olduğunu ve ne olmadığını ortaya koymaktır. İnsan, tanımlamaktan kaçındığı bir şeyi çürütemez. Bunu en başta belirtelim.

Yazıda “komün” kelimesi defalarca geçiyor, ancak Coşkun’un bu kavramdan ne anladığı belirsizdir. Komünü bir üretim kooperatifi mi sanıyor? Kapalı bir cemaat modeli mi? Eski tip devletçi sosyalizmin kalıntısı mı? Dağdan ovaya taşınmış romantik bir örgütlenme biçimi mi? Twitter’da örgütlenmiş bir çevreyi mi? Bir video kesiti mi? Cevabı bilmiyoruz. Sadece mahkûm edilen, dalga geçilen bir kavram var ortada.

Komünü “sihirli asa”, “performans”, “fantezi” gibi aşağılayıcı nitelemelerle karikatürize etmekle yetiniliyor. Haliyle retorik bir manipülasyona gitmiş.

Tanım yok ama hüküm çok.

(Merak etmez ama yine de belirtmekte fayda var, tek kelime ile belirtirsek komün’den kasıt politikadır, politika yapmadır vs. Kastedilen, yaşamın kendi içinde aşağıdan yukarıya örgütlenen, kararın merkezden değil topluluktan çıktığı, dayanışmanın propaganda değil pratik olduğu bir siyasal formdur. Komün, devlet merkezli siyasetin krizine verilmiş bir cevaptır.)

Antik Yunan’da polis tartışmalarında, Ortaçağ’da özgür şehirlerde, 1871 Paris Komünü’nde, 20. yüzyıl devrimci düşünce geleneğinde ve günümüz demokratik konfederalizm tartışmalarında yaşam bulan bir kavrama öcü görmüş gibi davranmak asıl fantastik olandır.

Coşkun, “tabanda böylesine bir komün sevdasının varlığına hiç şahit olmadım” diyor. Kaç toplantıya katıldı? Kaç kişiyle görüştü? Hangi örneklem üzerinden bu genellemeye ulaştı bilemem. Kendi gözlemlerini evrensel gerçeklik olarak sunmanın absürtlüğüne de hiç girmiyorum.

Coşkun, kendisine göre bir komün tarifi yapıyor elbette. Onu evirip çeviriyor ve en sonda da kendince yıkıyor. Adeta Özbekistan’ı tenhada yakalamış Ronaldo rahatlığıyla yapıyor bunu. Şimdi biz buna tartışma mı diyeceğiz? Ciddiye mi alacağız?

Yazdığı yazıda çok ilgincime giden bir cümle var. Coşkun, “komün methiyesi düzenlerin tek bir günlerini bile bir komün içerisinde geçirmek isteyeceklerini düşünmediğini” söylüyor. Bu cümle aslında yazının de derdini ele veriyor. Demek ki kendisine göre komün içine girilen bir bina falan… Coşkun bize açıklasın, “Komünde bir gün geçirmek” ne demektir? Kibbutz mu sanıyor? Mesela demokraside bir hafta geçirmek falan var mıdır? Siyasal ve sosyal bir kavram sanki Sûr’da bir emlakçı dükkanından alınan olaymış gibi ifade ediliyor.

Güya “Komün sihirli bir asa gibi sunuluyormuş”… Tek bir kişi görmedim böyle ele alan. Komün tartışmasına karşı olanların argümanı bu zaten. Komün, sorunların çözümüne katılımcı ve demokratik bir yaklaşım getirir. Sihrin değil, kolektif aklın ve örgütlü mücadelenin ifadesidir. Tarih boyunca da işlevi bu olmuştur.

Güya “Komün demek performans, gösteriymiş”… Coşkun’u belki pek ilgilendirmiyordur ama ekolojik ve insani krizlerin yaşandığı, temsili demokrasinin bittiği, toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği ve insanların kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olmak istediği bir yerde alternatif şeyleri tartışması ve ifade etmesi performans değildir. Sorunları görmezden gelmek onların olmadığı anlamına gelmez.

Bu mantıktan gidersek Vahap Coşkun’a sormak gerekir: Demokratik Cumhuriyet kavramı da mı “absürt” ve “performans?”

