Mersin’de bir çocuğun Mehmet Guri Akın tarafından tecavüze uğraması sonucu oluşan gebeliğin ardından doğum yapmasıyla sonuçlanan süreçte; ihmaller silsilesi dikkat çekerken, bebeğin ve çocuğun akıbeti bilinmiyor
Mersin’in Toroslar ilçesinde 2025 yılında bir çocuğun, Mehmet Guri Akın tarafından tecavüze uğradığı belirtildi. Çocuğun rahatsızlanması üzerine ailesi tarafından hastaneye götürülmesiyle 26 haftalık gebe olduğu öğrenildi. Ailenin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında çocuğun ifadesi Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) alındı. Çocuk, ilk ifadesinde 52 yaşındaki Mehmet Guri Akın’ın kendisine tecavüz ettiğini, bunun daha sonra sistematik şekilde sürdüğünü, korktuğu için anlatamadığını ve tecavüz sonucu gebeliğin oluştuğunu söyledi.
Aile tehdit edildi, şikâyet geri çekildi; fail serbest bırakıldı
Edinilen bilgilere göre olayın ortaya çıkmasının ardından fail Mehmet Guri Akın ve ailesi, çocuğu ve ailesini tehdit etmeye başladı. Çocuğun annesinin “Bu şeytan aileyle uğraşamam” diyerek şikâyetini geri çektiği; çocuğun da şikâyetinden vazgeçerek ifadesini değiştirdiği öğrenildi. Şikâyetin geri çekilmesinin ardından dosya kapsamında Mersin Sulh Ceza Hâkimliği, fail hakkında adli kontrol tedbiri uygulayarak serbest bırakılmasına karar verdi.
Çocuğun annesinin ilk şikâyetiyle “çocuğa yönelik nitelikli cinsel istismar” suçlamasıyla soruşturma/dava süreci başlatılırken, Mehmet Guri Akın’ın bebeğin kendisinden olmadığını ileri sürdüğü belirtildi. Soruşturma kapsamında bebeğin doğumunun ardından Ocak ayında kan ve DNA örneklerinin alınmasına karar verilmesine rağmen dosyada süreklilik sağlanmadığı, işlemlerin tamamlanmadığı ve eksikler bırakıldığı ifade edildi. Bu süreçte failin tutuklanmasına yönelik bir mekanizmanın işletilmediği, çocuk ve bebeğe ilişkin izleme/takip sürecinin oluşturulmadığı ve dosyanın sürüncemede bırakıldığı kaydedildi.
Yargının ihmali
Görüştüğümüz bazı yetkililer ve sosyal hizmet uzmanları, çocuğun şikayetini geri çekse de 18 yaş altı olması nedeniyle soruşturmanın etkin yürütülmesi, kamu davasının titizlikle sürdürülmesi ve failin bu aşamada tutuklu yargılanması gerektiğini belirterek, süreçte yargısal ihmal bulunduğunu ifade etti.
Bebeğin doğmasıyla dosya yeniden gündeme geldi
Çocuğa yönelik tecavüz suçunun örtbas edilmeye çalışıldığı iddiaları sürerken, çocuğun geçtiğimiz Ocak ayında doğum yaptığı öğrenildi. Ancak çocuğun doğum yaptığı yerin devlet hastanesi, ev ya da özel hastane olup olmadığı bilgisine ulaşılamazken, mahallede birçok ebe bulunduğu, failin eşinin de bu ebelerden biri olduğu iddia edildi. Çocuğun 18 yaş altı olması nedeniyle herhangi bir sağlık kuruluşuna götürülmemesinde, “hastane polisinin durumu ihbar edeceği” kaygısının etkili olabileceğine dikkat çekildi.
Bebek nereye bırakıldı?
Mahalle sakinleri, Ocak ayı sonunda “bir dükkânın önüne bebek bırakıldığı” bilgisinin yayıldığını aktardı. Edinilen bilgilere göre bebeğin, Mehmet Guri Akın’ın çalıştığı dükkânın önüne bırakıldığı öne sürüldü.
Olayın duyulmasının ardından çocuğun tecavüz failiyle evlendirilmek istendiği de edinilen bilgiler arasında. Ayrıca fail tarafından bebeğe kimlik çıkartıldığı, ardından bebeğin Çocuk Esirgeme Kurumu’na götürüldüğü ileri sürüldü. Tüm bunların yanı sıra failin çocuğu ve annesini tehdit etmeyi sürdürdüğü kaydedildi.
Aileden haber alınamıyor
Yaptığımız araştırmanın fail tarafından duyulmasının ardından, çocuğun avukatının iletişim çabalarımıza yanıt vermediği belirtildi. Mahalle sakinleri ise bu süreçten sonra çocuğun ve annesinin başka bir yere taşındıklarını paylaştı.
Öte yandan edindiğimiz bilgilere göre, fail Mehmet Guri Akın’ın, bebeğin kendisinden olmadığını öne sürdüğü; ayrıca kimsenin ulaşamadığı ve yerini tespit edemediği aileye ilişkin “İsterseniz kızı da, anneyi de, halayı da sizinle yüzleştirebilirim” ifadelerini kullandığı iddia edildi.
Yanıtsız sorular
Çocuğa yönelik tecavüz sonucu oluşan gebelik sürecinde ailenin karakola giderek şikâyette bulunduğu, daha sonra şikâyetin geri çekildiği; buna rağmen dosyanın etkin biçimde yürütülmediği ve failin adli kontrolle serbest bırakıldığı belirtildi. Çocuğun ifadesi ÇİM’de alınmış olmasına rağmen DNA/kanıt sürecinin neden tamamlanmadığı, çocuğun ve bebeğin durumunun neden takip edilmediği ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sürece neden müdahil olmadığı soruları yanıtsız kaldı.
Bebeğin failin nüfusuna kayıtlı bir kimlikle Çocuk Esirgeme Kurumu’na verildiği iddiası gündemdeyken, konuya ilişkin ulaşmaya çalıştığımız failin yakınlarının bilgi vermeyi reddettiği kaydedildi.
Haber: Melek Avcı – Azize Akoğlu \ JINNEWS









