Afrika Kökenli Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü dolayısıyla açıklama yapan BM, kadınların sağlık hizmetlerinden eğitime ve çalışma yaşamına kadar birçok alanda ırkçılık ve cinsiyetçilikle karşı karşıya kaldığını belirtti
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Afrika Kökenli Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, Afrika kökenli kadınların sağlık, eğitim, çalışma yaşamı ve karar alma mekanizmalarında ırkçılık ile cinsiyetçiliğin iç içe geçtiği eşitsizliklerle karşılaştığını belirtti. Her yıl 25 Temmuz’da anılan gün, BM Genel Kurulu’nun 2024 yılında aldığı kararla resmiyet kazandı. Tarih, 25 Temmuz 1992’de Dominik Cumhuriyeti’nin başkenti Santo Domingo’da 32 ülkeden yaklaşık 300 Afrika kökenli kadının katılımıyla düzenlenen buluşmaya dayanıyor. Bu buluşmada Latin Amerika, Karayipler ve diasporadaki kadınları bir araya getiren bölgesel mücadele ağı kuruldu.
Sağlığa erişimde ayrımcılık
BM’nin bu yılki açıklamasında, Afrika kökenli kadınların fiziksel ve ruhsal sağlık hizmetlerine erişirken karşılaştığı ayrımcılık öne çıkarıldı. Açıklamada yoksulluk, eğitim ve çalışma yaşamındaki eşitsizliklerle sağlık sistemindeki ırkçılığın, geç tanı, yetersiz tedavi, doğum sırasında kötü muamele ve cinsel sağlık hizmetlerine erişememe sonucunu doğurduğu belirtildi.
Eşitsizlik ortadan kalkmıyor
Sağlık alanındaki veriler, BM Nüfus Fonu, UNICEF, BM Kadın Birimi, Pan Amerikan Sağlık Örgütü ve Amerika Kıtası Ekonomik Komisyonu tarafından hazırlanan “Amerika Kıtasında Afrika Kökenli Kadınların ve Kız Çocuklarının Anne Sağlığı Analizi” başlıklı ortak çalışmaya dayanıyor. Analizde, Afrika kökenli kadınların gebelik öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında belirgin eşitsizliklerle karşılaştığı kaydedildi. Araştırmaya göre ABD’de Afrika kökenli kadınların gebelik veya doğumun ardından yaşamını yitirme ihtimali diğer kadınlardan yaklaşık 3 kat daha yüksek. Bu oran Surinam’da 2.5, Kolombiya’da ise 1.6 kat olarak kaydedildi. Eğitim ve gelir düzeyinin yükselmesi de eşitsizliği ortadan kaldırmıyor.
BM, Afrika kökenli kadınların ağrı ve şikayetlerinin sağlık çalışanları tarafından yeterince dikkate alınmaması, doğum sırasında kötü muameleye maruz bırakılmaları ve kültürel ihtiyaçlarına uygun sağlık hizmetlerinin bulunmamasının önlenebilir ölümleri artırdığını belirtiyor. BM, sembolik açıklamaların ötesine geçilerek eğitim, sağlık, istihdam ve siyasi temsil alanlarında somut adımlar atılması çağrısında bulunuyor.
DIŞ HABERLER








