Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümü etkinliğine katılan Avusturyalı Hukukçu Clemenes Lahner, ‘Bu sürecin iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum; ancak daha somut adımlar atılması gerekmektedir’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümü açıklamasına katılan Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları için Hukukçular Derneği (The European Association of Lawyers for Democracy and World Human Rights -ELDH) üyesi ve insan hakları savunucusu Avusturyalı Hukukçu Clemenes Lahner, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Kürt meselesinin çözümü kapsamında tarihi bir fırsat olduğunu belirten Lahner, atılacak kimi adımlarla sürecin somutlaşması gerektiğine dikkat çekti. Lahner, Meclis Komisyonu’nun nihai raporuna işaret ederek, “Raporda ‘terörizm’ ve ‘silahsızlanma’ konularına geniş yer veriliyor fakat bu yeterli olmayacaktır. Bir tarafın silah bırakması için diğer tarafın da somut adımlar atması gerekir. Geri dönüşler için yasal güvenceler sağlanmalıdır” dedi.
‘Yasal hatta anayasal değişikliklerin yapılması gerekecektir’
Lahner, her iki tarafın da barış istediklerini belirttiğini ancak “barış”ın anlamı ve gerekliliklerinin konuşulması gerektiğini söyleyerek, “Bazı yasal hatta anayasal değişikliklerin yapılması gerekecektir. Bunlar elbette zaman alacak. Ancak bazı adımlar ise hemen atılabilir ve atılmalıdır. Örneğin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM)Türkiye’deki hapishanelerdeki mahkumlarla ilgili kararları bulunmaktadır. AİHM’in bu kararları derhal uygulanmalıdır. Daha fazla beklemek için hiçbir gerekçe yoktur. Ayrıca Türkiye’nin güneydoğusundaki, nüfusun ağırlıklı olarak Kürt olduğu şehirlerde kayyumların görevden alınması ve belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi de geciktirilmemesi gereken bir adımdır. Bunlar hemen şimdi yapılmalı” diye konuştu.
‘Bu sürecin iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum’
Lahner, Süreci takip eden bir grup hukukçu ve insan hakları savunucuları ile birlikte Türkiye’de siyasi parti ve sivil toplum örgütleriyle çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Meclis Komisyonu raporuna işaret eden Lahner şunları belirtti:
“Genel olarak birçok insan komisyon raporundan hayal kırıklığına uğramıştır; çünkü rapor oldukça genel ifadeler içermekte ve somutluk taşımamaktadır. Ayrıca Sayın Öcalan’ın sürece daha aktif katılımının nasıl mümkün kılınacağı ve kişisel geleceği hakkında da bazı değerlendirmeler yapılmalıdır. Bu sürecin iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum; ancak daha somut adımlar atılması gerekmektedir.”
‘Siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır’
Sürece dair atılabilecek en temel somut adımın siyasi tutsakların serbest bırakılması olduğunu belirten Lahner, “Siyasi konularda yalnızca düşüncelerini ifade ettikleri için cezaevinde bulunan kişiler derhal özgür bırakılmalıdır. Ayrıca demokratik yollarla seçilmiş kişilerin yerine atanan kayyumlar meselesi de önemlidir. İnsanlar demokratik süreçlere katıldıklarında, oy kullandıklarında ve görüşlerini temsil edeceğine inandıkları adaylara oy verdiklerinde, ardından hükümetin bu demokratik olarak seçilmiş temsilcileri görevden alması toplumun tamamı üzerinde olumsuz etkiliyor” diye konuştu.
Haber: Sema Bingöl \ MA









