Artvin’de yürütülen madencilik çalışmalarına dair yapılan basın açıklamasında, ‘Artvin halkının madencilik faaliyetlerine hiçbir koşulda izin vermeyeceğiz’ vurgulandı
Yeşil Artvin Derneği, Artvin’de yürütülen ve planlanan maden işgaline ilişkin basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, son yıllarda verilen maden ruhsatları ve açılan ihalelerle kentin ve çevresinin “bütüncül bir maden sahasına dönüştürülmek istendiği” belirterek, halkı mücadeleyi büyütmeye çağırdı. Artvin’de madencilik tartışmalarının 1980’li yıllara dayandığı hatırlatılan açıklamada, ilk sondaj çalışmalarında ekonomik rezerv bulunmadığı yönünde raporlar hazırlanmasına rağmen daha sonra yabancı şirketlerin bölgede faaliyet yürütmeye başladığı belirtildi.
‘Cerattepe halkın ortak direnişiydi’
Açıklamada, 1995 yılında Cerattepe’de başlatılan maden girişimine karşı Artvin halkının siyasi görüş ayrımı gözetmeden bir araya geldiği ifade edilerek, Yeşil Artvin Derneği’nin bu süreçte kurulduğu vurgulandı. Dernek, yıllar süren hukuki ve toplumsal mücadelenin ardından bazı şirketlerin bölgeden çekilmek zorunda kaldığını savundu. Ancak aynı sahaların ilerleyen yıllarda yeniden ihaleye açıldığı belirtilen açıklamada, Danıştay’ın geçmişte verdiği “Cerattepe’de madencilik yapılmamalı” kararına rağmen faaliyetlerin yeniden gündeme getirildiği vurgulandı. Basın açıklamasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) 7 Şubat’ta 485 maden sahası için ihale kararı aldığı hatırlatıldı.
İliç’te olanlar Artvin’de de geçerli
Son yıllarda verilen ruhsatların haritalandırıldığında Murgul–Cerattepe–HOD–Ortaköy ve Salınbaş çevresinde madencilik faaliyetlerinin birbirine bağlanmaya çalışıldığı yer aldı. Dernek, bu durumun Artvin ve çevresinin tamamen bir maden bölgesine dönüştürülmesi anlamına geldiğini savundu. Açıklamada madenciliğin yaratabileceği çevresel risklere dikkat çekilerek özellikle atık barajları, su kaynaklarının kirlenmesine ve tarım alanlarının zarar görmesine neden olacağı belirtildi. Dernek, iki yıl önce Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan maden kazasını hatırlatarak benzer risklerin Artvin için de geçerli olduğunu dile getirdi.
‘Artvin gerekirse taşınır’
Yeşil Artvin Derneği, son dönemde yapılan yasal düzenlemelerin çevre koruma süreçlerini zayıflattığını savunarak ÇED süreçlerinin etkisizleştiğini ve acele kamulaştırma uygulamalarının arttığını ileri sürdü. Cerattepe’de açık işletme altın madenciliği için yeni süreçlerin gündeme gelebileceği iddiasına da yer verilen açıklamada, yaklaşık 24 bin hektarlık yeni maden ihalesinin gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, “Türkiye Madenciler Derneği Başkanı olan zat; “gerekirse Artvin’in taşınması” gerektiğini büyük bir pişkinlikle söyleyebilmektedir” denildi.
Mücadeleye çağrı
Dernek açıklamasını, hukuki ve toplumsal mücadelenin sürdürüleceği mesajıyla tamamladı. Açıklamada, madenciliğin kalkınma modeli olmadığı savunularak Artvin’de doğa ve yaşam alanlarını korumak için birlik çağrısı yapıldı. Yeşil Artvin Derneği, “Artvin halkının madencilik faaliyetlerine hiçbir koşulda izin vermeyeceğini” belirterek mücadeleyi büyütme kararlılığını paylaştı.
EKOLOJİ SERVİSİ