Daha 10 gün önce “İkinci Yüzyılda Demokratik Cumhuriyet Konferansı” düzenlendi. Vahap Coşkun, bu konferansta konuşmacı olarak yer aldı. Bu kavram da Kürt hareketinin temel felsefelerinden biri. Birçok kişiye göre de performans ve absürt bir şey. Neden bir kavramı ciddiye alıp, diğerini (komün) alay konusu yaparsın diye sorarız biz de. Hoşumuza giden kavram siyaset, hoşumuza gitmeyen kavram fantezi mi oluyor? Kavram mı beğendirmek gerekiyor?

Yetmiyor, Coşkun ciddiyete davet ediyor. Bunu ciddi ciddi yapıyor.

Oysa Kürt hareketinin ne anlam yüklediğini, neyi kastettiğini anlamak veya sormak yerine onu karikatürize etmeyi tercih etmek, tam da “seçici ciddiyet” halidir. Şayet davet edilecekse biz de kendisini ciddi tartışmaya davet ediyoruz. Sabah akşam diyalog, karşılıklı anlama, barış diyenlerin bir kavrama bu kadar saldırması ve bunu dalga konusu yapması çelişkidir. “Komün gibi arkaik kavramlarla uğraşanlar ciddi olamaz” mesajı da siyasi bir dışlama stratejisidir.

Ve alternatif olan her arayışa karşıdır.

Coşkun “Yeni bir dönemin eşiğindeyiz ve bu dönem, her aktörden her siyasal alandan her kavramı ayrıntısıyla masaya yatırmayı, içi boşalmış sloganlardan kaçınmayı istiyor” dese, son derece haklıdır. Ki en doğrusu da budur. Çünkü boş slogancılık gerçek bir tehlikedir; bir kavram, sürekli tekrardan aynileşirse, içi boşalıp bir aidiyet rozetine dönüşürse en başta ona değer verenleri vurur. Eğer Coşkun’un yazısı buna dikkat çekip “komün kavramı tabanda yeterince tartışılmadan, gündelik pratiğe bağlanmadan ve iyi anlatılmadan ifade edildiği için tam oturmuyor” dese, karşımızda kısmen haklı bir eleştiri olurdu ve böylece üzerine de konuşulurdu.

O anlamda Coşkun burada komüne değil, başka kavram olsa yine yapardı, bir öze saldırıyor. Bağlam tamamen ideolojiktir. Kürt siyasal hareketinin kavram üretme biçimine, Öcalan’ın düşünsel etkisine vurma ile ilgileniyor. Hatırlanırsa kısa süre önce yine Öcalan’a saldırarak Marx’tan ne anlarsın demişti. Çok kötü bir yazıydı gerçekten. Bu da o yazının ikizi.

Sonuç olarak denilebilir ki bu sözler de söylenemez mi? Elbette denir ama bu dille değil, doğru bir tarifle gerekir. Bir kelimeyi alaya alanların gazına gelip bu büyük fikri mahkûm etmek bu kadar kolay olmamalıdır. Bir halkın kendi kaderine dair tartışma yürüttüğü binlerce kavramdan birini merkeze alıp alaya alamazsınız. Eleştirirsiniz, alternatif önerirsiniz ama imtiyazlı alanlarınızdan dalga geçemezsiniz. Mesele budur.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Habitat’tan NATO’ya: Sosyal temizlik!

Sonraki Haber

‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Sonraki Haber

‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

SON HABERLER

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından mitinge davet

Yazar: Yeni Yaşam
25 Haziran 2026

Demokratik entegrasyon nedir ne değildir?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Haziran 2026

‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Yazar: Yeni Yaşam
25 Haziran 2026

Vahap Coşkun’un komünle imtihanı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Haziran 2026

Habitat’tan NATO’ya: Sosyal temizlik!

Yazar: Yeni Yaşam
25 Haziran 2026

Çiğdem Kılıçgün Uçar: ‘Ti xêr ameya’ diye karşılanıyorum

Yazar: Yeni Yaşam
25 Haziran 2026

Kıyamete götüren alamet: NATO

Yazar: Yeni Yaşam
25 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır